2012′de keşfedilen hayvanlar

2012 yılı bilim açısından da oldukça verimli bir yıl oldu. 2012 yılında yüzlerce keşif yapılan bilim dünyasında en büyük ilgiyi ise keşfedilen ilginç canlı türleri çekti. İlginç özellikleri ve tuhaflıkları ile dikkat çeken bu canlılar arasında hayretlere düşüren türler bulunuyor.

2012 yılında keşfedilen yeni canlı türleri arasında 750 ayaklı kırkayak, yamyam lemurlar, 8 solungaçlı yılan, zombi solucanlar, kafasından idrarını yapan kaplumbağalar ve daha fazlası var. LiveScience tarafından listelenen yeni canlı türlerini sizlerle paylaşıyoruz. İşte 2012 yılında keşfedilen ilginç canlı türleri;

Sindirim sistemi olan lale

Kanada’da bulunan antik, donmuş bir kayada, bitki benzeri canlılar bulundu. Ocak ayında yapılan eşi benzeri görülmemiş keşif, yılın en dikkat çekici yeni canlı türleri arasında yer aldı. 500 milyon yıllık lale benzeri canlı, bir bıçak boyunda ve büyük bir kafaya sahip.

En önemli özelliği ise sindirim sistemine sahip olması. Siphusauctum gregarium adı verilen canlının, laleye benzeyen kafası aracılığıyla su taşıdığı ve bu şekilde besinleri ilettiğini belirtti.

Siphusauctum gregarium, halen evrim ağacında bir yere konabilmiş değil.

Sualtı yırtıcısı T-rex

Okyanuslarda yaşayan en güçlü ve yırtıcı antik balık olarak tanınlanan ve ilk olarak ‘Predator X’ adı verilen de memeli, Ekim 2012’de bilimsel adına kavuştu.

Pliosaurus funkei adı verilen ve 150 milyon yıl önce yaşamış olan canlı yaklaşık 12 metre boyundaydı ve sadece kafatasının uzunluğu 2 metre geliyordu.

Canlıya sualtının T-rex’i denmesinin sebebi, tıpkı en güçlü dinozor gibi sivri ve keskin dişlere sahip olmasıydı.

Yamyam lemurlar

Korkutucu olmak için kesinlikle bir zombi veya dev bir canavar olmanıza gerek yok. Küçük, sevimli ama yamyam lemurlar bunun en güzel örneği.

Haziran aynında Madagaskar adasında ortaya çıkarılan Microcebus murinus adındaki gri burunlu lemur, korkutucu bir özelliğe sahip. Türün erkeği, dişisini öldürüp yiyor. İnsanlar da dahil olmak üzere hayvanlar aleminde yamyamlığın örnekleri mevcut.

Ancak Microcebus murinus, gri burunlu lemurlara daha farklı bakmamıza neden olan özelliklerini bugüne kadar saklamayı başardı.

750 ayağı bulunan ‘kırkayak’

Sadece 1 ile 3 cm arasında değişen bir gövdeye sahip olan Illacme plenipes, dünyanın en fazla ayağı olan canlısı unvanına sahip. Bu küçük canlının ayak sayısı, tam 750.

ABD’nin California eyaletinin kuzeyinde 0.45 metre karelik bir alanda bulunan bu canlı, bu özelliğiyle dikkatleri üzerine çekti. Çünkü bu canlının en yakın akrabası Güney Afrika’da yaşıyor.

Akrabaların, dünyanın tek bir süper kıtadan, Panganea’dan oluştuğu dönemde bir arada yaşadığını, 200 milyon yıl önceki kıtanın ayrılmasıyla birbirlerinden koptuğunu düşünüyor.

200 milyon yıllık kuluçkada saklanan yaratık

Bilim insanlarının Aralık ayının başında İspanya’da yaptığı keşif, 2012’nin en esrarengiz gelişmelerinden biriydi.

Dış ortamdan izole edilmiş bir mağarada bulunan 200 milyon yıllık fosil, tek hücreli ancak benzerlerinden farklı bir canlıyı saklıyordu. Uzun bir kuyruğu olan canlının tek hücrelilerden Vorticella sınıfına ait olduğu belirtildi.

Bu canlıların en büyük özelliği, kuyruk hareketini inanılmaz bir süratte gerçekleştirmesi. Saniyede 8 santimetre kat etmeleri, bir insanın aynı sürede üç futbol sahası genişliğinde alanı kat etmesi gibi düşünülebilir.

8 dokungaçlı yılan

Bilim insanları, Ekim ayında ABD’nin Smithsonian Ulusal Hayvanat Bahçesi’nde eşi benzeri görülmemiş bir olaya tanık oldu. Sekiz tane, dokungaçları olan yılan dünyaya geldi. Ancak bu olay beklenmedik bir sürpriz değildi.

Hayvanat bahçesi çalışanları, nadir yılan türü Erpeton tentaculatus’u çiftleştirmek için dört yıl uğraştıktan sonra bu sonucu elde etti.

Güneydoğu Asya’ya özgü bu tuhaf yılanlar, başlarının kenarlarında dokungaçlara sahip. Bu dokungaçlar, yılanların hareket halindeki balıkların titreşimlerini tespit etmesini sağlıyor.

Kafasında erkeklik organı olan balık

2012’nin şüphesiz en tuhaf yeni canlı türü, Ağustos ayında Vietnamlı bir balıkçıya hayatının şaşkınlığını yaratan balık oldu. Vinetnam’ın Mekong Delta’sında bulunan balığın erkeği, cinsel organını kafasında taşıyor. Dişinin ise cinsel organı boğazında yer alıyor.

Phallostethus cuulong adı verilen tür, diğer balıklardan farklı olarak yumurtaları dişinin vücudunun dışında değil, içinde döllüyor.

Et yiyen sünger

Denizaltındaki bir arp gibi duran bu güzel canlıya yaklaşmak isterdiniz belki? Onun da istediği aslında tam olarak bu. Görünümü itibariyle ‘Arp Süngeri’ adı verilen Chondrocladia lyra, 2000’li yıllara kadar insanlıktan gizli kalmayı başardı.

ABD’nin California eyaletindeki Monterey Körfezi Akvaryum Ensititüsü, Kasım ayında bir mini denizaltıya atladı ve suyun 3.5 km derinliğine indi. Denizin çamurumsu yüzeyinde, arka plana kıyasla çok güzel bir sünger buldular. Yaptıkları gözlemler, canlının kıskaçlarıyla karides, balık ve diğer deniz canlılarını yakalayarak yediğini ortaya koydu.

Zombi solucanlar

Sualtının korkunç dünyasında yatan canlılara bakmak istiyorsanız, ağzı olmayan zombi solucanlar en ideal tercihlerden biri olabilir. Bu canlı, balina gibi dev balıkların cesetlerini asitle çözerek, kemikleriyle besleniyor.

ABD’nin Deneysel Biyoloji Topluluğu tarafından Temmuz ayında incelenen zombi su canlıları, asitle kemikleri kırıyor ve sonra geride kalanları emiyor. Zombi solucanların bir diğer ilginç yanı, cinsel hayatlarıyla ilgili.

Dişiler, 3 santimetreye kadar uzasa da, erkeklerin boyu bir milimetreyi çok nadir geçiyor. Dişilerin etrafını saran jelatin tüplerde yaşayan bu canlı, tüp içinde döllenmeyle çoğalıyor.

Ağzından idrar yapan kaplumbağa

Çin’de yaşayan sivri burunlu bir kaplumbağa, bu yıl bilim dünyasına hiç beklenmedik bir keşif imkanı sundu. Çin yumuşak kabuklu kaplumbağası, kurak bölgelerde yaşayan bir canlı. Pelodiscus sinensis adı verilen hayvanın en tuhaf özelliği ise ağzından idrar yapması.

Ekim ayında Journal of Experimental Biology dergisinde tanıtılan kaplumbağa, idrarlarındaki üreyi çözecek yeterli temiz suya ulaşamadığı için, ağzından boşaltım yapıyor, ardından ağzını tuz suyla temizliyor…