Sizden gelen soru:

İzmir işgalinde hangi müdafa-i hukuk cemiyeti ve milli varlığa düşmacemiyetler faaliyet göstermiştir?

Cevap:

Kısaca İzmir’in İşgali(15 MAYIS 1919)

  • Paris Konferansında belirtildiği gibi İzmir ve çevresi kendisi­ne verilen Yunanistan, 15 Mayıs günü İzmir’i işgal eder.
  • Yunanlılar işgalin haklı olduğu konusunda dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlardı.
  • Batı Anadolu’nun tarihi ve kültürel açıdan Yunanlılara ait ol­duğu, bölgede Rumların çoğunlukla olduğu, Hristiyanlar’ın katledildiği iddia edilmekte, Osmanlı Devleti’nin güvenliği sağlayamadığı belirtilmektedir.
  • İzmir’in işgalinden sonra Yunanlıların halka zulmetmeye başlaması halkın uyanmasına sebep oldu.
  • Böylece Batı Anadolu’da ilk defa KUVAY-I MİLLİYE hareka­tı doğmuştur.

İzmir’de faaliyet gösteren yararlı cemiyetler 3 tanedir.Zararlı cemiyet ise kurulmamıştır.Wilson ilkelerine karşı İzmir’de kurulan yararlı cemiyetlere karşı zararlı cemiyet kurulmamıştır.

İzmir’de Faaliyet Gösteren Yararlı Cemiyetler

Harekat-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti

Harekat-ı Milliye ve Redd-i İlhak Cemiyeti : İzmirin Yunanlılarca işgaliyle beraber ilhakı önlemek amacıyla kurulmuştur İşgallere karşı fiilen karşı koymuşlardır

İstihlası Vatan Cemiyeti

İstihlası Vatan Cemiyeti Manisa’da kurulmuş olup Ege’de öncü müdafaa-i hukuk cemiyetlerinden biridir. Daha sonra 19 Mart Kongresi ile İzmir Müdafaa-i Hukuku Osmaniye Cemiyeti ile birleşmiştir.

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasından sonra, Anadolu’da kurulan ilk direniş örgütü.

Kasım 1918′de İzmir’in önde gelen tüccarları Moralızade Halit ve Nail Beyler ile arkadaşlarınca kuruldu. Ama İttihat ve Terakki’nin güçlü olduğu merkezlerden biri olan İzmir’de Mondros Mütarekesi’nin hemen ardından örgütlenmeye gidilmesi sakıncalı bulunabileceği için, kuruluş bildirgesi ancak 1 Aralık’ta vilayete verilebildi. Örgütün etkin bir yapıya kavuşması, Nurettin Paşa’nın İzmir’e vali olarak atanmasından sonra gerçekleşti. Ocak 1919′da bu dönemde kurulmuş bir başka örgüt olan Heyet-i İlmiye’yle birleşti.

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti, daha çok diplomatik etkinliklere ağırlık verdi. İlk iş olarak İstanbul’a bir kurul gönderildi ve Sadrazam Tevfik Paşa ve İtilaf Devletleri yüksek komiserleri ile ilişki kurulmaya çalışıldı. Amaç, Paris Barış Konferansı’na (1919) katılma olanağını elde ederek büyük devletleri ikna etmek ve İzmir’in Yunanlılarca işgalini önlemeye çalışmaktı. İzmir’den İstanbul’a gönderilen kurula yalnızca öteki devletlerin saf dışı bırakmaya çalıştıkları İtalya’nın yüksek komiseri Kont Sforza yakınlık gösterdi; kurul, İzmir’in yakında Yunanlılarca işgal edileceğini de ondan öğrendi. Bu arada sağlanan bir İtalyan gemisiyle Avrupa’ya bir yolculuk hazırlıklarına girişildiyse de, örgüt içinde patlak veren bir anlaşmazlık nedeniyle bu yolculuktan vazgeçildi.
Yunan işgalinin yaklaşması ve bu konudaki söylentilerin artık gizlenemez duruma gelmesi üzerine, İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti Mart 1919′da bir kongre düzenledi. Çevre kent ve kasabalardan delegelerin de katıldığı bu kongrede İzmir’in nüfusunun çoğunluğunu Türklerin oluşturduğunu hatırlatan ve işgal söylentilerini kınayan bir uyarı bildirisi hazırlandı ve bu bildiri Barış Konferansı’nın toplandığı Paris’e iletildi. Örgüt çalışmalarını Haziran 1919′a değin İzmir’de sürdürdü.