İlim ve Bilim Kavramları

Bilim yada ilim aslında temelde aynı olan iki kavramdır. İkisinde de yaşanılan çevrede meydana gelen olay yada durumların yapılan gözlem ve deneylerle açıklanabilmesi esastır. Gözlem ve deney ikilisi olayların daha etkili bir şekilde anlaşılmalarını sağladığı için var olan bilgi birikiminin sürekli olarak daha fazla gelişmeler göstermesini sağlamak açısından önemlidir.

Bilim veya ilim, fiziki ve doğal evrenin yapısının ve davranışlarının deney ve gözlemler aracılığıyla sistematik bir şekilde incelenmesini de kapsayan entelektüel ve pratik çalışmalar bütünüdür.

İlim; neden, merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar birçok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olan genellemedir. Bilim sanat tarafından temelleri atılmış olup her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür. Bilim, temelde, deney ve gözleme dayalı bilgi bütününü anlatır.

Bilim; neden, merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar birçok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olmuştur. Tüm bilim dalları evrenin bir bölümünü kendine konu olarak seçer, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışır. Bilim; temelleri sanat tarafından atılmış, her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür.

Einstein bilimi, her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabası, Bertrand Russell ise gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabası olarak tanımlar.

Yüzyıllardır insanoğlunun yeryüzündeki yaşama ortamına duyduğu merak, yaşam standartlarını yükseltecek bir etkinliğe bürünmeye başladı. Olağan gibi görünen olayları anlama çabası, aslında dünyanın gizemlerle dolu bir yer olduğunu ve bunları çözümlemek gerektiği gerçeğini doğurmuştur. Geleneksel bilim sadece anlamaya ve çözmeye gereksinim hissetse de, ileri safhalara bölünen bilim türleri sadece çözmeyi değil çözümden öte ilerlemeyi de kapsar. Geçmişe bakıldığında en önemli sayılan bilim dallarından bazıları matematik, geometri, gök bilimi ve tıptır. Çok çeşitli matematiksel çözümleme sistemlerinin geliştirildiği ilk zamanlardan bu yana hâlâ yeni formüller, sistemler, kuramlar geliştirilmektedir ki bu da bilimin sürekliliğine bir örnektir.

Bilimsel yasalar bilimin vazgeçilmez öğeleri olsa da, hâlen birçok bilimsel yasanın doğruluğu tartışılır düzeydedir. Bilim deneye çok önem verir ve bilimsel yöntem deneye dayanır. Bu evre, işlenen konuyu daha inandırıcı kılmanın yanında belirli bir çerçeveye oturtur. Sadece kâğıt üzerinde birer kuramken yasalaşabilir ve temel taş niteliğine bürünebilir. Bilimin sonsuz bir süreç içinde değişimi yadsınamaz bir durumdur. Zaman içinde alt dallara bölünen bilim sayısal ve sosyal alanlarda ayrı konulara bürünmüş; fakat nitelik açısından aynı amaca hizmet etmeyi sürdürmüştür.

Bilimin Önemi

Bilimin ortaya koyduğu bilgiler, yapılan yeni çalışmalarla desteklenip olgunlaştırılabilir Ülkemizin ve gelişmekte olan çoğu ülkelerin insanları geçmişte ve günümüzde yapılan yanlış davranışların olumsuz sonuçlarıyla karşı karşıyadırBu gün topraklarımızın çok büyük bir kısmı erozyonla aşınmıştır

Gerek bireysel gerek toplumsal sorunlara akılcı ve mantıksal çözümler getirebilmenin yolu, bilimsel düşünme ve bilimsel uygulamalardan geçer Bu nedenle insanlardaki bilimsel düşünce eksikliği, sorunların çözümsüz kalmasına ve giderek artmasına neden olabilir Bu ad insanları psikolojik, ekonomik vb sıkıntılar içinde bırakır Örneğin bir öğrenci bilimsel olarak en verimli ders çalışma yöntemlerini bilmiyorsa derslerinde başarılı olması çok zordur

Tekerleğin keşfinden bu yana, insanın ürettiği ve kullandığı her şey, çözdüğü sorun, bilimsel düşünme yoluyla ve bilimle gerçekleşmiştir Bu yolla, ortaya çıkan yeni bilimsel bulgulara paralel olarak toplumların gelişmesi ve toplumun sorunlarının çözümlenmesi sağlanmıştır

Bilimin;yaratıcılığın, yaratıcılık da duygu ve düşüncenin ürünüdür Bilimsel gerçekler, insandan önce var olmuş olsa da onları ortaya çıkaran insandır Dünya’nın çeşitli yerlerindeki olayları izlediğimiz televizyonun gerisinde binlerce yılın, binlerce insanın, binlerce araştırmacının ortaya koyduğu bir bilimsel birikim vardır

Sonuç olarak bilgi edinme ve bunlardan yararlanabilme, yaşama savaşında başarının anahtarıdır Çünkü bilimin en başta gelen amacı insan yaşamını kolaylaştırmak, Dünya’yı insanca yaşanabilir duruma getirmektir

İslami İlim

İnsanın duyu vasıtaları ile elde ettiği veya Allah Tebarek ve Teâlâ’nın vahiy yolu ile doğrudan doğruya gönderdiği, içinde zan ihtimali bulunmayan yakını bilgi.

İslamî terminolojide ilim terimi; “bilgi” kelimesini karşılamak için kullanıldığı gibi, herhangi bir bilgi şubesini ifade için de kullanılır. Meselâ; kelâm ilmi, tefsir ilmi gibi. Keza, ilim ve bilgi terimlerinin bazen marifet kelimesiyle karşılanıldığı da bilinir.

Seyyid Şerif Cürcânî’ye göre ilim: “Gerçeğe ve vakıaya uygun düşen bilgi ve kanaattır” (Cürcani, et-Ta’rifat, Beyrut 1985, s. 160).

Cürcânî ilim için şu tarifleri de yapar: “İlim; bir şeyi olduğu gibi idrak etmektir. Bilgisizlik bilginin zıddıdır. Bilim, bilinenden gizlilik ve kapalılığın kalkmasıdır. İlim; nefsin, bir şeyin manasına ulaşmasıdır. Düşünen ile düşünülen arasında hususi bir alâkadır” (Cürcânî, et- Ta’rifat, s. 160, 167).

İlim, kesin olsun veya olmasın kavram (tasavvur) veya hüküm olarak mutlak manasıyla idrak etmektir. ilim; düşünme, fehmetme ve hayal etme manalarına da gelir” (Tahanevi, Keşşafü lstılahati’l-fünun, II, 1055).

İlim kavramının yanında çoğu zaman kullanılan marifet kavramı, daha hususi bir anlam taşır ve daha ziyade vasıtasız bilgiyi, sezisi, kalbî bilgiyi ifade etmek için kullanılır. ilim ahiret yolunu dosdoğru gösteren (kılavuz) bilgiler topluluğudur.

İnsanda ilmin ilk doğuşu; düşünmeden (basitçe), bir yol göstericiye başvurmadan elde edilir. İnsan, yaşı ilerledikçe sebeplerine başvurularak, düşünülerek, bir delille ilim elde etme yollarının var olduğunu anlar. Toplu olarak söylersek; birisi vasıtasız yolla doğrudan elde edilen ilim, diğeri vasıta ile elde edilen ilim vardır.