Sizden Gelen Soru:

Enerjı kaynağı güneş olmasaydı nasıl bir dünya ile karşı karşıya kalırdık?

Cevap:

Güneş Enerjisi Olmasaydı

Öncelikle Güneş dünyanın en büyük ve temel enerji kaynağıdır. Güneş enerjisi sayesinde dünya hem ışığını hemde ısısını alıyor.Eğer güneş olmasaydı dünyanın buzlar içinde ve karanlıklar içinde kalacağı çok açıktır.

Ayrıca güneş en önemli hayat kaynaklarından birisidir.Bilindiği üzere bitkiler fotosentez yapmak içinde ışığa ihtiyaç duymaktadır.Bu ışık da güneş tarafından karşılanmaktadır.Doğal yaşamın en önemli unsuru da Güneş’tir.

Ay’da güneş sayesinde görülmektedir.Eğer güneş olmasaydı Ay’ı göremezdik.Aynı zamanda Dünya da Güneşin etrafında döndüğü için Güneş olmasaydı dünya neyin etrafında dönecekti sorusu da akıllara gelmektedir.Bu durumda bütün dengeler alt üst olurdu.Güneşsiz bir dünyadan söz etmek mümkün değildir.Kısacası Güneşsiz bir dünya düşünülemez ve doğal olarak da hayat diye bir şey olamazdı.

Güneş Enerjisinin Önemi

Bir yılda dünya üzerine düşen güneş enerjisi miktarını kıyaslarsak; dünyanın bilinen petrol rezervinin 516, kömür rezervinin 157 katıdır.

Bu rakamları 1 sene sayarsak ve güneşin milyonlarca yıl ömrü olduğunu varsayarsak enerji kaynağının sonsuza yakın olduğunu söyleyebiliriz. En güzel tarafı ise hammaddenin bedava oluşu sadece toplamak ve üretmek için yatırım yapılması gerektiğidir.

Fosil yakıttan yanma yoluyla elde ettiğimiz enerjiye kıyasla dünya üzerinde her noktada bulunabilen toplanması sırasında iş ve makina gücü gerektirmeyen, harcanması sırasında ise karbondioksit emisyonu “0” olan her canlı için hayati öneme sahip eşsiz bir kaynaktır.

Fosil yakıt tüketiminin artması ile son yüzyılda atmosferdeki karbondioksit oranı 1.3 kat artış gösterdi ve önümüzdeki 50 yıl içinde 1.4 kat daha artması beklenen sonuç olarak tehlike sınırın fazlasıyla üstüne çıkmış olması bekleniyor.

Diğer bir konu ise enerji üretiminde gerçekleşen yanmadan oluşan ısının bir kısmının da atmosfere salınması ve dünya ortalama sıcaklığının artışı. Kutuplardaki buzulların erimesine, denizlerin yükselmesine, göllerde kurumalara ve tarımsal kuraklığa neden olabilecek derecede ısı artışı ve beraberinde getireceği sorunlar ise yakın gelecektir.

Petrol ve doğalgaz tipi fosil yakıt kaynaklarının ömrü şu anki kullanım oranına 43 ve 67 yıl olarak belirlenmiştir. İnsan ömrü için uzun ve yeterli sayılsa bile devlet ömrü ve insanlık tarihi için çok kısa bir süredir.

İçinde bulunduğumuz şartları ve kişi başına düşen enerji tüketim miktarının hızla arttığını hesaba katarsak üretim, ısınma ve aydınlama gibi temel konularda başta güneş enerjisi olmak üzere tek çözümün yenilenebilir kaynaklar olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Şimdilik alt konu olsa bile potansiyel olarak en fazla yüzey alanına sahip ve tüketime en yakın üretim kaynağı olan yapılarda güneş enerjisinin kullanımına değinmek gerek.

Güneş enerjisi ile elektrik üretimi, sıcak su üretimi, doğal havalandırma ve ışıklandırma konuları tüketiciler tarafından fazla bilinmese de yeni bir iş kolu ve çalışma alanı olarak bilim adamları ve sanayicilerin ilgi alanıdır. Ülkemize göre daha az güneş ışını alan Avrupa ülkelerinde yapılarda güneş enerjisi konusu devlet teşviki alan ve enerjide dışa bağımlılığa kesin çözüm olarak bakılan bir konudur.