İsfendiyar Zülfikari

Bilindiği gibi Fenerbakçe spor kulübü için başkan adayı için yeniden seçim yapıldı. Seçime tek aday olarak giren Aziz yıldırım yeniden başkan seçildi. Ye seçimle beraber kulübe yeni yöneticiler de seçildi. Seçilenler arasında İsfendiyar Zülfikari’de var. Peki yeni yönetim kuruluna giren İsfendiyar Zülfikari kimdir sorusuna cevaben bir yazı hazırladık. Bu yazı İsfendiyar Zülfikari ile bir süre önce yapılmış bir röpörtajdan alınmıştır.

İsfendiyar Zülfikari, Zülfikarlar Holding yönetim kurulu başkanıdır.İsfendiyar Zülfikari, 1976 yılında İstanbul’da doğdu.

Fenerbahçe’nin Yeni Yönetim Kurulu

İsfendiyar Zülfikari

İsfendiyar Zülfikari ve Başarıları

Zülfikarlar Grubu’nun genç patronu İsfendiyar Zülfikari’nin büyük hayalleri var. Beklemediği bir anda üstlendiği sorumluluğun ilk altı yılını kazasız geride bırakan Zülfikari’nin hayali, şirketlerini 2016′da 10 milyar dolar cirosu olan dev bir yapıya kavuşturmak.

Türkiye çok önemli bir kitapçığın beklenmedik bir anda çok önemli bir kişi tarafından bir başka önemli kişiye fırlatılmış olmasının şaşkınlığı ve sıkıntılarıyla boğuşuyorken, İsfendiyar Zülfikari özel ve çok derin bir acıyla yüzleşmek durumunda kaldı. O tarihte henüz 25 yaşında olan Zülfikari babası İskender Zülfikari’yi yitirmişti. Bir yandan acısını yaşayan genç adam diğer yandan da dedesinden babasına devrolan ve artık emekleme aşamasını geride bırakmış olan Zülfikarlar Grubu’nun sorumluluğuyla yüz yüze kalmıştı.

Tereddüt etmeden patron koltuğuna kurulan İsfendiyar Zülfikari’nin önündeki sıratın ucunda sadece iki ihtimal vardı: ya örnek bir ilerlemenin mimarı olacak ya da üzerinde bulunduğu zeminin eriyip gittiğine tanıklık edecekti.

Hem kalabalık bir çalışan grubu hem de Türkiye’nin değişik noktalarına yayılmış müşteri kitlesini ilgilendiren bu seçenekler ziyadesiyle yakıcı olsa da görevden kaçmayan Zülfikari yolun zorlu tarafında emin adımlarla ilerliyor. Yönetimdeki ilk iki yılını grubun mevcut durumunu koruma çabalarıyla geçiren Zülfikari, dört yıldan beri Zülfikarlar Grubu’nun geleceğini şekillendirecek planların detaylarıyla yatıp kalkıyor. Konuyla ilgili hazırlık çalışmalarını geçtiğimiz yıl tamamlayan genç patronun iddialı hedefleri var. Enerji, finans ve lojistik sektörlerini ana faaliyet alanları olarak belirleyen Zülfikarlar Grubu, 2016 yılında söylemesi hayata geçirilmesinden çok daha kolay bir ciroyu realize etmeye odaklanmış: 10 milyar dolar! Belirginleşmeye başlayan projelerin başında Balkanlar’da rafineri ve Azerbaycan’da banka alımı var.

2007 yılını 1 milyar dolar ciro ile kapatmanın hazırlığını yapan grubun büyük hedef için önünde dokuz yılı bulunuyor. Planların tutturulması geçtiğimiz yıl 540 milyon dolarlık servetiyle Forbes Türkiye’nin servet sıralamasında 82′inci sırada yer alan Zülfikari’yi listenin zirvesine zorlanmadan taşıyabilir.

Yarım asrı aşkın bir geçmişi olan Zülfikarlar, Eminönü kökenli bir topluluk. Kimyevi madde ticaretiyle başlanan çalışmalar 1980′lerin başında yönetimi devralan ve “finanstan iyi anlayan” mühendis İskender Zülfikari’nin tercihiyle önce enerji ardından da finans sektöründeki girişimlerle çeşitlendi. Küresel petrol devi Mobil’in 1980′lerin ortalarında Türkiye’deki kimi tesislerini elden çıkarmak istemesini bir fırsat olarak değerlendiren İskender Zülfikari’nin, şirketin Kocaeli Yarımca’daki dolum tesisini satın alması grubun serüvenindeki önemli dönemeçlerden biri. Bu hamle ile akaryakıt sektörüne giriş yapan baba Zülfikari, ikinci önemli hamlesini 1993 yılında Akdeniz Factoring adıyla kurduğu şirketle finans sektörüne de taşıdı.

Grubun şimdilerde hayli iddialı bir yapıya dönüşmesinde bariz etkileri bulunan son hamle ise akaryakıt sektöründe daha aktif bir pozisyon alma kararıydı. Kararını hayata geçirmek için çok beklemeyen İskender Zülfikari, 1994 yılında Turkuaz Petrol adıyla yeni bir şirket kurdu. BP, Shell, Mobil gibi köklü global markaların bulunduğu piyasanın en eski yerli girişimlerinden biri olarak hayat bulan Turkuaz’ın ilk dönem hedefi Marmara Bölgesi’nde yayılmak olarak belirlendi. Babasından aldığı küçük ticarethaneyi zaman içinde bir şirketler topluluğuna dönüştüren İskender Zülfikari’nin 2001 yılında yaşama veda etmesi ise grup tarihindeki kuşaklararası bayrak değişimini öne çeken bir gelişme oldu.

O yıl Boston College’da ekonomi eğitimini tamamlayan İsfendiyar Zülfikari, “erken bir veda”nın gölgesinde aldığı sorumlulukla basit ama anlaşılır bir planı hayata geçirmeye koyuldu: Ülke büyük bir ekonomik krizin pençesindeyken stratejik kararlar alınmayacak, mevcut sektörlerde şirketlerin pozisyonunun korunması için azami gayret sarfedilecek, krizin mümkün olan en az zararla atlatılması için ne gerekiyorsa o yapılacaktı. Genç ve yönetim tecrübesi olmayan bir patron için makul bir strateji.

Aradan altı yıl geçti. Şimdi İsfendiyar Zülfikari kaptan köşkündeki koltuğuna iyice alışmış. Şubat krizinde devraldığı şirketi salimen bugünlere getiren genç adam şimdi “patronun Amerika’dan gelen oğlu” yaftasının kırıntılarını da hafızalardan silecek bir stratejiyi hayata geçirmekle meşgul.

Medyada görünmeyi pek tercih etmeyen genç patronun oldukça sade ama etkili bir iş planı var: grubun ana faaliyet alanları olan enerji, finans ve lojistikte büyümek. Hem organik olarak -mevcut sektörlerde mevcut şirketlerle- hem inorganik olarak -satın almalar- büyümek planın alt satırları.

Zülfikari’nin, kurmaylarıyla birlikte 2006 yılında netleştirdiği planın odağında 10 yılda 10 milyar dolar cirosu olan bir yapıya dönüşmek hedefi yer alıyor.
Büyüme planı ile ilgili çalışmaların ilk sırasında ise enerji sektörü bulunuyor.
“Üreten, lojistiğini yapan, depolayan ve dağıtan bölgesel bir enerji şirketi olmak istiyoruz” diyen Zülfikari, altın vuruşunu gruba bir rafineri kazandırarak yapmak niyetinde.

Ancak şaşırtıcı bir taktik bu. Zira aralarında Rus petrol devi Lukoil, Sanko Holding ve Çalık Grubu’nun bulunduğu yerli ve yabancı yatırımcılar benzer projeler için “enerji koridoru” olmaya oynayan Türkiye’de nabız yokluyor. Zülfikari ise projesini Balkan ülkelerinde hayata geçirmeyi istiyor. 3 ila 4 milyar dolarlık yatırım anlamına gelen proje henüz kağıt üzerinde duruyor gibi. Ama Zülfikari kendinden çok emin.

Grubun mevcut varlıklarıyla bu yatırımı yüklenebilecek kabiliyette olduğunu söylese de ortaklıklara soğuk bakmadığının altını çizmeyi ihmal etmiyor. Heyecanlanıyor genç adam. Alternatif finans kaynaklarına dair bir ekleme daha yapıyor. Avrupalı yatırım bankalarının da projeyi desteklemek istediğini ifade ediyor. Balkan ülkelerindeki beş rafineriyle ilgili girişimlerinin sürdüğünü en kısa sürede sonuç almak istediklerini belirtiyor.

Grubun rafineri projesinin bir de alt projesi var. “Rafineri alıp satış yapamayacaksak anlamı olmaz diyen” Zülfikari, bir yandan da Türkiye organizasyonunu genişletmek için çalışıyor. Satış ağının -akaryakıt istasyonları- genişletilmesi meselesi rafineri projesine kıyasla biraz daha ete kemiğe bürünmüş gibi. Ama Zülfikari gizlilik anlaşmaları nedeniyle konuşmaktan çekiniyor. İsfendiyar Zülfikari’nin suskun kaldığı iş Mardinli Bölünmez ailesine ait M’Oil’in satın alınması projesi. Konuyla ilgili kamuoyuna yansıyan bilgilere göre M’Oil projesinde ipi Turkuaz Petrol göğüsledi.

Piyasada dolaşan söylentilere göre talipleri arasında TPAO’nun alt şirketi Turkish Petroleum International Company (TPIC) ile Zülfikar Grubu’na bağlı Turkuaz Petrol’ün bulunduğu M’Oil’de Turkuaz ile söz kesildi. Zülfikar Grubu’nun yaklaşık 150 milyon dolar vererek M’Oil’i bünyesine kattığı ifade ediliyor.
Büyüme stratejisinin önemli bileşenlerinden biri olan inorganik büyüme tekniğine uygun görünen bu alımın gerçekleşmesi durumunda 287 şubesi bulunan Turkuaz pazardaki varlığını neredeyse üçe katlayacak. Türkiye genelinde 415 istasyonu olan M’Oil’in eklenmesiyle istasyon sayısını 702′ye yükseltecek olan grup böylelikle manifestosunda bulundurduğu “tüketiciye yakın olma” anlayışı için önemli bir adım atmış olacak.

Bölgesel enerji şirketi olma planıyla ilgili görünen bir hamle de lojistik sektöründe. Geçtiğimiz yıl kurulan Trend Lojistik, Zülfikarlar Grup’un en yeni girişimi. Yaklaşık 2 milyon dolarlık yatırımla 300 bin ton taşıma kapasitesi olan bir kara taşıma filosu kuran grubun gündeminde sektörün tüm branşlarında bulunmak var. Bu amaçla özelleştirme idaresinden Türkiye Şeker Fabrikaları’nın Derince’deki küçük bir limanını 10 milyon dolar karşılığında alan grup, Yarımca’daki dolum tesisinin bir bölümünü de ikmal tesisine çevirmiş durumda. Türkiye’nin değişik noktalarındaki özel limanlarla ilgili araştırmalarının sürdüğünü söyleyen Zülfikari, bir yandan da armatörlüğe göz kırpıyor.

İsfendiyar Zülfikari’nin masasındaki önemli dosyalardan biri de grubun finans projeleriyle ilgili. Grup, ’90′lı yılların henüz başında Akdeniz Factoring ve Akdeniz Menkul Değerler adlı girişimleriyle sermaye piyasalarına ve finans sektörüne geçiş yapmıştı. Zaman içinde borsa aracılık hizmetlerinden çekilen grubun faktoring şirketi sektörün önemli firmalarından biri. Zülfikari’nin geçtiğimiz yıl 400 milyon YTL’lik işlem hacmine ulaşan şirketin performansıyla ilgili değerlendirmesi şöyle:

“İnsanların faktoring kavramına ilişkin değerlendirmeleri değişmeye başladı. Eskiden bankalarla çalışmayan kişi ve kurumlara hizmet verilirken, mevcut bankacılık sektöründe TMSF’nin el koymasıyla sonlanan gelişmeler faktoringi alternatif bir finansman kaynağına dönüştürdü. Aralarında halen İSO 500′de yer alan kimi sanayi kuruluşlarının da bulunduğu şirketlere hizmet veren firmamız çoğunlukla KOBİ’ler ve yerel işletmelere finansman sağlıyor.”

Zülfikarlar Group, Türk finans piyasasındaki tecrübelerini yeni bir coğrafyaya taşımak üzere. Orta Asya’daki Türk cumhuriyetlerinde finans projeleri hayata geçirmeyi planlayan grubun ilk durağı Azerbaycan. Bu coğrafyada hızla gelişen sanayinin kaynak ihtiyacına çözüm üretmek istediklerini söyleyen Zülfikari, adını vermek istemediği bir banka ile bütün görüşmeleri tamamladıklarını söylüyor. Grup, hem yatırım bankacılığı hem de bireysel hizmetler veren bankanın majör ortağı olacak. Azeri partner ise pazar bilgisiyle projenin önemli bir parçasını oluşturacak.

Bu girişim, aslında faktoringle Türkiye finans piyasasında hizmet veren grubun yatırım bankacılığı arzusunun bir parçası. İşlerin yolunda gitmesi halinde grubun bünyesine yatırım bankasının eklenmesi şaşırtıcı olmayacak. Zülfikari, “Akdeniz Factoring’i yatırım bankasına çevirmeyi planlıyoruz. Hükümetin yatırım lisansı vermesini istiyoruz. Yeni lisansın verilmemesi durumunda ise yatırım bankalarını satın almak için tekliflerde bulunacağız. Türkiye’nin ekonomik büyümesi için yatırım bankacılığı konusunu değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum” diyor.

İsfendiyar Zülfikari ve Rakamlar

31    İskender Zülfikari’nin yaşı
150 Milyon $  M’Oil için ödendiği söylenen bedel
1 milyar $   2007 ciro hedefi
10 milyar $   2016 ciro hedefi
4 milyar dolar  Rafineri projesi bütçesi
400 milyon YTL  Akdeniz Factoring’in 2006 cirosu

Servetim Değil İşim Önemli

İskender Zülfikari yoğun iş temposuna rağmen eğitimini sürdürmeyi ihmal etmiyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nde sermaye piyasaları konusunda MBA eğitimi alıyor. Köklerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ifade eden genç patron, sık sık grubun kurucusu olan dedesini ve yeni yatırım alanlarına cesaretle yönelen babasını anıyor. Ancak işe bakış açısının farklılığı nedeniyle kendisini üçüncü kuşak olarak görmediğini, ilk kuşak olduğunu söylemeyi de ihmal etmiyor. Ailesinden devraldığı müthiş servet genç adamın konuşmayı istemediği konulardan biri. Zülfikari “100 zengin arasına girmek çok hoşuma gitmiyor. Yaptığım işin ne olduğu, şirketlerin büyüklüğü ve geçmişleri önemli. Değerlendirmenin buradan yola çıkarak yapılmasını tercih ederim. Hem para ile imanın kimde olduğu belli olmaz.”