Sizden gelen soru:

[box type=”success” ] Toplumumuzun temel ihtiyaçları neler? [/box]

Cevap:

Toplumsal İhtiyaçlar

Toplumun ve insanların temel ihtiyaçlarını maddeler halinde sıralayalım.

  1. Eğitim
  2. Sağlık
  3. Beslenme
  4. Barınma
  5. Güvenlik
  6. Adalet
  7. Sosyal Haklar
  8. Çevre

İnsanların beslenme, barınma, sağlık ve eğitim gibi bazı temel ihtiyaçları vardır.Bu ihtiyaçlarına bazen resmî kurum ve kuruluşlar, bazen de sivil toplum kuruluşları hizmet eder.Türkiye Kızılay Derneği gibi kurumları sağlık için hizmet eden sivil toplum kuruluşlarına örnek verirsek Millî Eğitim Bakanlığını da eğitim için hizmet eden resmî kuruluşlara örnek verebiliriz.

insan hakları

Toplumun Temel İhtiyaçları

İnsan hayatına çoğu zaman hakim olan unsurlar, akıl değil de duygu, tutku ve heyecanlardır. Bu durum, psikolojik güdülerin kişinin hareket ve davranışlarını yönlendirmedeki önemini belirtme açısından dikkat çekicidir.

Hareket ve davranışlarla, kişinin hadiseleri anlamlandırma ve ruhsal hayat arasında sıkı bir ilişki vardır. Ruhi ihtiyaçlar, gerek çocuk ve gerekse büyük yaşlardaki insanlar için fevkalade önemlidir. Nitekim ruhsal ihtiyaçları zamanında karşılanmamış çocuklar, büyüdüklerinde davranış bozuklukları gösterebilirler. Psikolojik güdüler, biyolojik güdülerin aksine öncelikle öğrenme tarafından belirlenir. Bunlar, gelişimin daha sonraki bir aşamasında ortaya çıkar ve temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra önemli hale gelirler. Büyüdükçe de, kişinin sosyal boyutları da gelişir ve karmaşıklaşır.

Çoğu kere psikolojik oluşumların sonu kalpte biter. Kalp de değişik etkilere açık olan bir hal içinde bulunmaktadır. İnsanın iç alemindeki oluşumlar, dış aleme, başka bir ifadeyle sosyal hayata intikal etmekte ve orada iyiden veya kötüden yana değişmeler meydana getirmektedir. Taşlaşmış kalp, imana yakın olmayıp; gelişmeye, değişime ve yenilenmeye kapalıdır.

Bir psiko-sosyal ihtiyaç olarak güven duygusu ve emniyet hissi, insanın asli ihtiyaçlarındandır. İnsanın kendisini emniyette hissetmesi, güven ve başarıya ***ürürken; korku da başarısızlığa yol açmaktadır. Güven, zihnin yüce ve asil yönlere doğru kesin bir umut ve kendine inançla yola çıktığı duygudur. Beceri ve güven, yenilmeyen ordulardır. Olumlu duygu ile renklendirilmiş bir tutum olan güven, olumsuz duygulara bağlı olan güven eksikliğine galip olduğunda başarı kendiliğinden gelecektir.

İnsan kuvvetli olduğunda büyüklenme, zayıf olduğu durumlarda boyun eğme (sığınma/edilgenlik) güdüsüne sahiptir. İnsanlar, toplum içindeki tutum ve davranışlarıyla kendilerine karşı da özsaygı ve değer kazanırlar. Bu, kişilik gelişimi açısından son derece önemlidir.

Güven duygusunu mutlak tatmin edecek olan Yaratıcı’ya inanma ve O’na dayanmadır.

Psiko-sosyal ihtiyaçların tatmini kişinin toplumda bir yer ve değer kazanması açısından önemlidir. Söz konusu bu ihtiyaçları belirli ölçüde giderilmeyen insanlarda bazı davranış bozuklukları kendisini göstermektedir.

Toplumsal hayat, insanların belli kurallar dahilinde tutum ve davranış sergilemesini gerektirir. Kendisine belli bir değer atfedilen hürriyet gaye değil vasıta ve ancak hakikatin köklerine mahsus bir haktır. Dolayısıyla hürriyet; ilkesizlik, her istediğini yapma ve başıboşluk demek değildir. Çünkü bu anlamdaki mutlak hürriyetten bahsetme imkansızdır. Hürriyet, sadece bedensel isteklerin tatminine yönelik olamaz. Gerçek hürriyet, insanların yaratıcılarına uygun bir hayat tarzı ve bir yaşama hakkı elde ettikleri, Yaratıcılarına hakkıyla kul olabildikleri an gerçekleşecektir. Hürriyet, içsel ve vicdanî bir değer olup Allah iradesine teslimiyet, insanların iradelerine karşı bağımsızlık demektir. Hasretin acısı ne kadar kuvvetli olursa, kavuşmanın zevki de o kadar büyük olur. Nefs ve ruh hürriyeti şeklinde iki hürriyetten bahsetme olasıdır. Ruhun hürriyeti hakikate esir olmak, nefsin hürriyeti ise, nefsin her isteğini yapmaktır ki, bu aslında nefse esir olmaktadır. Bu görüş insanın çelişkili iki bileşenden oluştuğu yargısından kaynaklanmaktadır. Bu hürriyetler birbirlerine kapalı kalpler sistemiyle bağlıdır. Nefs hürriyeti genişledikçe ruh hürriyeti, fert hürriyeti genişledikçe de cemiyet hürriyeti daralacaktır.

Asıl hürriyet, manevî hayat aleminde mümkündür. Çünkü tabiat aleminde günahlar yerçekimi fonksiyonu görürler. Kişi manen yükselip günahlardan uzaklaştığı ölçüde rahat olur ve hürriyete kavuşur. Manevî hayat, hürriyet alemidir; tabiat alemi ise hürriyete zıt bir alemdir. Binaenaleyh, insan hayatında manevi hayatın idealleri ne derece önem kazanırsa; tabiatın esirliğinden o derece kurtulur, o derece serbest ve bağımsız olur.

İnsanları bir arada tutan şeyler de, maddî menfaat ve çıkarlardan çok, manevî bağlardır. Maddi çıkarlar üzerine oluşturulan bağlar çabuk yıpranır. Para bile, maddî varlığı sebebiyle değil, ancak insanların ona verdikleri kıymet sayesinde geçerli olmaktadır.

İnsanın en sağlam ve temelli olan psikolojik ihtiyaçlarından birisi de dindir. Çünkü din, kişilik üzerinde müspet tesirler bırakarak onu kuvvetlendirmekte ve kişilik bütünlüğünü etkilemektedir.

İhtiyaç kelimesinin Kur’an’daki geçiş şekli zaman zaman Türkçe’de de kullandığımız ‘hacet’ kelimesidir. Bu kelime, Yusuf Suresi 68. ayette, ‘Yakup (a.s.)’ın içinden geçirdiği bir istek ve dilek’, Gafir Suresi 80. ayette ‘gönüllerdeki arzu’ ve Haşr Suresi 9. ayette ‘kişinin içinde hissettiği eksiklik ve ihtiyaç’ anlamında zikr olunmaktadır.

Toplumun Temel İhtiyaçlarını Karşılayan Kurumlar

1. Eğitim Kurumları:
Toplumumuzun eğitim ve öğretim ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturulmuş kurumlarımızdır. Eğitim kurumlarımız Milli Eğitim Bakanlığıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı;

  • Eğitim sisteminin belirlenmesinde,
  • Okullarda okutulacak derslerin müfredatının hazırlanmasını ve uygulanmasını,
  • Okul ihtiyacı olan yerleşim yerlerini tespit ederek okul yapılmasını,
  • Okulu olmayan köylerdeki çocukları da en yakın okula taşıyarak toplumun eğitim ihtiyacını karşılamaya çalışmaktadır.

Ülkemizdeki eğitim ihtiyacı şu eğitim kurumları tarafından sağlanmaktadır:

  • Kreşler ve anaokulları,
  • İlköğretim okulları,
  • Ortaöğretim kurumları (Liseler) Dershaneler ve sürücü kursları,
  • Üniversiteler,
  • Halk Eğitim Merkezleri,
  • Açıköğretim Okulları.

2. Sağlık Kurumları:
Her toplum için sağlığın önemli bir yeri vardır.
Sağlıksız nesillerin yaşadığı toplumlar ilerleyip kalkınamazlar. Bu nedenle ülkemizde de sağlığa önem verilmiştir. Devlet, topluma sağlık hizmeti vermesi için pek çok kurum oluşturmuştur.Sağlık kurumlarımız, insanların hastalıklardan korunması, teşhis ve tedavisi hizmetlerini vermek için kurulmuşlardır.

Bunların başlıcaları şunlardır:

  •  Sağlık Bakanlığı,
  •  Hastaneler,
  •  Sağlık Ocakları,
  •  Dispanserler,
  •  Sanatoryumlar,
  •  Tıp merkezleri,
  •  Sağlık evleri,
  •  Eczaneler,
  •  Doğum evleridir.

Devletin Sağlık Görevleri:

  • Sağlık kurumları açmak.
  • Sağlık kurumlarında çalışacak doktor, hemşire ve hasta bakıcıları yetiştirmek
  • Hastaların tedavileri için gerekli ilaçları ve tıbbi malzemeleri temin etmek.
  • Sağlık hizmetlerini tüm vatandaşlara götürmek.
  • Doktor ve hasta hakları korumak.
  • Sağlık kurumlarında doktor, hemşire, sağlık memuru, ebe, hasta bakıcı gibi çalışanlar vardır.

3. Adalet Kurumları:
Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır. Adalet karşısında güçlü ile güçsüz, zengin ile fakir eşit haklara sahiptir.Adalet, hukuk kurallarına göre bağımsız yargı sonucunda oluşur.Mahkemeler, vatandaşların birbirileriyle anlaşmazlıklarını çözmek, suçluları kanunlara dayanarak cezalandırmak amacıyla kurulmuşlardır.

Hakimler, savcılar, avukatlar; Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışırlar.
Mahkemeler, karakollar, cezaevleri, Adli Tıp Kurumu, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay gibi kurumları vardır.

4. Güvenlik Kurumlarımız:
Devletin kuruluş amaçlarının başında güvenlik gelir. Toplumun iç ve dış çatışmalardan ve saldırılardan korunması devletin temel görevlerindendir.

Devlet pek çok güvenlik kurum oluşturmuştur.

Bunların başlıcaları şunlardır:

  • İçişleri Bakanlığı
  • Milli savunma Bakanlığı
  • Türk Silahlı Kuvvetleri (Genelkurmay Başkanlığı)
  • Polis Teşkilatı (Emniyet Genel Müdürlüğü)

Ülkemizde iç güvenliğin sağlanmasından İç İşleri Bakanlığının sorumluluğundadır. Polis teşkilatı ve karakollar İçişleri Bakanlığına bağlıdır.

Türk Silahlı Kuvvetleri

Ülkemizi, dış tehditlere karşı korumak Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevidir.Genelkurmay Başkanlığına bağlı Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığından oluşan askeri gücümüze “Türk Silahlı Kuvvetleri” denir. Türk silahlı Kuvvetlerinin birinci görevi Türk vatanını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamaktır.

5. Sosyal Güvenlik Kurumları:
İnsanlar yaşamlarını devam ettirmek için çalışmak zorundadır. Ama hayat boyunca çalışmak, sağlıklı kalmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamak zordur. Bu nedenle çalışanların maaşlarının bir bölümü devlete bağlı sosyal güvenlik kurumlarına kesinti olarak ödenir. Bu parayla devlet çalışanlarının tedavi giderlerini karşılar.
Emekli olduklarında ise onlara ikramiye verilir, emekli maaşları ödenir, sağlık giderleri karşılanır.
Buna sosyal güvenlik sistemi denir.

Ülkemizde üç farklı sosyal güvenlik kurumu vardır. Bunlar:
Emekli Sandığı:Resmi kurumlarda çalışanların, sağlık, güvenlik gibi ihtiyaçlarını karşılayıp onları destekleyen kurumdur. Emekli Sandığı, devlet memurlarına hizmet verir.
Sosyal Sigortalar Kurumu: Resmi ve özel sektörün çeşitli alanlarında işçi olarak çalışan vatandaşların sosyal haklarını düzenleyen ve onlara hizmet veren bir kurumdur.
Bağ- Kur: Çiftçi, esnaf, zanaatkâr gibi kendi iş alanlarını kurup buralarda çalışan insanların sosyal haklarını düzenlemek için çalışır.

Bu üç kurum Sosyal güvenlik Kurumu (SGK) altında hizmet vermeye başladı.

6. Yerleşme ve Konut Edindirme(Barınma) Kurumları:
Kurulacak şehirlerin nerede kurulacağı, ev yapma izinleri, yolları, planlaması, bakıma muhtaç ve kimsesizlerin kalacak yerleri bu kurumlar tarafından yönetilir.

Bayındırlık ve iskan(yerleşme) Bakanlığı, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı(TOKİ) ve belediyeler toplumumuzun yerleşme ve konut(ev) edinme sorumluluğunu üstlenmiş resmi kurumlarıdır.

Oteller, Huzurevleri, çocuk Esirgeme Yurtları gibi belli başlı kurumları da vardır.

7. Çevre İle ilgili Kurumlar:
Ülkemizde çevre sorunlarının ortaya çıkmasını önlemek amacıyla devlet tarafından Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Yaşadığımız çevrenin düzeni, temizliği, ağaçlandırılması gibi çalışmalar bu bakanlığın sorumluluğundadır. Çevre sorunları bu bakanlığa bağlı birimler tarafından çözülmeye çalışılır.

Ülkemizin tarihi ve kültürel varlıklarının korunmasını ve ülke turizminin geliştirilmesi işini de Kültür ve Turizm Bakanlığı üstelenmektedir.

Devlet Su işleri Genel müdürlüğü, devlet Meteoroloji İşleri genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı gibi kurumları vardır.

Çevre temizliği ve düzeni, park ve bahçelerin bakımı, çevrenin korunması gibi konularda belediyeler önemli görevler üstlenir.