Sizden Gelen Soru:

Komşu komşunun külüne muhtaçtır ilgili kompozisyon?

Cevap:

“Komşu Komşunun Külüne Muhtaçtır”  Ne Demektir?

“Komşu Komşunun Külüne Muhtaçtır” atasözü hakkında kompozisyona geçmeden önce bu atasözünün ne anlama geldiğini öğrenmekte fayda var.Böylece atasözü hakkında yazılan kompozisyonu daha iyi anlayabilir ve hatta kendiniz yeni bir kompozisyon kolaylıkla yazabilirsiniz.Aşağıda bu atasözü ile ilgili iki farklı tanım yer almaktadır.Her iki tanımda doğrudur.

1.Tanım

Birbirine çok yakın yerlerde yaşayan insanlar, en küçük şeye bile ihtiyaç duyar ve bunun için komşusunun kapısını çalarlar. İnsanın nasıl biri olduğu komşularıyla olan ilişkisinden anlaşılır. Bazen önemsiz bir şeyin eksikliği işimizi aksatır. Bir soğan için bile komşuya koşulur. Komşu her zaman komşunun imdadına

2.Tanım

Hayat şartları insanları bir arada yaşamaya zorunlu kılmıştır. Bir arada yaşama sosyal hayatı, sosyal hayat da karşılıklı olarak yardımlaşmayı beraberinde getirmiştir. Dolayısıyla insan her meselesini tek başına halledemez olmuş, yakınındakine başvurmak zorunda kalmıştır. Bu bakımdan komşular birbirlerine en küçük şey için bile muhtaçtırlar. Çünkü en önemsiz şeyin yokluğu, büyük bir işin aksamasına yol açabilir.

Ayrıca Bakınız;

Komşulukla İlgili Atasözleri Ve Anlamları

Kompozisyon

Komşu; ev, iş yeri, köy, kasaba ya da ülke bakımından yakın olan insanların aldıkları bir isimdir. Aileden sonra en yakın sosyal çevreyi temsil eder. Hayat zordur. Hayatın zor şartları da insanların bir arada yaşamasını zorunlu kılmıştır. Bir arada yaşarken de insanların dayanışma içinde olması da çok önemlidir. Komşuluk bu bakımdan önemli bir yere sahiptir. Evde ekmek bittiğinde, acil bir şeye ihtiyaç duyduğumuzda imdadımıza herkesten önce komşumuz yetişir. Bu yüzden de “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” Bazen çok önemsiz bir şey gibi görünse de, o önemsiz şeyin yokluğu büyük işlerin aksamasına yol açabilir.

Komşuluk ilişkileri, küçük yerleşim birimlerinde, köylerde daha sağlam ve dayanışma çerçevesi içindedir. Bu dayanışmayı ne yazık ki büyük şehirlerde, kentlerde göremeyiz. Buralarda komşuluk anlamını yitirmiştir. Onun yerini sözde komşuluk yani komşusuzluk almıştır. Apartmanlarda birbirini tanımayan, konuşmayan birçok insan vardır ve bu insanlar iletişim kopukluğu içindedirler. Bu nedenle artık eskisi gibi sağlam komşulukları çok az görebilmekteyiz.

Komşusuzluk, insanı yalnızlığa ve çaresizliğe sürükler. Çünkü komşuluk, sadece maddi yönden değil, manevi yönden de önemlidir. İnsanın sevinç ve hüznünü paylaşabileceği komşuluk ilişkilerine ihtiyacı vardır. Yeri gelir komşuluk akrabalıktan da önde gelir. Hatta akrabalıktan da güçlü olabilir.

Komşunun olması, insana sosyal destek ve güç verirken komşusuzluk insana yalnızlık ve kimi zaman çaresizlik verir. Bu nedenle komşularımızın değerini bilmeli, onlarla iyi geçinmeliyiz. Komşuluk, dayanışmadır; bunu da asla unutmamak gerekir.