Bilim ve Teknoloji 

Teknolojik gelişmelerin  insan hayatında kolaylık sağlamak amacında olduğu söylenebilir. Çok doğru haklı olan bu söze katılmamak elde değil ancak şu var yaşanan teknolojik gelişmelerin çoğunda çevreye yani doğaya gereken özen gösterilmediği için yada insan sağlığına olumsuz etkileri yeterince önemsenmediği için yarar sağlaması beklenen teknoloji zarar sağlamaktadır. Bu konuda teknolojinin yarar beklenirken zarar veren gelişmelerine birçok örnek verilebilir ama burada hepsini saymak yerine bir kaçını örnek vereceğiz.

bilim, teknoloji

Çağdaş yaşama geçişin en önemli zemin hazırlayıcısı kuşkusuz bilim ve teknolojidir. Buluşlardan yola çıkarak insan gündelik hayatta karşılaştığı birçok zorluğun üstesinden gelebilmiştir. Bize sıradan gelebilecek pek çok şey aslında tek başına birer devrim niteliğindedir. Örneğin elektriksiz bir hayat düşünülemez. Fakat bundan çok değil 1000 yıl önce mum ışığı kullanılmakta idi. Sadece aydınlatma olarak değil elektrikle çalışabilen hiçbir cihaz bulunmamaktaydı. Bilimin ve teknolojinin bu yüzden çeşitli engelleri bulunmaktaydı. Elektriğin bulunuşu da bu engellerden birini ortadan kaldırmıştı. Bilimde araştırmak ve gözlem yapmak esastır. Çevresini iyi inceleyen bir araştırmacı incelemelerini daha sağlıklı temeller üzerine oturtabilir.

İlk çağlardan beri insan çevresini hep inceleme ve anlama yoluna gitmiştir. Ancak o devirlerde akla yatkın olan en iyi fikir kabul edilmiş ve doğruluğu bir daha test edilmemiştir. Örneğin dünyanın uzun bir zaman öküzün boynuzları ucunda durduğu inancı hakimmiş. Bugün bir çocuğa söylesek inanmaz ama bir devir böle geçmiş. İşte bu çağ değişimleri sırasında nasıl gelişmişlik ön planda ise bilimde de böle geçişler mevcuttur. Uzay çağı , Bilgisayar çağı vs… İnanlar araştırdıkça yeni bir şeyler bulmuş ve buldukça daha fazlasını istemiştir. Bilimsel araştırmaların yakın konularda bağlantıları mutlak olduğundan bulunan bir şeyin yakın bir projede kullanılıp geliştirilmesi de olasıdır. Keşifler bu yüzden bilimde çok önemli bir yer tutar. Kaşifleri anlamaya çalışırken yeni şeyler bulunup proje geliştiren bir çok araştırmacı zaman zaman uzun sürse de neticeye ulaşabilmişlerdir. Örneğin genetik biliminin mimarı Mendel’ in bezelyeler üzerinde çalışarak elde ettiği bilgileri geliştiren araştırmacılar sayesinde bugün en hızlı ilerleyen bilim kollarından biri olan Moleküler Biyoloji ve Genetik dalının temelleri atılmış oldu

Kısaca Teknolojinin Zararları

1) Teknolojik aletlerin bir kısmının zararlarının yanında yararları da vardır ancak; Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarının hala bir yararı bulunamamıştır. Şu an bile dünyada 27000 nükleer silah var ve bunlardan 4000’i her an harekete geçebilir.

2) Çernobil kazası, radyasyon yayan cep telefonları, teknolojinin büyük icatlarından biri olan sigara nedeniyle teknoloji, kurbanlarını tedavi etmekle zaten yükümlüdür. Ancak günümüzde uygulanan kemoterapi bir çok tedavi yöntemi hastalığın kendisinden daha kötüdür.

3) Bir çok çocuk ve yetişkin bilgisayar karşısında fazlasıyla zaman geçirmektedir. Bunun sonucunda da bel fıtığı, boyun fıtığı, bel ve boyun ağrıları, obezite gibi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Teknoloji bu hastalıkları tedavi edebilse de hastaların çektiği acıların bedeli asla ödenemez.

4) Çıkan bir çok yeni ürün bize kültürümüzü unutmuştur. Fast food adı verilen hızlı yemekler yüzünden, Türk mutfak kültürü büyük zararlar görmüştür. Teknoloji sayesinde dilimize yeni giren, ve MSN’ce konuşulan sözcükler Türkçe’mizi bozmaktadır.

5) Teknoloji yüzünden fabrikalarda çalışan bir çok insan işsiz kalmıştır. Ayrıca yine teknoloji yüzünden, nalburluk, kabavçılık, kunduracılık gibi bir çok meslek unutulmuştur.

6) Gezegenimizin en büyük sorunu olan Küresel ısınma felaketine teknoloji sebep olmuştur.

Teknolojinin Getirdiği Zararlar

1-) Teknolojinin insan yaşamı üzerine olumlu birçok etkisi olduğu gibi olumsuz birçok etkisi de vardır. Teknolojik gelişmeler ülkeler arası rekabeti meydana getirir. çünkü;teknoloji üreten ülkeler diğer ülkeler karşısında özellikle ekonomik ve askeri yönden üstünlük sağlar bu da büyük bir rekabete yol açar. Teknolojik gelişmelerle birlikte teknolojik gelişmeyi gerçekleştiren ülkeler diğer ülkelere bir hakimiyet sağlamış olurlar. Bu durum da hep daha fazlasını daha iyisini istemeye neden olur. Bunun sonucunda teknolojisi üstün olan ülkeler diğer ülkelere baskı uygular ve o ülkeleri kendi himayeleri altına almak isterler. çünkü teknolojisi üstün olan ülkelerin ekonomik durumları, askeri durumları, eğitim durumları, sağlık durumları ve hemen hemen her alandaki durumları diğerlerine göre daha iyidir.

Dünyanın varolduğu her dönemde insanlar arasında ve topluluklar arasında mutlaka ama mutlaka rekabet yaşanmıştır. Ancak teknolojinin hızla gelişmesiyle ve özellikle sanayi devriminden bu yana dünyada sömürgecilik sistemi gittikçe artmıştır ve günümüzde de devam etmektedir. Teknoloji dünyada küreselleşmeye ve sömürgeleşme hareketlerine yol açtığı gibi sömürgecilik bir yönüyle sermaye ihracı demektir. Bu nedenle sömürgeciliğin yayılmasıyla birlikte dünyanın her yerinde kapitalizm hızla yayılmaktadır. Tüm bunlar da dünyada açlık,gelir dağılımında adaletsizlik ve savaşlara en kötüsü nükleer savaşlara neden olmuştur. (Atom bombasının patlaması)

2-) Teknolojik gelişmelerin neden olduğu birçok hastalık vardır özellikle son 30 yıldan bu yana bu konuda birçok araştırma yapılmaktadır. örneğin 1994’te Abd’de ve Finlandiyada yapılan araştırmalar elektromanyetik alanların çok sık etkisinde kalan işçilerde Alzheimer hastalığının normal insanlara göre daha çok görüldüğünü ortaya koydu. 1998’te gerçekleştirilen bir başka araştırmada radyo operatörleri, endüstriyel donanım işçileri, veri işleme aygıtı tamircileri, telefon hattı işçileri, elektrik santralleri ve trafo merkezlerinde çalışan işçilerde film makinistlerinde Alzheimer Parkinson gibi hastalıklarla birlikte başka birtakım nörolojik bozuklukların daha çok ortaya çıktığı anlaşıldı.

1979’da Abd’de yapılan bir araştırmada enerji iletim hatlarına 40 m’den fazla yaklaşan çocukların normal çocuklara göre 2-3 kat daha fazla kansere yakalandığı ortaya çıktı.

Haziran 1998’de Almanyada yapılan bir araştırmada cep telefonlarının yüksek tansiyonla ilişkisi ortaya kondu. İngilterede yapılan bir başka araştırmada cep telefonu kullanıcılarının baş ağrıları, baş dönmesi ve dikkat dağınıklıkları gözlendi. Dünyada 200 milyon cep telefonu kullanıcısı var ve cep telefonlarının kanserle ilişkisi merakla araştırılıyor. Beyinlerinde tümör oluşmuş onlarca kişi iletişim şirketlerine dava açmış durumda.

3-) Cep telefonlarının insan sağlığını olumsuz etkilediği ortaya konuldu.

4-) Son yıllarda teknoloji ve sanayinin hızla gelişmesi, çevre sorunlarının da artmasına sebep olmuştur. Artan nüfusla birlikte devreye giren altyapılar, faaliyete geçtikleri günde bile yetersiz kalmaktadır. Bu plansız endüstrileşme ve sağlıksız kentleşme, nükleer denemeler, bölgesel savaşlar, verimi artırmak amacıyla tarımda kimyasal maddelerin bilinçsizce kullanılmasıyla birlikte, gerekli çevresel önlemler alınmadan ve arıtma tesisleri kurulmadan yoğun üretime geçen sanayi tesisleri, çevre kirliliğini tehlikeli boyutlara çıkarmıştır. Yapılan araştırmalar Dünyadaki mevcut çevre kirliliğinin% 50’sinin, son 35 yılda meydana geldiğini ortaya koymaktadır.
Hızlı nüfus artışı, çevre sorunlarına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Türkiye, OECD ülkeleri arasında en yüksek nüfus artış oranına sahiptir. Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.
Bilgi çağının gelişmiş ülkeleri 21. yüzyıla teknolojinin doruğuna ulaşmış olarak girme çabaları içindeyken, teknolojinin insanlığa sağladığı yararlar yanında, canlılar ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri her geçen gün artmaktadır.

20. yüzyıl başlarında tüm dünyada hızlı kentleşmenin, artan nüfusun ve hızla gelişen teknolojinin yarattığı önemli bir çevre sorunu haline gelen gürültü kirliliği üzerinde durulması gereken önemli bir konu haline gelmiştir. Kısaca teknolojik gelişmenin doğal sonucu olarak gürültüye maruz kalan insan sayısı da hızla artmıştır. ülkemizde son yıllarda gürültünün insan sağlığı ve çevresi üzerindeki olumsuz etkileri arttıkça bu konuda yapılan araştırmaların sayısında önemli bir artış görülmüştür.

Gürültü; insanların işitme sağlığını ve algılamasını olumsuz etkileyen, fizyolojik, psikolojik dengelerini bozabilen, iş performansını azaltan önemli bir çevre kirliliği türüdür.Akustik kirlilik ya da gürültü; gelişmiş ülkelerde diğer kirlilik türlerine göre daha yaygın bir tür olarak; kişisel ve toplumsal yaşam kalitesinde düşüşe neden olmaktadır. Fabrikalar çevre kirliliğine neden olur.

5-) Televizyon ve internet aile içi iletişimi koparmaktadır. Aile içi iletişimin kopması çocukları da aileden koparıp yalnızlığa itmektedir.

6-) Uygulanmakta olan mevcut biyoteknolojik yöntemlerle bitkisel ürünlere aktarılan genler bitki, bakteri ve virüs kaynaklıdır. Gen aktarımı veya değişikliğe uğratılması sırasında antibiyotik dayanıklılık genleri kullanılmaktadır. Gen aktarımı ile birlikte diğer organizmalardan hastalık ve alerji yapacak özelliklerin taşınma olasılığı transgenik ürünlerin birincil ve ikincil metabolik ürünleri içinde beklenmeyen biyokimyasal ürünlerin bulunması riskini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, antibiyotik dayanıklılık genlerinin insan ya da hayvan bünyesine geçmesi nedeniyle dayanıklılık oluşması, transfer edilen genlerinin insan ya da hayvan bünyesine geçmesi nedeniyle dayanıklılık oluşması, transfer edilen genlerin insan bünyesindeki bakterilerle birleşme olasılığı, virüs kaynaklı genlerin dayanıklılık genini diğer virüslere transfer etme olasılığı da insan ve hayvan sağlığı için oluşabilecek risklerle ilgili diğer kaynaklardır.

7-) Küresel ısınma kuşkusuz günümüzün en büyük sorunlarından biridir. Ve az çok teknolojik gelişmelerle ilgisi vardır. Küresel ısınma doğaya salınan aşırı karbon salımından kaynaklanmaktadır. Karbon salımı da fosil kaynaklı yakıt kullanımından kaynaklanmaktadır. Sanayi devriminden sonra makineleşmeyle birlikte fabrikaların bacalarının doğaya saldığı karbon salımı bunun en belirgin delilidir.

8-)Uzay yarışı Abd ve Sscb arasında 1957’den 1975’e kadar süren resmi olmayan rekabettir. Uzaya uydu ve sonda yollayarak keşfetmek, insan göndermek, ay’a insan indirmek gibi çabalar içerir. Uzay savaşı soğuk savaşın bir parçasıdır. Yarışın başlangıcı, 2.Dünya savaşı’ndan kalma roket teknolojisine, savaştan sonra ortaya çıkan uluslararası gerginliğe ve Sovyetlerin 4 ekim 1957′de Sputnik 1 adlı ilk yapay uyduyu fırlatmasına dayanır. Uzay Yarışı, soğuk savaş döneminde SSCB ve ABD arasındaki kültürel ve teknolojik rekabetin önemli bir parçası haline geldi. İki ülkenin birbirini olası bir sıcak savaştan önce moral olarak çökertme çabalarında, uzay teknolojisi araç olarak kullanıldı.

Uzayın olanaklarından yararlanmak için yapılan çalışmalar soğuk savaşın bir parçası haline gelmiştir.

9-) Teknolojinin olumsuz sonuçlarından bir tanesi de halktaki tüketim kültürünü yükseltmesidir. Günümüzde oldukça yaygın olan ve gittikçe ivmesini arttıran tüketim kültürü halkın sosyokültürel yapısına zarar vermektedir. ’Komşum da var ben de neden olmasın?’ sorusunu soran insanlar gittikçe doyumsuzlaşmakta ve anlamsız bir tüketim bilinci içerisine girmektedir. Teknolojinin bu sorunla yakından ilgisi vardır. özellikle sanayi devriminden sonra makineleşmeyle birlikte bir ürünü çıkaran sermaye az geçmeden başka bir ürünü piyasaya sürmekte ve can alıcı reklamlarla kamuoyunu cezbetmektedir.

10-) İnternet insanların işlerini hızlı ve kolay bir şekilde yapan, günümüzde insanlığın vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak bununla birlikte işlerini bir tıkla yapan insanlar günlük hayatta uzun uğraşlarla başarılabilen işler için yaptıkları çalışmalar da zorlanmaktadırlar. Bir tıkla birçok işini sanal ortamda halleden insanoğlu günlük hayatta kitap okumak, ders çalışmak, bir yarışma için proje hazırlamak… gibi konular için çalışırken zorlanmaktadır.Uzun uğraşlar sonunda çalışmasının meyvesini toplamaya değil, bir tıkla işlerini yoluna koymaya alışmış olan biz insanlar günlük hayattaki işlerimizde ister istemez zorlanmaktayız.

11-) Günümüzde bilgisayara bağımlı hale gelen insanların sayısı yadsınamayacak kadar çoktur. Bilgisayar bağımlısı insanlar günlerinin büyük bir kısmını bilgisayar ekranının başında geçirmektedir. Bilgisayara uzun süre gözlerini dinlendirmeden bakan insanlarda göz bozuklukları, kurallara uygun olarak oturmayan insanlarda bel, boyun rahatsızlıkları diğerlerine göre daha sık görülmektedir. Ayrıca zamanlarının büyük kısmını bilgisayar başında geçiren insanlarda sürekli hareketsiz kalmaları nedeniyle şişmanlık diğer insanlara göre,daha fazla görülmektedir. Yine zamanlarının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçiren insanların büyük bir kısmının sörf yaparak zaman öldürdüğü bilinen bir gerçektir.