Matematik Dersi

Var olan bütün bilimlerin temelini oluşturduğu teorik olarak kabul edilen Matematik bilimi nedense ülkemizde özellikleöğrenciler arasında sevilmeyen dersler arasında ilk sırada yer almaktadır. Bunu çeşitli nedenlere bağlamak mümkündür. En çok da eğitim sisteminde var olan olumsuzlukların bu duruma yol açmasından şikayet edilmektedir. Biraz olsada Matematik biliminin sevdirilip olduğundan daha çekici hale getirilmesi ile ilgili bazı bilgiler sunacağız. Şunu unutmayalım Matematik olmazsa şu an için çevrenizde gördüğünüz çoğu şey olmazd :)

matematik, ödev, ders, sayılar

Matematik Dersini Zevkli Hale Getirmek

Matematik günlük yaşantımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Ancak son yıllara kadar uygulanan matematik ders programlarında, matematiğin günlük yaşamla ilişkisini kuran yöntem ve teknikler çok tercih edilmemiştir. Bu durum, öğrencilerin matematiğe karşı ilgilerini olumsuz yönde etkilemiş, matematiği ezberlenerek öğrenilen bir ders haline dönüştüren etkenlerden birisi olmuştur. Son yıllarda uygulanmaya başlanan yapılandırmacı öğrenme yaklaşımı temelli matematik öğretim programları, matematiğin bu reddedilemez yönünü öne çıkarmış ve bu yöndeki çalışmaların artmasını sağlamıştır.
Matematik dersini daha ilgi çekici ve keyifli hale getirmek matematik öğretmenlerinin birincil hedefi haline gelmiştir. Bu noktadan hareketle planlanan çalışmamızda, ilköğretim okulu öğrencilerimizin matematiksel kavramları bir bütün halinde ifade edebilmelerini, kavram yanılgılarını tespit edip düzeltebilmelerini sağlayacak öykü, şiir ve karikatür oluşturmaları hedeflenmiştir.

Alan araştırması yöntemi kullanılmış olan bu çalışmaya, TVO Özel Şişli Terakki İlköğretim Okulu’ndaki 6. sınıf düzeyinde 240, 7. sınıf düzeyinde 250 öğrenci katılmıştır. İlk olarak öğrencilerle ünite sonlarında matematik öğretmenleri tarafından oluşturulmuş matematiksel hikayeler paylaşılmıştır. Öğrencilerden, matematiksel kavramları ve bu kavramlar arasındaki ilişkileri günlük hayatla bağdaştırarak ve yaratıcılık becerilerini ortaya koyarak öykü, şiir ve karikatür oluşturmaları istenmiştir. Veri toplama araçları olarak öğrenci ürünlerini (öykü, şiir, karikatür) matematiksel ve edebi kriterlere göre değerlendirmek amacıyla matematik öğretmenleri tarafından oluşturulan “Matematiksel Öykü, Şiir ve Karikatür Değerlendirme Formu” ve çalışma sonunda öğrencilerin uygulama süreci ile ilgili görüşlerini almak amacıyla matematik öğretmenleri tarafından oluşturulan “Matematiksel Öykü, Şiir ve Karikatür Öğrenci Öz Değerlendirme Anketi” kullanılmıştır.

Öğrenciler tarafından oluşturulan ürünler, matematik öğretmenleri tarafından ünitedeki kavramlar ve kavramlar arasındaki ilişkileri taşıyıp taşımadıkları göz önüne alınarak “Matematiksel Öykü, Şiir ve Karikatür Değerlendirme Formu” yardımıyla kontrol edilmiştir. Bu süreç sonunda ortaya çıkan çalışmaların özgün, içerik açısından nitelikli ve kavramlar arasındaki ilişkileri gösterme açısından başarılı olduğu gözlenmiştir. Öğrenci ürünlerindeki kavram yanılgıları ve öğrenme eksiklikleri tespit edilerek bu yanılgıların giderilmesi konusunda çalışma yapılmıştır. Bu çalışmaya katılan öğrencilerden “Matematiksel Öykü, Şiir ve Karikatür Öğrenci Öz Değerlendirme Anketi” aracılığı ile elde edilen veriler sonucunda aşağıdaki bulgulara ulaşılmıştır:

1) Geçmiş yıllara ait matematik konulu hikaye-şiir ve karikatürler öğretmenleriniz tarafından sizlerle paylaşıldığında neler düşündünüz?

Çalışmaları beğendim, derse karşı olan ilgimi arttırdı 67%

Çalışmaları beğenmedim. 25%

2) Sizden böyle bir çalışma (hikaye-şiir ve karikatür yazmanız) beklendiğinde ne düşündünüz?

Sevindim, ben de yapabilirim diye düşündüm 73%

Üzüldüm, ben yapamam diye düşündüm 16%

3) Matematiksel kavramları ve bu kavramlar arasındaki ilişkileri ürünlerinizde doğru bir şekilde kullandığınızı düşünüyor musunuz?

Evet 53%
Kısmen 37%
Emin değilim 3%
Hayır 3%

4) Bu çalışma size ne kazandırdı?

Matematiğe karşı ilgim arttı 49%
Matematiği farklı bir dille ifade etmek hoşuma gitti 65%
Konuyu daha iyi anladım 46%
Konudaki eksiklerimi görmeme yardımcı oldu 25%
Konudaki eksiklerimi tamamlamama yardımcı oldu 25%

Sonuç olarak bu çalışma, öğrencilerimizin matematiğe karşı ilgilerini arttırmış, matematik dersine yaklaşımlarını olumlu yönde etkilemiş, öğrenilen bilgileri günlük hayatla ilişkilendirme ve somutlaştırma yönünde adım atmalarını sağlamıştır. Ayrıca öğrencilerimizin matematiksel bilgilerini edebi yönleriyle ilişkilendirme konusunda farkındalık kazandıkları gözlemlenmiştir. Bu uygulama, matematiği ezberlenen ve korkulan bir ders olmaktan çıkarıp, dersi çekici hale getirme, diğer disiplinlerden ve yaşamdan soyutlanmış bir alan olmadığını gösterme konusunda öncü olmuştur.
Pınar KADIYORAN-Mutlu BİÇER

Çocuklara Matematiği Sevdirmenin Yolları

Matematiği sevdirirken öncelikle gerçek hayatla matematik arasında bir bağ kurmalısınız.

İşte çocuklarınıza matematiği sevdirmeniz için birkaç öneri:

1. Plastikten yapılan sayma fasulyeleri ya da çubuklar yerine çocuklarınıza, gerçek fasulye, kuru baklagiller, tahıllar verin. Bu yiyecekleri sayarken çocuklarınız daha fazla eğlenecektir.

2. Mümkünse çocuklarınıza parayı öğretirken gerçek para kullanın. Kağıt parçaları ya da gazoz kapakları yerine gerçek metal ve kağıt paraları göstererek değerlerini anlatın.

3. Formülleri ve istatistikleri öğretmek içinsporistatistiklerini kullanın. Kazanma yüzdelerini ve averajları hesaplamak için çocuklarınıza spor sayfalarını verin.

4. Çocukların gerçek hayattaki ilgileriyle matematik arasında bir bağlantı kurun. Çocuklar bir şeyler atıştırmayı severler. Derslerde çocukların sayı saymalarına yardımcı olmak için patlamış mısır ya da şekerleme türü yiyecekler kullanmasına izin verin. Böylece çocuklar bu dersi daha fazla seveceklerdir.

5. Çocukların çözmesi için eğlenceli kelime problemleri oluşturun. Çocukların ismini bu kelime problemlerinin içine yerleştirin. Matematik problemlerinde gerçek hayatın deneyimlerini kullanın.

6. Her şeyi santimetreler şeklinde ölçmek yerine işe biraz eğlence katın. Cetvel yerine şekerleme ya da kraker gibi yenilebilir nesneler kullanın.

Matematiği Sevdirmek İçin Yöntemler

Çocukların hayatında matematik önemli bir yer kaplar, onlar bilsin ya da bilmesin… Küplerden kurdukları binaları dengelerken ya da bir paket krakeri arkadaşı ile eşit olarak paylaşırken matematik bilgilerini kullanırlar. Çocukken matematikle barışık olmalarını sağlamak için en iyi zaman okul öncesi dönemdir, çünkü bu yaşlarda henüz matematik korkusu gelişmemiştir. Bu nedenle de matematiğin eğlenceli yüzünü tanımak için daha uygun bir zaman olamaz.

Çocukların bu yöndeki gelişimlerini desteklemek için onlara araştırabilecekleri, meraklarını giderebilecekleri, neden sonuç ilişkisi kurabilecekleri, çeşitli fikirler öne sürerek tahminlerde bulunabilecekleri fırsatlar verilmeli ve bu yönde eğitim ortamları hazırlanmalıdır. Bu yaşlardaki matematik çalışmaları sayesinde ileriki yıllarda çocuklar matematik alanında daha başarılı olabilir. Özellikle ilkokul yıllarında çocukların matematik korkusu geliştirmemeleri, matematiği sevmeleri, matematik öğreniminden heyecan duymaları, okul öncesi yıllardaki matematik yaşantılarıyla yakından ilgilidir. Kaldı ki okul öncesi yıllar birçok matematik kavramının temellerinin kazanıldığı da yıllardır. Bu dönemde çocuklar günlük yaşantılarında matematikle ilgili pek çok temel kavrama başvururlar ve bu kavramları öğrenmeye başlar. Bu dönemde çocuklar miktar, sayılar, toplama ve çıkarma, kümeler, kesirler, geometrik şekillerle ilgili pek çok matematik kavramını öğrenebilir.

Uzunluk Ölçülerini Anlatma

Uzunluğu nedir?”, “Boyu ne kadar?” gibi kavramları açıklayın.

Yılan yarışları: Çocuğunuz ve kendiniz için bir top oyun hamuru alın. Üçe kadar saydığınızda hamurdan parçalar koparın ve hamurlan elleriniz arasında yuvarlayarak yılanlar elde edin. 15 saniyenin sonunda hepsini yan yana dizin ve, “Hangisi daha uzun?” diye sorun.

Adım adım: Alışveriş merkezinin otoparkında çocuğunuza “Sence kaç büyük adımda kapıya ulaşabilirsin?’ diye sorun. Adımlarını onunla beraber sayın. Dönüşte, bu kez küçük adımlar atarak birlikte yüksek sesle adımlarını sayın. Daha sonra çıkan rakamlan kıyaslayın.

Yaprak birimi ile ölçün: Bahçede ya da parkla t%ük bîr yaprak bulun. Çocuğunuza, “Boyun kaç yaprak eder?” diye sorun. Yaprağı parktaki bankları, salıncağı ölçmek için kullanın.

Kapasite ve Hacim Konusu

Vereceğiniz bilgileri çocuğunuzun boş ve dolu hakkında bildikleri üzerine kurun.

Elmalı pasta hesabı: Elmalı turta hamurunu kaba yerleştirdikten sonra, çocuğunuza turtanın içini doldurmak için kaç tane elmaya ihtiyacınız olduğunu tahmin etmesini isteyin. Elmaları keserken sizi izlemesine İzin verin ve o sırada ona ne yaptığınızı anlatın: “Bir elmayı ikiye bölüyorum, daha sonra hepsini dörde bölüyorum. Simdi de elmaları hamurun içine yerleştiriyorum. Turtanın içi yeteri kadar doldu mu?”

Kum havuzu problemi: Ölçü kaplarını parkın kum havuzuna götürün. Yarım kapları kumla doldurun ve ona tam kabı doldurmak için kaç tane yarım kap kullanması gerektiğini sorun. İki yarım kabın nasıl tam bir kap ettiğini anlatın ve üçte bir ve çeyrek kapların tam bir kabı kaç kerede doldurduğunu keşfetmesine izin verin. Su işleri. Banyo vakti çocuğunuza farklı boyutlarda kaplar verin. Çocuğunuzdan, daha büyük bir kaptan daha küçük bir kaba su aktarmasını isteyin ve “Hepsi sığdı mı? Sence neden sığmadı?” gibi sorular sorun.

Ağırlık Konusunu Anlatma

Sadece kilolardan bahsetmeyin, çocuğunuzun ağırlıkların farkını hissetmesini de sağlayın.

Temizlik takımı: Çocuğunuzdan aynı boyutta iki sepete oyuncaklarını doldurmasını ve sepetleri banyodaki tartıya taşımasını isteyin. Ona, ‘Taşırken hangisi daha ağırdı? Hadi bulalım” diyerek, sepetleri tartın. Tartının üzerindeki sayılan ona gösterin ve hangisinin daha büyük olduğunu ve bunun ne demek olduğunu ona açıklayın.

Karpuz secimi: Bir dahaki sefere karpuz, kavun ya da balkabağı aldığınızda çocuğunuzun küçüklerden birini kaldırmasını isteyin. Daha büyük birini bularak, “Bunu kaldırabilir misin?”, “Sence bu daha mı ağır görünüyor?” diye sorun.
Manavdaki terazi: Markette çocuğunuza meyve seçtirerek terazide tartmasını isteyin. Ona sadece bir kilo alacağınızı söyleyin ve bir kilo elde edene kadar denemesine izin verin.

Ölçme ve Kıyaslama

Daha karmaşık matematik bilgisi için hayal gücünüzü çalıştırın.

Oyuncak hayvan treni :Evdeki sandalyeleri tren gibi sıralayın. Biletler hazırlayarak çocuğunuzun oyuncak bebeklerine ve hayvanlarına bilet kesin. Sonra da çocuğunuzdan oyuncaklarını küçükten büyüğe dizmesini isteyin.

Şekerleme tablosu: Bir kutu renkli bonibon alarak çocuğunuza renk gruplarına göre nasıl çubuk grafik hazırlayabileceğini gösterin. Ona en çok ve en az hangi renklerin olduğunu sorun.

Kirli çamaşırlarla ders: Aynı boyutta İki havlu alın, yan yana yayarak birbirine eşit kenarları gösterin. Birini uzun kanarından, diğerinin ise kısa kenarından katlayarak hangisinin uzun olduğunu sorun. Ters tarafa katlayarak tekrar sorun.

Zaman Kavramı

Küçük çocukların saati doğru okumalarını beklemek yerine, onların zaman kavramını anlamalarına yardım edin.

Zincir takvim: Önemli bir gün için geri sayım başladığında her gün için kâğıttan bir halka yaparak, zincir takvimi hazırlayın. Her günün sonunda çocuğunuza halkalardan birini yırtmasını söyleyin. Zincirin giderek nasıl kısaldığı üzerine konuşun.

Bir dilim hayat: Çocuğunuzun sıradan bir gününü dijital makine ile fotoğraflayın. Yataktan kalkarken, kahvaltısını yaparken, oyun oynarken, yemeğini yerken vs. Ertesi gün birkaç fotoğrafın sırasını değiştirerek çocuğunuza gösterin ve fotoğrafları sırasına göre dizmesini isteyin. “Bu senin dünkü günün… Bu fotoğrafları oluş sırasına göre dizmeme yardım eder misin? Dün İlk olarak ne yaptın? Daha sonra?”

Atıştırma zamanı: Çocuğunuza atıştırması için bir kraker verin. Sonra da şeker verin. Bitirdi¬ğinde ona sorular sorun: “Hangisini bitirmek daha uzun sürdü? Hangisi daha hızlı sürdü?”

İyi Ölçü

Çocuğunuz daha küçükken çevrenizdekileri küçük ya da büyük olarak sınıflandırmak çok daha kolaydır. Ancak büyüdükçe sizi daha fazla ayrıntı için zorlamaya başlayacaktır. Aslında yanıtı bilmeniz bile, asıl zor olan onu çocuğunuzun anlayacağı bir biçimde açıklamaya çalışmaktır.
İşte size karşılaşabileceğiniz 3 soru ve 3 kurtarıcı yanıt!

1- Küvette ne kadar su var?
Yetişkin cevabı: Standart bir küvet 170 litre su alır. Çocukçaya çeviri: Küveti doldurabilmek için mutfaktaki sürahi ile 170 kere su getirmemiz gerekir, yani 170 sürahi su var!
2- Hayvanat bahçesindeki fil ne kadar ağırdır?
Yetişkin cevabı: Yetişkin bir filin ağırlığı genel olarak 4500 kilogramdan fazladır.
Çocukçaya çeviri: 50 babayı yan yana koyarsan, bir fil ağırlığı elde edebilirsin.

3- Aya gitmek ne kadar sürer?
Yetişkin cevabı: Apollo astronotlarının aya ulaşması üç gün sürer.
Çocukçaya çeviri: Biz üç kere uyuyup uyanınca Apollo gemisi aya ulaşmış olur, ama oraya araba İle gidemeyiz.