Konuşurken gözlere bakamamak ya da bir ortamda bulunurken göz göze gelmemenin bir çok nedeni olabilir.Bu nedenler çekingenliğiniz olabilir,yaptığınız bir durumdan olabilir,kendinize olan güven eksikliğinden olabilir,düşünce yapınızdan olabilir ve buna benzer nedenlerden kaynaklanabilir.

Gözlere Bakamamak

Pek çok insanın, gözleri “ruhun pencereleri” olarak algıladığını biliyor olabilirsiniz. Başka bir insanın gözlerinin içine bakmak, çok mahrem bir davranış olabilir. Daha yüzeysel ilişkiler için pek çoğumuzun takındığı farklı maskeler ya da kişiliklerle karşılaştırılınca, sanki daha “gerçek bir insan”ı görüyormuşuz gibi hissedebiliriz. Ve tabi ki, diğer insanın da bizim hakkımızda daha fazla şey gördüğünü hissedebiliriz.

Genellikle kendimizin bazı yönlerinden rahatsız olduğumuz ya da utandığımız için, bazen eğer insanlar gözlerimizin içine bakarlarsa görebilecek oldukları şeyden korkarız. Başkalarının gözünden yansıyacak olanı görmekten de korkabiliriz. İfşa olmaktan ve “gerçek” bizin reddedilmesinden korkabiliriz. Ya da başkalarının gözlerinde kabul, ilgi ya da aşk görmekten, böyle bir ilgiyi hak etmediğimiz ya da bunun daha duygusal, fiziksel ve samimi bir ilişkiye yön verebileceğini hissetmekten de korkabiliriz. Eğer başka samimi ilişkilerimizde incinmişsek ya da aldatılmışsak (arkadaşlarla, sevgililerle ya da aile üyeleri ile de olabilir), özellikle isteksiz olabiliriz.

Siz, insanların gözlerinin içine “artık” bakamadığınızı söylediniz, ki bu gösteriyor ki daha önce bunu biraz olsun ya da hiç sorun yaşamadan yapabiliyordunuz. Bir seçenek, rahatsızlığınızın ne zaman başladığını anlamak olabilir. Bu sırada hayatınızda neler olup bitiyordu? Kendinizle ilgili nasıl hissediyordunuz? İlişkilerinizle ilgili nasıl hissediyordunuz? Bu davranışınızla alakalandırdığınız düşünceleriniz, hisleriniz ve inançlarınız konusunda daha farkında olmaya da çalışabilirsiniz. Kendiniz hakkında düşünce ve hislerinizi düşündüğünüzde neler fark ediyorsunuz? Başka bir insanın sizin hakkınızda ne düşünüp hissettiğini düşünüyorsunuz?

Bu tür düşünceler ve hisler konusunda daha bilinçli olduğunuzda, onların gerçekçi mi yoksa değişmeye ihtiyacı mı var, karar verebilirsiniz. Bu işin kökleri muhtemelen geçmişte artık daha fazla hatırlamayı arzu etmediğiniz bir tecrübede yatmaktadır. Eğer öyleyse, değiştirmek için çalışabilirsiniz ya da artık sizi terk etmesini izin verirsiniz. Profesyonel bir danışman ya da terapist, size bunu yapmanızda yardımcı olabilir, ya da rahatsızlığınızın diğer nedenlerini daha iyi anlamanız ve tespit etmenize yardımcı olabilir.