Otizm

Otizm üç yaşından önce başlayan bir rahatsızlıktır. Otizm hastalığı ömür boyu süren,  iletişime zarar veren, tekrarlanan davranışlara yol açar.Otizm rahatsızlığı  beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır.Sınırlı davranışlara neden olur.

Otizm en erken üç yaşında teşhis edilen sosyal ve iletişimsel bir bozukluktur. Halen nedenleri tam olarak bilinmemekle beraber nörolojik bir bozukluk olarak öngörülmektedir. İleriye yönelik belirsizlik gösteren bu sorun hem çocuk hem de aile için gerçekten oldukça zor bir durumdur. Farklı tedavi şekilleri, alternatif yöntemler, yeni buluşlar.. Bu sorunla boğuşan tüm anne babaların umududur. Ancak şu bir gerçektir ki otizmin tedavisinde tek ve en etkili yöntem EĞİTİMDİR..

Anne babaların en merak ettiği sorular “Çocuğum ne zaman konuşacak? “ Düzelecek mi?” “Ne yapmalıyım?” Bu sorular biz uzmanlar ve eğitimciler içinde cevaplamakta en çok zorlandığımız konulardır. Peki ama gerçekten otizmli çocuk yaşıtları gibi olur mu? Otizm yenilebilir mi?

Benim cevabım kısmen evet. 14 yıllık tecrübelerimde okula başlayan, eğitim hayatını başarıyla götüren bir çok otistik çocuğumuz oldu. Hepsinin bu kadar güzel noktalara gelmesinde bazı ortak noktalar vardı. Bu noktaları sizinle paylaşmak isterim.

Okul çağına gelmiş otizm tanısı alan çocukların;

1. Çoğunluğu 2 yaşından itibaren eğitime başlamış ve düzenli olarak takip ettiği,

2. Bu çocukların zeka sorunu olmadığı sadece sosyal ve iletişim problemlerini yoğun yaşadığı,

3. Anne ve babalarının eğitimleriyle çok yakından ilgilendikleri, hatta hayat şartları ve standartlarını da çocuklarına göre değiştirdiği,

4. Bireysel eğitimlerine önem verip düzenlerini aksatmadıkları,

5. Ebeveynlerin çocuklarını maksimum düzeyde sosyal ortama girmesini destekledikleri,

6. Çok çok gerekli durumlarda ilaç tedavisi görmeleri,

7. Ailenin istikrarlı olması, çok fazla doktor yada eğitimci değiştirmemesi,

8. Çocuğun aldığı eğitimin kaliteli olması,

9. Aile ile eğitimci arasında güven bağının oturmuş olması,

10.Normal yaşıtlarıyla beraber kaynaştırma eğitimleri alması,

11.Okul öncesi eğitimden mutlaka faydalanmış olması,

12.Eğitimine yeni teknik ve yöntemlerin eklenerek güncellenmiş olması

Sayılabilecek en bariz ortak özelliklerdir. 12 noktada sayılabilecek bu ortak noktayı otizmi yenmek adına kullanmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Elbetteki yukarıdaki saydığım ortak özellikler özel eğitimin erken dönemde başlanması ile sağlanmaktadır. 2 yaşında eğitime başlayan otistik bir çocuğun, ortalama 2-5 yıl arası yoğunlaştırılmış eğitim alması ve yukarıdaki bahsettiğim noktalarda istikrar gösterilmesi durumunda konuşma ve diğer akademik becerilerde yaşıtlarına yakın bir gelişim gösterdikleri görülmektedir. Ancak ileriki dönemlerde arkadaş ilişkilerinde sorunlar, çekingenlik ve özgüven problemleri, mecazi ifadeleri anlama ve yorumlama da sorunlar, kısmen dikkat dağınıklığı ile hayatlarına devam edebilmektedirler.

Bu noktada ailelere %100 düzelir demek aldatmanın ötesine geçmez diye düşünüyorum. Aslında önemli olan çocuğun kendi başına yaşayabilmesini, bir yetişkine ihtiyaç duymadan hayatını devam ettirebilmesini sağlamaktır. Bu nedenle kurtarılabilecek otizm tanısı almış çocukları iyi değerlendirmek ve yönlendirme yapmak çok önemlidir. Zira 2 yaşından sonraki her yıl iyileşme şansını azaltır.

Anne babalar özellikle çocuğunun

• 1.5 yaşına geldiği halde konuşmaması,

• Göz kontağı kurmaması,

• İsmi ile seslenildiğinde bakmaması,

• Korkuları olması,

• Diğer çocuklardan ayrı olması ve onlarla beraber oynamaması,

• Aşırı anneye yada herhangi bir maddeye bağımlı olması ( araba, top, vs..)

• Yemeklere yönelik aşırı seçicilik,

• Reklam, müzik kliplerine karşı aşırı ilgi göstermesi

Durumunda acilen bir çocuk psikiyatrına başvurmasını öneririm.

Teşhisin 3 yaşından önce konamaması süreci olumsuz etkilemekte erken tedavi şansını düşürmektedir. Bu nedenle anne ve babalar 1,5 yaşına gelmesine rağmen yukarıdaki sorunları gözlemliyorlarsa en azından otizm ve iletişim problemlerinde uzman olan bir pedagogdan görüş almalarını öneririm. İlk etapta duyduklarınız karşısında kabul etmek istemeyebilir zamana bırakabilirsiniz. Ancak bu sorunun en önemli dezavantajı ne kadar geç kalınırsa iyileşme şansının o kadar düşmesidir.

Erken önlem iyileşme fırsatını arttırır.