Türkler ve Takvimler

Takvim kavramı insanoğlunun bir çeşit zaman ölçme araçlarından biri olarak oluşturulmuştur. Takvim bir çeşit zaman ölçme aracı olduğuna göre takvimde yıl adı verilen zaman kavramı aylara,günlere bölünmüştür. Burada geçen yıl kavramı dünyanın güneş etrafında bir tam tur dönme süresi olarak belirtilmiştir.

Bu nedenle bu esası kullanan takvimlere güneş takvimi denir. türklerin eskiden beri kullandığı takvimler birkaç çeşitten oluşmaktadır. Bu takvim çeşitleri ile ilgili bilgileri aşağıda bulabilirsiniz. Her takvim türünün ne amaçla kullanıldığı ve neyi esas aldığı ile ilgili bilgileri bulacaksınız.

Türklerin Kullandığı Takvimler

1)- 12 HAYVANLI TÜRK TAKVİMİ: Türklerin kullandığı en eski takvimdir. Güneş yılını esas alır .Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu.

2)- CELALİ TAKVİM: Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı.

3)- HİCRİ(HİCRET) TAKVİMİ: Ay yılını esas alır. Başlangıç olarak Hz. Muhammed’in Mekkeden Medine’ye hicret ettiği 622 yılını alır. Bugün Ramazan, mevlidler gibi dini günlerde bu takvimi kullanmaktayız.

4)- RUMİ TAKVİM: Osmanlı devletinde resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere 19. yüzyıl başlarından itibaren yürürlüğe giren takvimdir. Güneş Yılını esas alır.

5)- MİLADİ(MİLAT) TAKVİMİ: 1926′ dan itibaren kullandığımız takvimdir. Güneş yılını esas alır. Temeli Mısırlılar’a dayanır. İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batıta aktarılmıştır. Romalılar Sezar zamanında JULYEN takvimi olarak düzenlemiş ve kullanmışlardır. Yeniçağda Papa XII.Gregor tarafından yeniden yapılan düzenlemelerle GREGORYAN TAKVİMİ olarak anılmıştır. Günümüzde ise Milat takvimi denilmektedir. Milat takvimi Hz. İsa’nın doğuşunu(sıfır) kronolojinin başlangıcı olarak kabul eder.

Hicri ve Miladi Takvim Arasındaki Farklar

1)- Hicri Takvim AY yılını, Miladi Takvim GÜNEŞ yılını esas alır. Bu yüzden ikisi arasında 11 gün fark vardır.
2)- Başlangıç tarihleri farklıdır. Hicri Takvimde başlangıç tarihi Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği tarih olan 622 yılıdır. Miladi Takvimde ise başlangıç Hz. İsa’nın doğum tarihi 0 yılıdır.

12 Hayvanlı Türk Takvimi

12 Hayvanlı Takvimi (Çince: 地支 Dìzhī veya 十二支 Shíèrzhī; Japonca: 十二支 Jūnishi veya 干支 Eto), Edouard Chavannes’in “Le Cycle turc des Douze Animaux 12 Hayvanlı Türk Takvimi”, adlı araştırmasına göre Asya’da kullanılan 12 Hayvanlı takvim Türklere ait bir takvim sistemiydidi ve Çinliler bu takvimi Türklerden almışlardı. Chavannes bu yüzden de araştırmasının adını 12 Hayvanlı Türk Takvimi koymuştur.

Özellikleri

12 yılın 5 katı olan 60 yıllık devreleri ile Göktürkler, Uygur Türkleri, Tuna Bulgarları, İdil Bulgarları da kullanmış ve Hiung-nu’lar da Çin’in hemen kuzeyinde bulundukları için büyük ihtimalle de kullanmıştır.Göktürk Yazıtları, Uygur kitap ve hukuk belgeleri, Tuna Bulgarları’nın yazıtları, Bulgar Hakanları Listesi ve Manas Destanı’ndaki bazı olaylar da bu takvimle ile tarihlendirilmiştir.

Bu takvimde her hayvan bir yılı gösterir. Örneğin; “Pars Yılı” gibi. Her yılın o hayvanın özelliklerine göre şekillendiğine inanılır. Örneğin Maymun yılında eğlence ve hilenin artacağı inanışı vardır. Çağ adı verilen (ÇAĞ: 12×5=60 yıl) şeklindeki dönemler halinde ilerler ve bu rakam ortalama insan ömrüdür. 12 Hayvanlı Türk Takvimi Mete Han’ın tahta çıkış tarihi olan M.Ö. 209’da başlar.

Tarih

Edouard Chavannes’in “Le Cycle turc des Douze Animaux 12 Hayvanlı Türk Takvimi adlı araştırmasında, Asya’da kullanılan 12 Hayvanlı takvim Türklere ait bir takvim sistemi olduğunu ve Çinlilerin bu takvimi Türklerden aldığını düşünerek “12 Hayvanlı Türk Takvimi” adı koymuştur.

Yıllar

No Hayvan Diğer Söyleyişler Farklı Kaynaklarda Çince Telafuz Anlam Hakas Takvimi Yön Özellikleri
1 Sıçan Sıçgan, Sıçkan, Çıçgan Küsgü Fare Küske (“sıçan”) 0° Kuzey Hareket, sezgi.
2 Ud Ut, Uy Buğa, Buga, Boğa chǒu Öküz İnek, İneh (“sığır”) Sakinlik, akıl, bilinç.
3 Bars Barıs, Pars yín Pars Tülgü (“tilki”) Atılganlık, kavga.
4 Tavışgan Tavışkan, Tovışgan Koyan, Koban mǎo Tavşan Hozan (“tavşan”) 90° Doğu Merhamet, korkaklık.
5 Lu Luy, Ulu, Uluğ Bal, Balıg, Balık chén Ejderha Kileski (“ejder”) Talih, zenginlik.
6 Yılan Çılan, Cılan, Zılan Yılan Çılan (“yılan”) Saygı, hürmet, korku.
7 Yunt Yund, Yont, Yond Yılkı At Çilgi, Çılgı (“at”) 180° Güney Acele, telaş, sürat.
8 Koy Hoy, Honın, Konın Koç, Koçkar, Huç wèi Koyun Hoy (“koyun”) Sevgi, dürüstlük,çokluk.
9 Biçin Meçin, Meşin, Piçin shēn Maymun Kizi (“kişi”) Eğlence, kurnazlık.
10 Tabuk Tagaku, Toguk, Toğ, Takık yǒu Tavuk Tanah (“tavuk”) 270° Batı İsyan, cimrilik.
11 İt İyt, İşt Köbek, Kübek, Köpek Köpek Dorna, Torna (“turna”) Sadakat, hissiyat.
12 Tonguz Tonuz hài Domuz Öski (“keçi”) Karmaşa ve sükunet.

Yakutlar (Sahalar) ise 12 hayvanlı yıl takvimi kullanmakla birlikte, hayvanların yerine tanrıların adlarını kullanmışlardır.

1. Cöhögöy, 2. Ayısıt, 3. İyehsit, 4. Ayığ 5. Buğor, 6. Cahın 7. Suğorun, 8. Hotoy, 9. Bayanay, 10. Sehen, 11. Tanha 12. Otun

Eski Türklerde Aylar

Bir yılda 12 ay vardı. Aylar birinçay (birinci ay) , ikinçay (ikinci ay), üçünçay (üçüncü ay), dördünçay (dördüncü ay), beşinçay (beşinci ay), altınçay (altıncı ay), yedinçay (yedinci ay), sekizinçay (sekizinci ay), dokuzunçay (dokuzuncu ay), onunçay (onuncu ay), onbirinçay (onbirinci ay) ve onikinçay (onikinci ay) diye adlandırılmıştır.

Oşlak Ay

Oşlak Ay (veya Aşlak Ay) – Özellikle Avrasya göçebe halklarının ve Türklerin şaman takviminde birinci aydır.Uluğ Kün (Ulu Gün) yani Nevruz kutlamalarıyla birlikte yani 21 Martta başlar. Bu bahar şenliği kurban ayinleri ve kutlamalar ve geleneksel eğlenceler ile gerçekleştirişliri ve günümüzde de varlığını sürdürmektedir.

Son Ay

Son Ay (Azerice “Sonay”) – Türk halk kültüründe yılın ilk yarısıdır. Özellikle Azerbaycan folklorunda güz mevsiminin son aylı gecelerine denir. Azerbaycan “ayın düşüncesi”nde (mitolojik anlayışında) Ay ve Güneş sevgilidirler. Onların sevgisi sonsuzdur. Ama onlar hiçbir zaman birbirine kavuşamazlar. Ancak gece ve gündüzün eşitlendiği bu günde bu sonsuz sevdalılar birbirlerinin yüzlerini görebilirler. Ama sonra kavuşamadan yine kaybederler. Azerbaycan köylerinde bu gecede çeşitli oyunlar oynarlar.

Eski Türklerde Mevsimler

Eski isim Halk takviminde Günümüzde Farsça (D. Anadolu, Azerbaycan)
Oğlak ay Kök, Kökey, Köklem, Köktem İlkbahar Bahar
Uluğ Oğlak ay Yaz, Yay, Cay Yaz
Uluğ ay Güz, Güzey, Güzlem, Güzdem Sonbahar Payız
Kadır Kış ay Kış, Kıs, Hıs Kış

Günler

Türklerde gün isimlerinin yabancı kökenli olmasının sebebi bazı tarihçilere göre; göçebelik sebebiyle Türklerde gün kavramının gelişmemesidir. Türk Takvimi’nde bir gün 12 bölüme ayrılır, her bölüme Çağ adı verilirdi. Bir çağ iki saat, dolayısıyla bir gün de 24 saatti. Herbir çağ ise sekiz Kehten ibaretti. Yılbaşı olarak gece-gündüz eşitliğinin yaşandığı 21 Mart, Nevruz günü alınırdı.

Yılların karşılıkları

Karşılığı Yıl
Fare 20081996198419721960194819361924
Öküz 2009199719851973
Kaplan 2010199819861974
Tavşan 2011199919871975
Ejderha 2012200019881976
Yılan 2013200119891977
At 2014200219901978
Koyun 2015200319911979
Maymun 2016200419921980
Tavuk 2017200519931981
Köpek 2018200619941982
Domuz 2019200719951983

Celali Takvimi

Ömer Hayyam başkanlığındaki bir kurul Güneş yılına göre Celali Takvimi’ni düzenlemiş ve Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’a sunmuştur. 1079 yılından itibaren uygulanmaya başlanmıştır. 9 Ramazan471(Miladi 15 Mart 1079) yılına rastlayan Nevruz yılbaşı ve yeni bir tarih başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Celali Takvimi sadece ekonomik işlerin düzenlenmesinde kullanılmış, normal hayatta Hicri Takvimkullanılmaya devam etmiştir. Babür İmparatorluğu da bir dönem Celali Takvimi’ni kullanmıştır. Selçuklu sultanı Melikşah tarafından yaptırılmıştır.

Hicri Takvim

Hicri Takvimi Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicri Takvim; Hicri Semsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır:

Hz. Peygamber, Safer ayinin 27.günü Hz. Ebubekir ile birlikte Medine’ye hicret etmek üzere Mekke’den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası’nda kalmış. 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel / 20 Eylül 622 Pazartesi günü Küba köyü’ne gelmiş. Burada Küba Mescidi’ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine’ye doğru hareket etmişlerdir.

1- Hz. Peygamberin Küba’ya geliş günü olan 20 Eylül 622 tarihini, Hicri sene başlangıcı olarak kabul eden ve dünyanın güneş etrafındaki dolanımını esas alan Takvim sistemine Hicr-i Semsi Takvim denilmektedir.

2 -İslamiyet’ten önce, her önemli olay tarih başlangıcı olarak kabul edilirmiş. En son Fil Vakası da takvim başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Bu uygulamada seneler, her önemli olaya göre sayılarak geldiğinden birçok karışıklıklara sebep oluyordu. Hz. Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu sene Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin yılbaşısı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem’in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Biz bunu Hicri Kameri Takvim değil Hicri Takvim olarak bilmekteyiz.
Hicri Kameri Takvimde aylar; Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Saban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce seklinde sıralanırlar.
Hicri takvimlerde, miladi takvimlerde olduğu gibi artık yıllar mevcuttur. 30 yılda yaklaşık 11 günlük bir gerileme yapmaktadır. Bu gerilemeyi düzeltmek için 30 yıllık dönemlerin 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yılları 355 gün, diğer yıllar ise 354 gündür.
Ay, dünya etrafında 12 defa döndüğü zaman bir Kameri sene olur ve 354.367 gün veya 354 gün 8 saat 48 dakika 34.68 saniyedir. Dünya, güneş etrafında 1 defa döndüğü zaman da bir Miladi sene olur ve 365.2422 gündür.
Hicri yıl miladi yıldan ( 365.2422 – 354.367 =) 10.8752 gün daha kısa olduğundan aylar bazen 29. bazen de 30 gün çekmektedir

Rumi Takvim

Osmanli Devletinde Hicri 1205 (1790) yilindan itibaren malî Isleri tanzim etmek için kullanilan takvimin adi. Osmanlilar, diger Islâm devletlerinde oldugu gibi bütün Isleri ni Hicri tarih esasi üzerinde yürütüyorlardi. Daha sonralari bir takim, malî gerekçeler sebebiyle resmî islemlerde Hicri tarihi birakarak günes esasina dayali tarihleme sIstemine geçIlmistir. Baslangiç tarihi M.S 594 tür. Mart ayi ile baslamaktadir. Hicri takvim ayin hareketlerine göre tesbit edildigi için Semsi takvime göre 1 yili, on bir gün önce tamamlar. Bu fark 33 senede Semsî takvime bir yillik bir fark yapar. Bunun için her otuz üç yilda, bir yil düsülerek Semsî sene ile mutabakat saglanmaktaydi. Düsülen bu seneye “Sivis senesi” denir. DüzeltIlmemis Julien takvimine göre ayarlanmis oldugu için Rumî Takvim ile miladi takvim arasinda 13 günlük bir fark vardir. Bu fark 1582′de Gregorien takviminde yapilan 10 günlük düzeltmenin 1900 yilinda 13 güne çikmasindan dogmaktadir. 1871 yilinda Cevdet Pasa, baskanliginda kurulan komisyon münasebetiyle kaleme aldigi “Takvimul-Edvar” adli eserde, bu takvimin, Semsî aylar esasina göre Kamerî hesapla tesbit edIlmesinin dogurdugu mahzurlari ortaya koymaktadir. Bu takvim Osmanli Devleti’nin sonuna kadar yürürlükte kalmistir.

Rumî takvim, 1871′de hicret esas alinarak yeniden sekillendirIlmistir. Baslangiç tarihi, Miladi 23 Eylül 622 olarak alinmistir. Aylar Semsî olarak hesaplandigi isin Hicrî-Kamerî tarihe göre her otuz üç yilda bir yil geri kalmaktadir.

Miladi Takvim

Hz. İsa’nın doğumunu tarih başlangıcı ve dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı yıl olarak kabul eden takvim.

Dönencel yıl müddeti 365, 2425 gün üzerine kurulmuş olan bu takvimde, bir yıl uygulamada yaklaşık 365 gün 6 saat alınmak suretiyte, kalan 6 saatlik fark her dört yılda bir 24 saate çevrilerek bu bir günlük süre, normal şartlarda yirmi sekiz gün süren Şubat ayına ilâve edilmiş ve böylece her dört yılda bir Şubat ayının yirmi dokuz gün sürdüğü kabul edilmiştir. Bu tür yıllara da “fazlalık yıl” veya “artık yıl” ismi verilmiştir.

Milâdi takvimin ilk şekli olan Jülyen takvimi, M.Ö. 46 yılında Roma’nın kuruluşunun 708. yıldönümünde, İskenderiyede yaşayan astronomi bilgini Sosigenes’in tavsiyesi üzerine Roma İmparatoru Julies Cesar tarafından yapılmıştır. Julies Cesar tarafından gerçekleştirilen bu takvim reformu sırasında Roma’da günlerin sayılması konusunda düzensizlik görülmüş; buna da rahip ve papazların bazı çıkar hesapları yüzünden tarihleri istedikleri şekilde değiştirmeleri sebep olmuştur. Bu düzensizliğin giderilmesi amacıyla Julies Cesar yılbaşı gününü 1 Mart’tan 1 Ocak tarihine çevirmiş, yıl bir defaya mahsus olmak üzere 445 gün’e çıkarılarak düzensizlik ortadan kaldırılmıştır. Böylece M.Ö. 46 yılının 1 Ocağında Jülyen takvimi yürürlüğe girmiş olmasına rağmen uygulama çözüm getirmemiştir.
Dört yılda bir gün eklemekle takvim yine kesin bir şekilde düzeltilmiş olmuyor, bu hesaplamaya göre arada yine 1000 yılda 7,5 günlük bir fark kalıyordu. Bir yılda 0,007784 yıllık fark, başlangıçta önemsiz gibi görünüyorsa da zaman geçtikçe fazlalaşacağından, ban yanlışlıkların ortaya çıkmasına sebep olabilirdi. Gerçekten de, bu takvimin,1500 yıl kullanıldıktan sonra, güneş yılından 10 gün geri kaldığı anlaşılmıştır. Tarih, 21 Mart olması gerekirken eldeki takvimde 11 Mart görfinmekteydi.

Papa XIII. Gregorius’un 1582 yılında Jülyen takviminde görülen düzensizliğin giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sonunda toplanan Ruhâni meclis, her dört yüz yılda üç artık yılın atılarak bu farkın giderilmesini sağladı. Buna göre dörtyüzün katları olan bin altıyüz, ikibin, ikibin dört yüz yılları artık yıl olarak düşünülemez. Bu da Greğorius takvimi reformunun son özelliğini meydana getirir. Yine bu takvim çerçevesinde MS. 325 yılında takvimin başlıca kurallarını belirleyen İznik Konsülü, Güneş Çevriminin esas alınarak mevsimlerin güneş çevrimine yerleştirilmesine karar vermiştir. İznik Konsülünün toplanmasından, 1582 yılına kadar ki fark olan 1257 yılda bu farkın on güne ulaştığı anlaşılmış, o günkü takvim gününe on gün eklenmiştir. Böylece Roma’da 4 Ekim 1582 Perşembe gününü doğrudan doğruya IS Ekim Cuma gününe bağlama kararı alınmıştır. Bu sayede hafta içinde günlerin sırası da değişmemiş oluyordu. İşte bu değişme ve toplantıyı (İznik Konsülü) düzenleyen Papanın ismine atfen, bu takvime Gregorien (milâdî) Takvimi denir.

Gregorien Takvimi Fransa’da 1582 yılında kabul edilerek, 9 Aralık 1582′den hemen 20 Aralığa geçilmiştir. İngiltere 1752 yılının 3 Eylül günü kabul ettiği bu takvimle doğrudan 14 Eylül gününe geçmiştir.

Gregorien takviminde yılbaşının 1 Ocak tarihi olarak kabul edilmesi 1752 yılında gerçekleşti. O tarihe kadar 24 Aralık ile 1 Ocak tarihlere çiftyıl adı verilmekteydi.

On iki aydan oluşan miladi yılın aylarının isimleri ve bu ayların süreleri şöyledir: Ocak 31; Şubat 28, 29; Mart 31; Nisan 30; Mayıs 31; Haziran 30; Temmuz 31; Ağustos 31; Eylül 30; Ekim 31; Kasım 30; Aralık 31. Ayrıca her yıl ilkbahar, yaz, sonbahar, kış olmak üzere dört mevsime ayrılmıştır. Yıl, her biri kavuşum ayının dörtte birine tekabül eden elli iki haftaya bölünmüştür.

Milâdî yılı Hicrî yıla çevirmek için önce eldeki milâdî tarihten 622sayısı çıkarılır; kalan sayı 33′e bölünür; bölüm, kalan sayıya eklenir: Hicri yıl = (Milâdi yıl-622) x 31 Bir hicri yılı milâdi yıla çevirmek için ise şu formül uygulanır:

Miladi yılı = Hicri yılı x 33 + 622

Her ne kadar miladi takvim Hz. İsa’nın doğum gününü 1 Ocak (başlangıç) olarak kabul ediyorsa da bunun kesin olmadığı bilinmektedir.
Türkiye’de Miladi Takvimi İlk olarak Osmanlı devletinde İttihat ve Terakki partisi zamanında Takvim-i Garbi ismiyle 1917′de yürürlüğe konan Hıristiyan takvimi, Cumhuriyetin kurulmasıyla gerçekleştirilen köklü devrimler sırasında resmen kabul edilmiştir. 26 Aralık 1925 tarih ve 698 sayılı “Takvimde Tarih Mebdeinin Tebdili” hakkındaki kanunla, Hicri 1342 Ocak ayının ilk günü 1 Ocak 1926 olarak değiştirilmiş ve bu tarihten itibaren yeni takvim yürürlüğe girmiştir. T.B.M.M. tutanaklarında kanun şu şekilde resmilik kazanmıştır:
Kanun No: 698. Kabul tarihi: 26.12.1925. Madde 1. Türkiye Cumhuriyeti dahilinde resmi devlet takviminde tarih başlangıcı olarak uluslararası takvim (milâdî Gregorien) başlangıç kabul edilmiştir.

Madde 2. 1341 senesi Kânûn-i evvelinin otuz birinci gününü takip eden gün,1926 senesi Kânûn-i sânîsinin birinci günüdür.
Madde 3. Hicrî Kamerî takvim öteden beri olduğu üzere özel hallerde kullanılır. Hicrî Kamerî ayların başlangıcını rasathane resmen tesbit eder.

Madde 4. İşbu kanun neşri tarihinde muteberdir.
Madde 5. İşbu kanunun ahkâmını icraya İcra Vekilleri Hey’eti memurdur T.B.M.M. Kanunlar Dergisi, c.1 V, Atatürk İnkılâbı, Kültür Bak. Yay. Ankara 1984, s. 497).

“1927 yılından itibaren Türkiye müslümanları ve hristiyanlar halkı ilk kez ortak bir yıl hesabı kullanmaya başladılar. Aynı şekilde, yine ilk kez, birçok Türk, Avrupa âdetlerine uyarak yılbaşlarında birbirlerine iyi dileklerini ilettiler” (bk. Paul Geııtizon, Mustafa Kemal ve Uyanan Doğıı, çev. Fethi Ülkü, Kültür Bakanlığı yayınları, Ankara 1983. s. 145. Gotthard Jaschke, Yeni Türkiye’de İslamlık, Türkçesi, Hayrullah Örs, Ankara, 1972. s. 29-30).

Cumhuriyet devrimlerinden sadece birisi olan milâdi takvimin kabulüyle Türkiye müslümanlarının bin yıllık islamî geçmişleriyle aralarına engeller konulmuş ve bundan böyle hristiyan Noel baba kültürü halk arasında yaygınlık kazanarak batılılaşma resmî devlet politikası halini almıştır. Hafta tatilleri pazar gününe alınmış,1935 yılında ise Yahudilerin hafta tatilleri olan cumartesi günleri yarım gün tatil edilmiş, 1974 yılında cumartesi tatili tam güne çıkarılmıştır. Ancak Müslümanların tatili olan cuma günleri için aynı durum söz konusu olmamıştır.