Sizden gelen soru:

[box type="success" ] İşten çıkarıldım nereye şikayet edebilirim? [/box]

Cevap:

İşte çıkarılan işçiler kendi durumlarına göre farklı kurum ve kuruluşlara şikayetlerde bulunabilirler. Bu durumda işçinin öncelikle haklarını bilmesi gerekir. Şimdi sizlere işten çıkarılan işçinin hakları nelerdir açıklayıp ve nerelere başvurabileceklerini sıralayacağız.

İşten Çıkarılan İşçinin Hakları Nelerdir?

İş akdi işveren tarafından haksız olarak sona erdirilen (işten çıkarılan) işçilerin hakları nelerdir? Nerelere başvurmalı ve ne türlü bir yöntem izlemelidirler?

İş akdi işveren tarafından sona erdirilen işçi işsizliğin ve gelecek korkusunun yarattığı psikolojik baskı ve moral bozukluğu ile ne yapacağını bilememektedir. İşverenler ise genellikle konumunun verdiği rahatlık ile hareket etmektedir. Sonuçta işini ve ekmeğini kaybeden, gelecek korkusu çeken işveren değildir. Kötüniyetli işverenler işçinin aksine ayrıca bu konularda tecrübe sahibi olması nedeni ile işçiyi hukuksal olarak zor duruma düşürebilmektedir. Bu nedenle kötüniyetli işverenler tarafından işçiye tazminat ve diğer işçilik haklarını vermemek için çeşitli yöntemlere başvurulmaktadır. Bunların başında iş akdini sona erdirdiği işçiden “istifa dilekçesi” adı altında iş akdini işçinin isteği ile feshettiğini yani işi işçinin bıraktığını iddia eden belgeyi işçiye düzenlettirmekte veya kendisi düzenleyerek işçiye imzalattırmaktadır. Bu şekilde iş akdini işçinin sona erdirdiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ödemekten kurtulmak istemektedir. İstifa etmeyen hiçbir işçinin asla istifa dilekçesi vermemesi gerekmektedir. İş akdini feshetmekte haklı nedenleri var ise bunları mutlaka tek tek noter kanalı ile bildirmelidir. Örneğin işçinin maaş ve diğer ücretlerinin ödenmemesi veya gerçek maaşını ispatlamasına rağmen SGK’ya asgari ücrettten işçinin gelirinin bildirlmesi işçinin haklı fesih nedenidir. 

Yine işçilerin çoğunun yanlış bildiği üzere kıdem tazminatı her halükarda (istifa halinde de) ödenecek bir tazminat değildir. Yani iş akdini bir başka işe girmek için v.s gibi kendisine özgü nedenler ve kendi isteği ile sona erdiren (istifa eden) işçi kıdem tazminatına hak kazanamamaktadır. İşten atılan işçi kıdem tazminatına hak kazanabilir. Bunun dışında işçi aşağıdaki nedenlerle iş akdini kendisi sona erdirse de kıdem tazminatına hak kazanır; Askerlik, kadınlar için evlenme, emekli olma, emekli olmak için çalışma ve prim süresinin doldurup yaş haddinin beklemek, işyerinden ve işverenden  kaynaklanan ciddi sebepler (ve ölüm hallerinde ise mirasçılar,) mevcut olduğu taktirde iş akdi işçi tarafında da sona erdirilse dahi kıdem tazminatına hak kazanılır.

işçi

Bu nedenle işyerinden ayrılırken bütün haklarınızı hesaplatmadan ve iyice öğrenmeden hiçbir şeye imza atmayınız. Aksi taktirde yıllarca emek vererek hak kazandığınız kıdem tazminatınız ve diğer alacaklarınızdan olabilirsiniz!

Kıdem ve İhbar Tazminatının Hangi Ücret Üzerinden Ödeneceği:

İşverenlerin çoklukla başvurduğu bir yöntem ise iş akdine son verdikleri işçiye sadece asgari ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatının ödenmesidir. Bu uygulama işçilerin son derece aleyhinedir. 10 yıl çalışmış ve son net maaşı 1,500 TL olan bir işçi asgari ücret üzerinden yaklaşık 6.000 TL civarında kıdem tazminatı hesaplanıp kendisine ödenmesine rağmen gerçekte alması gereken kıdem tazminatı en az 20.950 TL’dir. (yemek, yol ve diğer ücretler katılmadan kabaca hesaplanmıştır.)

Öncelikle şu hususu belirtmekte yarar  vardır. İşçiler işverene karşı açtığı işe iade davasını kazandığı ve bu karar kesinleştiği taktirde işçi bu kararla birlikte bir noter ihtarı ile işe başlama isteğini işverenine bildirmelidir. İşveren bu duurumda işçiyi işe başlatmaz ve işe başlatmama yönünden boşta geçen sürelere v.s ilişkin ödemeleri yaptığı taktirde yine kıdem ve ihbar tazminatına esas ücret değişiklik gösterecektir.

Bu durum karşısında işçinini iş akdinin fesih tarihinin işverenin işçiyi işe başlatmadığı tarih olarak dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulaması bu şekildedir.

Bu nedenle ihbar tazminatı hesabının da bu tarihe kadar işyerinde yapılan ücret zamlarından işçinin de aynen yararlanacağı dikkate alınarak son ücretin bulunması ve diğer para ve para ile değerlendirilebilir haklar eklenerek bulunacak giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması gerekmektedir. Bu arada işyerinden almış olduğu prim  ve alacakları ve hayat ve sağlık sigortası gelirleri de işçinin genişletilmiş ücretine dahildir. İşçinin almış olduğu prim miktarı değişkenlik gösterse de sürekli ödenen bir gelir durmunda ise prim bu ücrete dahildir. Genişletilmiş ücrete neleri dahil olduğuna bu arada özel sağlık sigortası yardımı ve hayat sigortası prim ödemelerinin de para ile ölçülebilen menfaatler kavramına dahil olduğu, ayrıca satış rakamları ya da başkaca verilere göre hesaplanan prim değişkenlik gösterse de, genişletilmiş ücrete dahil olduğuna dair Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin yerleşmiş uygulamasına ilişkin kararı ektedir. 

Ancak şu hususu da belirtmekte fayda vardır. İş akdi sona erdirilen işçi asgari ücretten hesaplanan kıdem tazminatını alarak ve aldığı miktarı imzalayacağı belgeye yazarak ve imzanın yanına“sadece makbuz içindir…… TL aldım” diyerek imzalayabilirler. Bu şekilde imzalanan belgeler işçilerin bakiye haklarını talep ve dava etmelerine engel değildir.

Kısaca ve basitçe özetlemek gerekir ise işçiler çalıştıkları süre içerisinde o işyerindeki çalışmasını ve gerçek maaşını belgeleyen tüm belgeleri mümkün olduğu kadar edinmeye çalışmalıdır. İş akdi sonra erdirilen işçi ise bir avukattan profesyonel danışma hizmeti almdan ve tüm haklarını öğrenerek alacaklarını hesaplatmadan hiçbir belgeye imza atmamalıdır.

İş akdi sona erdirilen işçi kıdem ve ihbar tazminatı yanında bu güne kadar kullanmadığı yıllık izinlerin ücretlerini, çalışmış olduğu hafta tatillerinin ücretlerini, fazla çalışma ücretlerini, genel tatil ve resmi, dini bayramlarda çalışmış ise bunların ücretlerini, ödenmemiş maaşı ve diğer hakları var ise tümünü almaya hak kazanır. Bunlar ödenmeden iş akdi sona erdirilen işçi haklarını ancak dava yolu ile alabilecektir.

Av.Yusuf AYIK

Çalışanların İhbar ve Şikayetlerini Yapacakları Yerler

Hizmet akdiyle yani 4857 sayılı İş Kanununa tabi işçi olarak çalışanların ihbar ve şikayet başvurusu yapacakları yerler, ihbar ve şikayetin konusuna göre değişmektedir. İhbar ve şikayetin konusuna göre başvuru yapılması gereken yerler aşağıda belirtilmiştir.

Alo 170-Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi:

Öncelikle, çalışma hayatı ve sosyal güvenlik hakkında her türlü;

• Soru,

• Öneri,

• Eleştiri,

• İhbar,

• Şikâyet,

• Başvuru ve talepler,

telefonla ALO 170’e iletilebilir.

Söz konusu iletişim merkezi, mesai saatleriyle sınırlı olmaksızın 7 gün 24 saat aranabilir.

İletişim merkezi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu tarafından sunulan tüm hizmetlerle ilgili olarak bilgilendirme yapmakta ve çözüm üretmektedir.

İletişim Merkezine gelen tüm çağrılara uzmanlar doğrudan cevap vermekte, ilk görüşmede sonuçlandırılamayan talepler, telefonda gerekli bilgiler alındıktan sonra ilgili birime gönderilmekte, ilgili birim (Bakanlık, Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun ilgili birimi), talep sahibiyle daha sonra irtibata geçerek talebi sonuçlandırmaktadır.

Söz konusu telefon hattını kullanmak yerine, eğer ilgili birime doğrudan başvurmak isteniyorsa, bu durumda ihbar ve şikayetin konusuna göre başvuruda bulunulması gereken birim aşağıda belirtilmiştir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İlgili Birimine Yapılması Gereken Başvurular:

4857 sayılı İş Kanunu kapsamına giren; hizmet akdinin feshi, işten çıkarılma, ücret – prim – ikramiye – fazla mesai alacakları, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları, mobbing (psikolojik baskı ve yıldırma) gibi konularda daha önce ihbar ve şikayet başvurularının bir kısmı Bakanlığın Bölge Müdürlüklerine (eski adıyla Bölge Çalışma Müdürlüklerine) bir kısmı ise İş Teftiş Grup Başkanlıklarına yapılıyordu. Ancak, 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile Bakanlığın Bölge Müdürlükleri kapatılmış, İş Kur İl Müdürlüklerinin ismi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak değiştirilmiş, Bakanlık bölge müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemler Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine devredilmiştir. Bu nedenle, daha önce Bakanlık bölge müdürlüklerine yapılan başvuruların, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine yapılması gerekmektedir.

İş Teftiş Grup Başkanlıklarına Yapılması Gereken Başvurular:

İş sözleşmesi devam eden yani işyerinden ayrılmamış olup halen çalışmaya devam edenlerin ise ücret – prim – ikramiye – fazla mesai alacakları, mobbing (psikolojik baskı ve yıldırma) gibi konulardaki başvurularını Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine değil, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu’nun ilgili Grup Başkanlığına yapmaları gerekmektedir. Ayrıca, toplu işten çıkarılma, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda da başvuruların ilgili İş Teftiş Grup Başkanlığına yapılması gerekmektedir.

Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine Yapılması Gereken Başvurular:

Hizmet akdi sona ermiş yani işten çıkmış veya çıkarılmış olanların; hizmet akdinin feshi, işten çıkarılma, ücret – prim – ikramiye – fazla mesai alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı gibi konulardaki ihbar ve şikayet başvurularını işyerlerinin bağlı bulunduğu yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya bu müdürlüklere bağlı hizmet merkezlerine yapmaları gerekmektedir.

İşsizlik Ödeneği – İş Kur Uygulamalarıyla İlgili Başvurular:

İşsizlik sigortasından alınan işsizlik ödeneği ve Türkiye İş Kurumunun hizmet alanına giren diğer konularla ilgili başvuruların da Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya bu müdürlüklere bağlı hizmet merkezlerine yapılması gerekmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) Yapılması Gereken Başvurular:

Sigortasız çalıştırılma, gerçek ücret yerine düşük ücretten sigortalı bildirilme, iş kazası ve meslek hastalığıgibi konulardaki başvuruların, işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkez Müdürlüğüne yapılması gerekmektedir.

Ayrıca; Kurumun web sitesinde (www.sgk.gov.tr) her sayfanın alt kısmında yer alan Bize Ulaşın (http://www.sgk.gov.tr/wps/portal/tr/e_sgk/diger_uygulamalar/bize_ulasin/) linkinden kolayca ulaşılabilecek sayfadaki Dilek – Öneri – Şikayet Formu doldurularak da ihbar – şikayet başvurusu gerçekleştirilebilir.

Konulara Göre İhbar ve Şikayet Başvurularının Yapılacağı Yerler:

• İşten ayrılmış kişiler için; hizmet akdinin feshi, işten çıkarılma, ücret – prim – ikramiye – fazla mesai alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı gibi konulardaki ihbar ve şikayet başvurularının işyerlerinin bağlı bulunduğu yerdeki Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya bu müdürlüklere bağlı hizmet merkezlerine,

• İş sözleşmesi devam eden yani işten ayrılmamış olan kişiler için ise ücret – prim – ikramiye – fazla mesai alacakları, mobbing (psikolojik baskı ve yıldırma) gibi konulardaki başvuruları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Grup Başkanlığına,

• Toplu işten çıkarılma, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konulardaki başvuruların da İş Teftiş Grup Başkanlığına,

• İşsizlik ödeneği ve Türkiye İş Kurumunun hizmet alanına giren diğer konularla ilgili başvuruların Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüklerine veya bu müdürlüklere bağlı hizmet merkezlerine,

• Sigortasız çalıştırılma, gerçek ücret yerine düşük ücretten sigortalı bildirilme, iş kazası ve meslek hastalığıgibi konulardaki başvuruların, işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü veya Merkez Müdürlüğüne,

yapılması gerekmektedir.