Yağmur

Yağmur meteorolojik bir olay olarak bilinir. Aslında yağmuru sadece basit bir olaymış gibi değerlendirmek oldukça yanlış bir yaklaşımdır. Yağmurun en önemli etkisi yerzünde su döngüsünü sağlamaktır. Su döngüsü ile yeraltı su kaynaklarının beslenmesi arasında önemli bir ilişki vardır. Kısaca yağmur hayatın vazgeçilmezi suyun temel kaynaklarındandır.

Yağmur, bir çeşit yağıştır. Diğer yağış türleri içinde kar, sulusepken, dolu ve çiğ vardır. Yağmur bulutlardan Dünya’nın yüzeyine ayrı su damlalarının düşmesi ile oluşur. Tüm yağmur damlaları yüzeye ulaşmaz, bazıları düşme esnasında kuru havadan geçerken buharlaşır. Sıcak ve kuru çöl bölgelerinde virga olarak adlandırılan bir olay vardır, bu olay hiçbir yağmur damlasının yüzeye ulaşmaması durumunda oluşur. Bilimadamlarının yağmurun oluşumu ve yağışı ile ilgili açıklamaları Bergeron Süreci olarak adlandırılır. Ayrıca yazın bazı günlerde bulut olduğu halde yağmur yağmamasının sebebi havanın yeterince soğuk olmamasıdır. Yapay yağmurlar ise havanın bulutlu olduğu günlerde bulutlara gümüş iyodür bulutu sıkılarak yağdırılır. Havada bulut olmazsa asla yapay yağmur yağdırılamaz.

Yağmurun Olumlu ve Olumsuz Etkileri

Yağmur, yeterince yağdığı sürece toprağın can suyudur, kanıdır.

Kurak iklimlerin hüküm sürdüğü yerlerdeki hayvanlar ve bitkiler, nem eksikliğinden ve yüksek değişkenlikteki yağıştan dolayı olumsuz etkilenirler.

Kuraklığın, insan ve faaliyetlerinin su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle, toplum üzerinde çeşitli olumsuz etkileri vardır.

Uzun süreli kuru hava, nem azlığı yaratarak orman ve su kaynaklarında azalmaya neden olduğundan, ciddi çevresel, ekonomik ve sosyal sorunlar ortaya çıkar.

Yağmur su döngüsünün önemli bir parçasıdır.Canlıların hayatının devamı için suya ihtiyaç duyarlar ve bu suyun kaynaklarından bir tanesi de buharlaşan nemin yağmur olarak yüzeye dönmesidir.Bitkiler,hayvanlar için tüm canlılar için son derece önemlidir.Aşırı yağmurlar olumsuz etkiler doğurabilir.Seller,heyelan, turizmi olumsuz etkileyebilir.

Su çevriminin başlama noktası yoktur ama, okyanuslardan başlayarak su döngüsünü anlatalım. Su çevrimini harekete geçiren güneş, okyanuslardaki suyu ısıtır, ısınan su da atmosfere buharlaşır. Yükselen hava akımları, su buharını atmosfer içinde yukarıya kadar taşır, orada bulunan daha soğuk hava bulutlar içinde yoğunlaşmaya sebep olur. Hava akımları, bulutları dünya çevresinde hareket ettirir, bulut zerreleri bir araya gelerek, büyürler ve yağış olarak gökyüzünden düşerler. Bazı yağışlar, kar olarak dünyaya geri döner ve donmuş su kütleleri halinde binlerce yıl kalabilecek olan buz tepeleri ve buzullar şeklinde birikebilir.

Ilıman iklimlerde ilkbahar geldiğinde çoğu zaman kar örtüleri erir ve eriyen su, erimiş kar olarak toprak yüzeyinde akışa geçer ve bazen de sellere sebep olur. Yağışın çoğu okyanuslara yada toprağa düşerek yerçekiminin etkisiyle yüzey akışı olarak akar. Akışın bir kısmı vadilerdeki nehirlere karışır ve buradan da nehirler vasıtasıyla okyanuslara doğru hareket eder. Yüzey akışları ve yeraltı menşeyli kaynaklar tatlı su olarak göllerde ve nehirlerde toplanır. Bütün yüzey akışları nehirlere ulaşmaz. Akışın çoğu sızarak yer altına geçer. Bu suyun bir kısmı yüzeye yakın kalır ve yeraltı suyu boşaltımı olarak tekrar yüzeydeki su kütlelerine (ve okyanusa) katılır. Bazı yeraltı suları yer yüzeyinde buldukları açıklıklardan tatlı su kaynakları olarak tekrar ortaya çıkarlar. Sığ yeraltı suyu, bitki kökleri tarafından alınır ve yaprak yüzeyinden terlemeyle atmosfere geri döner. Yeraltına sızan suyun bir kısmı daha derinlere gider ve çok uzun zaman süresince büyük miktarda tatlı suyu depolayabilen akiferleri (suyla doymuş yeraltı materyali)’ besler. Zamanla bu su da hareket eder ve bir kısmı su döngüsünün başladığı ve bittiği okyanuslara karışır.