Geçmişten Günümüze Bilim ve Teknoloji

Bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler çağımızda son derece ileri bir seviyeye ulaşmıştır. Yaşanan gelişmelerin temel amacı insan hayatına daha fazla kolaylık katmak yada daha fazla ayrıntı sağlamak olmuştur. Bilim ve teknoloji alanında yaşanan tüm gelişmelerin tamamen olumlu olduklarını söylemek zor çünkü baı teknolojik gelişmeler yarar sağladıkları gibi zararda verebilmekteler. Örnekmi verelim televizyon,cep telefonu vs.

bilim, teknoloji

20. yüzyıl bilim ve teknolojinin gelişmesinde Altın çağını yakalamış, insan hayatında vazgeçilmez bir rahatlık sağlamıştır. Bilim hiçbir zaman durağanlık göstermemekle birlikte bilimin sınırları genişlerken; dünyanın sanıldığı kadar büyük olmadığı gerçeği ortaya çıkmıştır.

Günümüzde bilim olağanca hızıyla ilerlemekle birlikte, insan hayatının olmazsa olmazları arasına girmeyi başarmıştır. Bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı her alanda kolaylaştırmayı başarmıştır. “Bilimle Teknoloji arasında tabi bir döngüsel bir ilişki vardır; bilimsel çalışmalar uygulamaya elverişli bilgi üreterek teknolojik gelişmeye yol açarken, teknolojik gelişmeler de bilimsel araştırmanın daha uygun şartlarda yapılmasını sağlayarak bilimsel gelişmeyi hızlandırmaktadır. Yeni çağ başlarından itibaren belirginleşmeye başlayan bilimle teknoloji arasındaki bu ilişki mahiyet değiştirmeden günümüze kadar devam etmiştir. Ancak 1950’li yıllardan itibaren kullanılmaya başlayan Elektronik bilgisayarlarla birlikte bilim-teknoloji ilişkisi arasındaki döngü giderek daha kısa sürede tamamlanır olmuştur. Bilgisayarlar hergün biraz daha güçlenirken, güçlü bilgisayarlar sadece mevcut araştırmaları hızlandırmakla kalmamakta, önceden imkansız olanı mümkün kılarak yeni bildi alanları ortaya çıkarmaktadır.bilgimizin sınırları genişlerken mesafeler küçülmektedir. Bunun tabii bir sonucu günümüz toplumlarında yaşanan hızlı sosyal ve kültürel değişmedir” (Acun,2004,Internet I).Rönesans ve Reformla birlikte bilimdeki gelişmelerin temelleri atılmış, bilgisayar gelişmeyi engellemeye çalışan tüm olumsuzluklarda ortadan kalkmıştır. (Kilise ve dinin etkisi gibi) insanlar tanrı bilimsel gerçeklerden sıyrılıp, içinde yaşadıkları dünyayı ve bu dünya ileilgili sorunları keşfetmişlerdir. Bu gibi gelişmelerin sonucunda da bilimsel gelişmeler başlayıp zamanla hız kazanmıştır (Mc. Neill, 1989) .

Dünyada Bilim ve Teknoloji

Bilim ve teknolojinin ortaya çıktığı tarihten itibaren insanlar içinde yaşadıkları dünya ile yetinmemişlerdir. Uzayı merak etmişler, uzayın sırlarını çözmek amacıyla gizemli bir yolculuk, sistemli bir çalışma içerisine girmişlerdir. Sıvı yakıtlı motorların bulunması ile uçaklar ulaşım aracı olarak kullanılmaya başlanmış, insanlara uzak gibi görünen mesafeler artık ortadan kalkmıştır. Bunun sonucunda insanların uzaya gitme isteği iyice artmıştır (Mc.Neill,1989). Uzayı tanımlayacak olursak; güneşi, gezegenleri, uyduları, yıldızları, sayısız galaksiyi içine alan sonsuz bir boşluktur. Bu sınırsız boşluk içerisinde bulunan gök cisimlerin her bir dünya yüzeyindeki toz parçacıkları kadardır. İlk çağ filozoflarından başlayarak bir çok bilim adamı uzayı tanımlama çabası içerisine girmişlerdir. Örneğin, Galile’nin gök bilimleri ile ilgili çalışmaları olmuştur. Teleskop ile gözlemler yapmış, şu anki bilim adamlarımızın bile sonucuna ulaşamadıkları bir araştırma çizgisini başlatmıştır. Kepler ise gezegenlerin yörüngeleri üzerine çalışmalar yapmış, elips şeklinde hareketleri saptamayı başarmıştır (Mc. Neill, 1989).

19. yüzyılda çok hızlı uçan uçaklar ve buna takip roketler yapılmıştır. Bu roketler sayesinde aya gidilebileceği fikri ortaya atılmıştır. Böylece gelişmiş ülkeler arasında bir yarış başlamıştır. Artık insanların aklında tek bir soru vardır. O da, “insanlarda uzaya gide bilir mi, eğer giderse yaşayabilir mi?” idi. Bunun üzerine Alman bilim adamları araştırma yapmaya başladı ve araştırma sonucu olumluydu. Tek sorun uzayda yaşamın sürüp sürmeyeceği idi (Kurtuluş, 1995).

Uzayda yaşamın sürüp sürmeyeceğinde temel üç sözcük vardı: Atmosfer, radyasyon ve yer çekimi. Bunlardan en önemlisi insanların yaşamını sürdürmesi için mutlaka gerekli olan atmosferdir. Solunumun düzenli olması için de bu Atmosfer için de bulunan Gazların doğru miktarda olması gerekir. Uygun atmosfer şartları sağlandıktan sonra radyasyon yalıtımının yapılması gerekir. Uzayda bir de yer çekimi sorunuyla karşılaşılır. Dünya’dan uzaklaştıkça yer çekimi azalır. Bu önlemler alındıktan sonra yolculuk yapılmalıdır (Kurtuluş, 1995).1935 yılında Ruslar uzaya gönderilecek olan roketin çalışmalarına başlamışlar ve bu çalışmalar 1957 yılında tamamlanmıştır. 1957 yılında Sputnik 1 uzay aracı, Ruslar tarafından dünya yörüngesine yerleştirildi. Böylece “ uzay çağı” başladı (Ercan, ve diğerleri, 1999).

“NASA ‘nın aya yolculuk planlarının başlangıcı Başkan John F. Kenndy nin 25 Mayıs 1961 ‘de Kongredeki bir özel oturumda yaptığı konuşmaya dayanıyordu. “önümüzdeki on yıl içinde bir adamın aya gitmeyi ve dünyaya dönmeyi başaracağına inanıyorum” . Soğuk savaş döneminde uzay çalışmaları konusunda da Sovyetler Birliği ile yarışan Amerika, uzay harcamaları için büyük bütçeler ayırıyordu.Aya gönderilecek uzay aracı için çalışmalar uzun bir süre devam etti. Bu çalışmalar sırasında yapılan test uçuşlarından birinde NASA üç astronotunu kaybetti.

Sonunda 16 Temmuz 1969 ‘da Neill Armstrong, Edwın Aldrin Jr ve Michael Collins adlı üç astronotu taşıyan Apollo 11 tarihe geçecek Ay yolculuğuna çıktı. Apollo 11 , 19 Temmuzda ay yörüngesine girdi. Ertesi gün uzay aracından ayrılan “Kartal (Eagle)” adlı modül ay yüzeyine başarıyla indi ve Armstrong ayaAyak basan ilk insan olarak tarihe geçti Armstrog ‘un ardından Edwın Aldrın de yüzeye indi. Ay toprağından örnekler alan, bazı bilimsel deneyler yapan ve Amerikan bayrağını aya diken iki Astronotgörevlerini başarı ile tamamlayarak dünyaya döndüler” (Yahya, 2004, İnternet II).

Armstrong, insanlığın uzun zamandır üzerinde çalıştığı efsanevi yolculuğu başarı ile tamamlayarak aya ulaştı. Armstrong, hem ay yüzeyine attığı ilk adım ile hem de o adımı atarken sarf ettiği sözler ile tarihe geçti: bu, bir insan için küçük ama insanlık için büyük bir adım” (Yahya.2004,İnternet II).Uzayın keşfi ile birlikte insanoğlunun hayatında önemli değişiklikler oldu. Bu değişiklikleri şöyle sıralayabiliriz:

a) Uzay bilimi demek olan Astronomi sadece gözlemlere dayalı iken deneysel bir bilim haline geldi.
b) Güneş, gezegenler ve diğer gök cisimleri hakkında daha gerçekçi bilgiler elde edildi.
c) Uzaydan çekilen uydu fotoğrafları ile dünyanın gerçek boyutları ölçüldü.
d) Uydu fotoğraflarından yararlanılarak meteorolojide Hava tahminleri doğru olarak yapılmaya başlandı.
e) İletişim ve ulaşım teknolojilerinde büyük gelişme ve kolaylıklar sağlandı”(Ercan ve diğerleri,1999,s:58-60).

Türkiye’de Bilim ve Teknoloji

Bizimde uzayda TÜRKSAT adını verdiğimiz bir uzay aracımız bulunmaktadır. Bu sayede uzayın tüm olanaklarından yararlanmaktayız ve kolayca haberleşmekteyiz.İletişim kurmanın en kolay yolu konuşmaktan geçer bir de karşımızdaki insanlara duygularımızı ve isteklerimizi anlatmanın diğer bir yolu da el-kol hareketleridir. Fakat bunların dışında da haberleşme yolları vardır: eski çağlarda duman ile atlı elçiler ile ve güvercinler…gb. Karadeniz bölgesinde bulunan köylerimizin bazılarında yer şekillerinin de etkisi ile dağınık yerleşme görülür evler arasındaki mesafe uzak olduğu için insanlar ıslıklar ile iletişim kurarlar. Her ıslık tonu başka bir anlam ifade eder.

İnsanların uzaktan haberleşmesine imkan veren teknik araçlar Fransız devriminden hemen sonra optik telgrafın bulunması ile gelişim sürecine girdi (Thema Larousse Tematik Ansiklopedi Bilim ve Teknoloji, 1993).1837 de elektrikli telgrafın bulunması ile “iletişim çağı” başlamış oldu (Ercan ve diğerleri,1999).

Telefon 1876 yılında Graham Benn tarafından bulundu. İnsan sesini iletimini önce ülke içerisinde daha sonrada ülkeler arasında yayılmasına imkan verdi. Bu yenilik bir çok kaygıyı da beraberinde getirdi. ABD de benimsendi ve daha sonra ülkeler arasında yayılmaya başladı. 19.yüzyılda etkileşim ağları kurulmaya, insanlar arasındaki etkileşim gelişmeye başladı (Thema Larousse Tematik Ansiklopedi Bilim ve Teknoloji, 1993).

20. yüzyılda ise kitlesel yayın teknikleri ortaya çıktı. Birinci Dünya Savaşından sonra Radyo, İkinci Dünya Savaşından sonra Televizyon hayatımıza girdi (Thema Larousse Tematik Ansiklopedi Bilim ve Teknoloji, 1993).Düzenli Tv. Yayınları 31 Ocak 1968 Günü gerçekleşmiştir. İnsanlara hem faydalı hem de zararlıyönleri olmuştur.

Bilim ve Teknolojinin Faydaları ve Zararları

Faydaları:
a) Ufkumuzu genişletmiş, bakış açımızı değiştirmiştir.
b) Eğitim yönünden önemlidir. Öğrenciler eğitici programlardan yararlanmıştır.
c) Tv. Çok çeşitli bir eğlence aracıdır. İnsanların bir çok ihtiyacını bir arada gerçekleştirir.

Zararları:
Son on yılda Tv’ de izlenen programlar nedeni ile işlenen suçlar artmıştır. Özellikle çocuklar üzerinde etkili olan haydut, dolandırıcı, nedeni ile çocuklarımızın geleceği tehlikeye girmiştir (Korur, 1978).Tarihte ilk ses kaydı 1877 yılında Thomas Edison tarafından yapılmıştır. Son 20 yılda yaşanan gelişme ise gerek ses kalitesinde gerekse şiddet ve kayıt sisteminde mükemmeli yakalamayı hedeflemektedir” (Yahya, İnternet II).İnsanlar aralarındaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun birbiriyle kolayca iletişim kurmaktadır. Örneğin Türkiye’den telefon ile dünyanın herhangi bir yerindeki kişi ile bize çok yakınmış gibi konuşabiliriz (Arkın Oxford Gençlik Ansiklopedisi, 1992).

20. yüzyıldaki en büyük gelişme hiç kuşkusuz bilgisayar teknolojisinde yaşanmıştır. Internet ağının kurulması sonucunda bilgisayar ve Internet; evimize, işyerimize hatta günlük hayatımıza girmeyi başarmıştır. Bilgisayar teknolojisi beraberinde çok büyük yenilikler ve kolaylıklar getirmiştir. Örneğin, bilgisayar hayatımıza girmeden önce para yatırma işlemleri için saatlerce sıra beklerken bilgisayarın hayatımıza girmesi ile birlikte işlemlerimizi kısa sürede halledebilmekteyiz.

Biliyoruz ki bu teknoloji burada kalmayacak insanlar yaşadığı sürece teknolojide ilerleyecektir. Şu an bize hayal gibi gelen çoğu araçlar hayatımıza girecek ve hayatımızı kolaylaştırmaya devam edecektir.

Son 10 Yılın En Önemli Bilimsel Gelişmeleri

Dünyanın önde gelen bilim dergisi Science son on yılın en önemli bilimsel buluşlarından bir liste oluşturdu.

2010’un bilim alanındaki en büyük buluşu, atom altı dünyanın kurallarına göre hareket eden dünyanın ilk ‘kuantum makinesi’ olarak belirlendi.

Makine, 2010’da bilim dünyasındaki en dikkat çekici gelişme olarak seçildi.

Saç teli çapındaki dünyanın ilk kuantum makinesinin en çarpıcı yanı Isaac Newton’un temelini oluşturduğu klasik mekaniğin yasalarına uymayan ilk insan yapımı alet olması.

Bunun yanı sıra Neandertal DNA’sının dizilimi, HIV önlemedeki ilerlemeler ve sentetik genom yer aldı.

Son on yılın bilim dünyasında çığır açan on gelişmesi ise şöyle:

1.Kesin Kozmoloji: Son on yıl içinde araştırmacılar evrenin içeriğine dair çok kesin bir reçeteye ulaştı.

Bilim insanlarına göre, evrenin yüzde 4’ü bildiğimiz maddeden, yüzde 23’ü karanlık maddeden ve yüzde 73’ü karanlık enerjiden meydana geliyor.

Kaydedilen bu ilerleme, kozmoloji (evrenbilim) standart bir teoriye sahip kesin bir bilime dönüştürdü.

2.Metamalzemeler: Konvansiyel olmayan optik özelliklere sahip malzemeler sentezleyerek, fizikçiler, ışığı idare etmenin ve yönlendirmenin yeni yöntemlerine öncülük etti.

Çözünürlük üzerindeki temel sınırları aşan mercekler yarattılar. Hatta Harry Potter’daki gibi nesneleri görünmez kılabilen ‘pelerini’ yapmaya başladılar.

3.’Dark’ Genom: Genom, bir organizmanın kromozomlarında bulunan genetik şifrelerin tamamını simgeleyen terim.

Bilim insanları bütün genomun sadece yüzde 1.5’inden sorumlu olan genler keşfetti.

Küçük haberci ve haberci RNA’lar dahil olmak üzere genomun geri kalanının en az genler kadar önemli işleve sahip olduğu ortaya çıktı.

4.Harici gezegenler: 2000’de araştırmacılar Güneş Sistemi dışında 26 gezegen olduğunu biliyordu.

2010’da bu sayı 502’ye çıktı ve hala artıyor. Astronomlar, şimdi Dünya’ya daha çok benzeyen daha çok gezegen bulmayı amaçlıyor.

5.Eski biyomoleküller: Eski DNA ve kolajen gibi biyomoleküllerinde on binlerce yıl yaşayabildiğinin ve uzun zaman önce yok olmuş bitkiler, hayvanlar ve insanlar hakkında önemli bilgiler sağlayabildiğinin anlaşılması paleontoloji açısında devrim niteliğinde oldu.

Bu küçük zaman makineleri üzerinde yapılan analizler, artık anatomik adaptasyonlarla tarihin, doğanın ve dünyanın gelişimine dair önemli bilgiler sağlayabiliyor.

Dinozorların neye benzediklerinden, yünlü mamutların soğuğa nasıl dayanabildiklerine kadar…

6.Mars’ta su: Son on yıl içinde Mars’a altı keşif görevi gerçekleştirildi. Bu incelemelerle Kızıl Gezegen’in yüzeyinde ya da içinde bol su olduğu, bu şekilde kayaların başkalaştığını ve muhtemelen bunun yaşamı desteklediğine dari kanıtlar elde edildi.

Dünya’da yaşam oluşmaya başladığı dönemde Mars’ta su olduğu sanılıyor, ama bugün Mars’ta hala yeterince nem olması bilim insanlarını, yaşam arayışlarına teşvik ediyor.

7.Hücrelerin yeniden programlanması : Artık araştırmacılar tam olarak gelişmiş olan hücreleri, vücutta başka bir hücre haline gelme potansiyellerini yeniden kazanacakları şekilde pluripotent (embriyonik gelişimin erken safhalarında, tüm bir canlıyı oluşturabilme yeteneğine sahip olan) hücrelere dönüştürmek üzere nasıl yeniden programlayacaklarını anlamış durumdalar.

Bu yöntem, nadir hastalıklara sahip hastalıklarda kullanıldı bile. Ancak eninde sonunda bilim insanları, genetik olarak uyumlu yenilenme hücreleri, dokuları ve organları yaratmayı umuyor.

8.Mikrobiyom : İnsan vücudunda barınan mikroplara ve virüslere bakış yöntemindeki büyük değişim, araştırmacıları mikrobiyom kavramına sevketti.

Vücudumuzdaki hücrelerin yüzde 90’ın aslında mikrobiyal olmasıyla, bilim insanları mikrobiyal genlerin gıdalardan ne kadar enerji alabildiğimizi nasıl etkilediğini ve bağışıklık sistemimizin enfeksiyonlara nasıl tepki verdiğini anlamaya başladı.

9.Enflamasyon (iltihaplanma) : Çok uzun olmayan bir zaman önce enflamasyon iyileşme mekanizmasının basit bir yardımcısı olarak biliniyordu.

Bugün araştırmacılar enflamasyonun bunun dışında bizi öldürebilecek kronik hastalıkların arkasındaki itici güç olduğunu da düşünüyor. Bunlar arasında kanser, Alzheimer, diyabet, obezite gibi hastalıklar yer alıyor.

10.İklim değişikliği : Araştırmacılar son on yıl içinde sıcaklık derecelerindeki değişimler açısından iklim değişikliğine dair tahminlerinin çoğunun doğrulandığını gördü.

Son 10 Yılın En Önemli Teknolojik Gelişmeleri

Peki son 10 yılda hangi teknolojik gelişmeler hayatımızda ne gibi değişikliklere sebep oldu? İşte son 10 yılda gerçekleşen teknolojik gelişmeler;

1. Wi-Fi: İnternetle 90′lı yılların sonunda ilk defa tanışanlar dial-up modemleri iyi hatırlayacaklardır. Hele o bağlantı kurulurken çıkan sesi hangimiz unutabiliriz?

O zamanlar internete girmek için telefon hattınızın daima açık ve bilgisayarınızın da modeme bir kablo aracılığıyla bağlı olması gerekiyordu.

Bugün ise Wi-Fi teknolojisi sayesinde artık evlerimizde, ofislerimizde, restoranlarda, kafelerde, şehirlerarası otobüslerde,alışverişmerkezlerinde, vapurlarda ve hatta uçaklarda internete kablosuz bağlanabiliyoruz.

İstanbul Beyoğlu Belediyesi gibi bazı kuruluşlar vatandaşlara ücretsiz Wi-Fi internet imkânı bile sunuyor.

İnternet teknolojilerinin sembol filmi Matrix eğer bugün çekilseydi kahramanımız Neo ensesinden giren bir kabloya ihtiyaç duymadan Matrix’e bağlanabilecekti. Wi-Fi teknolojisi sayesinde Neo büyük bir eziyetten kurtulmuş olacaktı.

2. Web tarayıcıları: İnternet bir sayısal bilgi okyanusudur. Bu okyanusta her şey çeşitli protokoller, sayısal standartlar ve programlama dilleri ile şifrelenmiştir.

Web tarayıcıları ise bu şifreleri açan bir anahtar gibidir. Bu anahtar sayesinde karmakarışık program kodları gözümüzün algılayabileceği grafiklere, tasarımlara ve yazılara dönüşüyor.

Eğer web tarayıcıları olmasaydı internetteki içeriğe erişebilmek için birçok programlama diline hakim olmamız gerekecekti.

Oysa şimdi internette dolaşmak neredeyse bir çocuk oyuncağı ve çoğumuz için günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Alışkanlıklarımızdan dolayı fark etmiyoruz ama web tarayıcılarının internet deneyimimizde oynadığı rol çok büyük.

3. Web arama motorları: Arama motorları internetin uçsuz bucaksız dünyasında istediğimiz bilgiyi arayıp bulmamıza yardımcı olurlar. Arama motorları sayesinde internette yolumuzu bulabiliriz.

90′lı yılların sonuna kadar birçok arama motoru vardı ama Google’ın gelmesiyle işler tamamıyla değişti. Diğerlerinden çok farklı ve etkili algoritmalar kullanan Google sayesinde internetteki bilgiler daha düzenli bir şekilde indekslenebildi.

Böylelikle Google hem son kullanıcı için sınırsız fırsatlar sundu hem de yepyeni ekonomik modeller oluşturdu. Arama sonuçlarında üst sıralarda yer alabilmek için Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) teknikleri kullanılmaya başlandı.

Hakkında bilgi toplamak istediğimiz bir kişiyi, kurumu veya ürünün adını arama motorunda yazıp bir ön araştırma yapmak sıradan aktivite haline geldi. “Google’lamak” günlük hayatta sıkça kullandığımız bir deyim halini aldı.

4. VoIP: 80′li yıllarda Türkiye’de bir ev telefonu bağlatmak için aylarca sıra beklemek oldukça sıradan bir durumdu. Üstelik sağlam bir ‘torpil’e ihtiyacınız vardı.

90′lı yıllarda ise imkânlar arttı ve artık telefon bağlatmak yavaş yavaş lüks olmaktan çıkıp bir ihtiyaç halini aldı. Cep telefonlarının da çıktığı 90′lı yılların son döneminde en büyük derdimiz yüksek telefon faturalarıyla başa çıkmaya çalışmaktı.

2000′li yılların ortalarında yaygınlaşmaya başlayan VoIP teknolojisi ise tam bir iletişim devrimi oldu. VoIP ile internet üzerinden telefon görüşmeleri yapmak mümkün hale geldi.

Bu teknolojiye Skype firması öncülük yaptı. Artık Skype ve benzeri programlar yardımıyla hiç fatura ödemeden saatlerce kıtalararası konuşabiliyor, hatta video konferans yapabiliyoruz.

Telefon açmak için komşumuza gittiğimiz günleri hatırlayınca VoIP teknolojisi kulağa gerçek bir mucize gibi geliyor.

5. Web 2.0: Web 2.0, 2004 yılından itibaren yaygınlaşmaya başlayan ikinci nesil internet hizmetlerinin adı. Ajax, RSS, XML, XHTML gibi farklı teknolojiler ve gelişmiş sunucular sayesinde internet kullanıcıları kendi içeriklerini oluşturma imkânı sağladılar.

Bu teknolojik gelişme YouTube, Facebook, Ekşisözlük, Flickr, Twitter ve bloglar gibi internet kullanıcılarının oluşturduğu sayısız paylaşım ortamlarını mümkün kıldı. Web 2.0 sayesinde gerçek zamanlı bilgi akışı sağlamak ve yepyeni sosyal ağlar kurmak mümkün hale geldi.

6. Sosyal medya: Sosyal medya sayesinde artık her kullanıcı aynı zamanda bir içerik üreticisi haline geldi. Yepyeni insanlarla tanışma ve fikir alışverişinde bulunma fırsatı ortaya çıktı.

Sosyal medya sayesinde eşzamanlı bilgi paylaşmak mümkün oldu. Haber alma ve haber verme alışkanlıklarımız değişti.

Sosyal medya denince akla ilk gelenler bloglar, sosyal ağlar (Facebook, MySpace, LinkedIn), içerik paylaşım toplulukları (YouTube, Flickr, del.icio.us), wikipedia, Podcast’ler ve forumlardır.

Sosyal medya bugün öylesine önemli hale geldi ki artık şirketler de bu kanalları yoğun bir şekilde kullanmaya ve yazılan müşteri eleştirilerini değerlendirmeye başladılar.

Twitter’da 35 bin, Facebook’ta 722 bin takipçisi olan Amerikalı giyim mağazası GAP’ın, gelen müşteri yorumlarını dikkate alıp logosunu değiştirmekten vazgeçmesi buna iyi bir örnektir.

7. e-bankacılık ve e-ticaret: e-ban-kacılık sayesinde bankada yapabildiğimiz her şeyi internet üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik. e-bankacılığın sağladığı sanal POS gibi olanaklar bize hem çok zaman kazandırdı hem de e-ticaret yapma olanaklarını artırdı.

2005 yılında Türkiye e-ticaret hacmi 1,4 milyar dolar civarındaydı, 2009′da bu rakam 10 milyar doları aştı. Gelişen e-ticaret imkânları alışveriş alışkanlıklarımızı da değiştirdi.

Bundan 10 yıl önce, internetten sabah koşusu için spor ayakkabı, öğle yemeği için pizza, akşamki maç için LCD televizyon alabileceğimizi kaçımız hayal edebilirdik?

8. Akıllı telefonlar: Birbilgisayardonanımına benzer özellikler taşıyan Palm,Blackberryve Nokia N97 gibi modeller 2000′li yılların ortalarında iş dünyasında giderek yaygınlaştı.

iPhone’la birlikte ise akıllı telefon kavramı bambaşka bir anlam kazandı. Artık akıllı telefon deyince hem internette gezebileceğimiz, hem GPS’te yol tarifi alabileceğimiz, hem ofis uygulamalarını açabileceğimiz, hem sinemaya bilet alabileceğimiz, hem oyun oynayabileceğimiz, hem fotoğraf çekebileceğimiz hem de aklımıza gelen veya gelmeyen birçok uygulamayı kullanabileceğimiz bir platform aklımıza geliyor.

Tüm bunların üstüne telefonla konuşmak da cabası. Akıllı telefonlar sayesinde hem tüm iletişim ihtiyaçlarımızı fazlasıyla gideriyor hem de artık bilgisayarlara ihtiyaç duymadan birçok işlemimizi rahatlıkla yapabiliyoruz.

9. Mobil internet: Akıllı telefonların geniş kitlelerce kullanılabilmesinin en büyük etkenlerinden biri de mobil internetin giderek ucuzlaması ve daha az ücretlere daha çok veri hattı kullanabilmemiz oldu.

Eğer Edge ve 3G teknolojileri bu kadar gelişmeseydi bilgisayarda yapmayı hayal bile edemeyeceğimiz işlemleri akıllı telefonlarımızda kullanmaya ekonomik gücümüz yetmezdi.

7 gün 24 saat internete bağlı olduğumuz bu yeni mobil dünyada, çevirmeli ağ ile internete ağır ağır bağlanan 56K modemlerin sesi artık tam bir geçmiş zaman nostaljisi oldu.

10. Tablet bilgisayarlar: İlk önce tablet PC’leri duyduk; dijital kalem yardımıyla çevrilebilir ekranına yazı yazabileceğimiz bu laptop benzeri bilgisayarlar hepimizin ilgisini çekti.

Acaba artık laptopların sonu mu geldi diye düşünürken Apple’ın bu yıl içerisinde duyurduğu iPad oyunun kurallarını tümüyle değiştirdi. iPad ve benzeri tablet bilgisayarlar henüz ülkemizde çok yaygınlaşmadı ama genel eğilim yüksek artış eğiliminde.

Akıllı telefon ile laptop bilgisayar arasında bir ürün olan iPad yeni nesil iletişim araçlarının en önemli sembolü oldu. Bir zamanlar Star Trek dizisinde bir bilimkurgu fantezisi olarak ortaya çıkan PADD’ler gerçek olup hızla günlük yaşamımızdaki yerini aldı.

iPad sınırlı sayıda ülkede piyasaya çıktıktan tam 80 gün sonra 3 milyon adetlik bir satışa ulaştı. 2011 sonu satış tahmini ise yaklaşık 15 milyon. 2014 yılında ise dünya üzerindeki tablet bilgisayar sayısının 200 milyon adede ulaşması bekleniyor.

Tablet bilgisayarlar yepyeni bir ekonominin de başlangıcı anlamına geliyor. Özellikle yayıncılık açısından büyük önem taşıyor.

Samsung, Dell, HP, BlackBerry, Asus gibi sayısız üretici firmalar tablet piyasasında yerlerini almak için yepyeni modelleri piyasaya sürüyor. İçerik üreticiler geniş ve parlak ekranlı tabletlerin tüm avantajlarını kullanacak özel uygulamalar hazırlıyor.

Kullanıcılar ise bu özel uygulamalar sayesinde bugüne kadar hiç alışık olmadıkları bir mobil internet deneyimini yaşıyor.

Tablet bilgisayarlar ve sundukları pratik uygulamalar hayatımızda giderek daha çok yer alacaktır. Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği bir çağda bilimkurgu senaristlerinin işi artık çok daha zor.