Geri Dönüşüm

İnsanoğlu ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli teknolojiler üretiyor ve bu teknolojilerin sağlamış oldukları faydalar yada kolaylıkları burada saymaya kalkarsak herhalde çok fazla yere ihtiyacımız olacağını tahmin edersiniz. Ama burada bunlara değinmeyeceğiz teknolojinin insanlara sağlamış olduğu imkanların yanında çevreye verdiği olumsuz etkileri azaltmak amacıyla geri dönüşümü mümkün kılan teknolojik ürünlerin imkanlarını kullanmaya teşvik amaçlı kurulan kurumlara değineceğiz.

Geri dönüşüm terim olarak, kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır.

Tüketilen maddelerin yeniden geri dönüşüm halkası içine katılabilmesi ile öncelikle hammadde ihtiyacı azalır. Böylece insan nüfusunun artışı ile paralel olarak artan tüketimin doğal dengeyi bozması ve doğaya verilen zarar engellenmiş olur. Bununla birlikte yeniden dönüştürülebilen maddelerin tekrar hammadde olarak kullanılması büyük miktarda enerji tasarrufunu mümkün kılar. Örneğin, yeniden kazanılabilir alüminyumun kullanılması alüminyumun sıfırdan imal edilmesine oranla %35′e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.

Atık malzemelerin hammadde olarak kullanılması çevre kirliliğinin engellenmesi açısından da önemlidir. Kullanılmış kağıdın tekrar kâğıt imalatında kullanılması havakirliliğini %74-94, su kirliliğini %35, su kullanımını %45 azaltabilmektedir. Örneğin bir ton atık kağıdın kâğıt hamuruna katılmasıyla 8 ağacın kesilmesi önlenebilmektedir.

Geri Dönüşebilen Maddeler

Demir • Çelik • Bakır • Aliminyum • Kurşun • Piller • Kağıt • Plastik • Kauçuk • Cam • Motor yağları • Atık yağlar • Akümülatörler • Araç lastikleri • Beton • Röntgen filmleri • Elektronik atıklar • Organik atıklar

Geri Dönüşümde Yasal Mevzuat

Ülkemizde geri dönüşüm; Çevre Kanunu ve bu kanuna istinaden çıkarılan yönetmeliklerle düzenlenmektedir.—*

En-Tek Lastik Geri Kazanım Merkezi

Türkiye’nin ilk ve tek atık lastik geri dönüşüm merkezi olan en-tek , araştırmalarına 2004 yılında Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde başlamıştır. 1 yıl süren ön çalışma ve geliştirme safhasının ardından ilk atık lastik geri dönüşüm fabrikasını kurmak üzere Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde bugünkü tesisinin bulunduğu yere taşınmıştır.

ÇEVKO

Çevre Koruma Ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı – ÇEVKO, İstanbul’da yerleşik bir Sivil Toplum Kuruluşu’dur.

1 Kasım 1992 tarihinde kurulan vakıf; ambalaj atıklarının geri kazanımında Türkiye’nin önde gelen yetkilendirilmiş kuruluşu olarak kalmak vizyonunu öngörmektedir.

ÇEVKO, “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” uyarınca, Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 31.03.2005 tarihli kararı ile, her çeşit ambalaj atığının geri kazanımı konusunda “Yetkilendirilmiş Kuruluş” tur.

Amaçları

Türkiye’deki ambalaj atıklarının, sanayinin önderliğinde toplum ve yerel yönetimlerin işbirliği ile, sürdürülebilir bir sistem içinde geri kazanılması ve geri dönüştürülmesini amaçlayan Çevko; cam, metal, plastik, ve kağıt/karton türü evsel nitelikli ambalaj atıklarının değerlendirilmesi için sağlıklı, temiz ve ülke gerçeklerine uygun bir geri kazanım sistemi oluşturulmasında temel unsurların bu atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri dönüşüm sanayii ve kapasitesinin yaratılması ve tüketici eğitimi ve katılımının sağlanması gerekliliğine inanarak bu doğrultuda etkinliklikler hedefliyor.

TEMA

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı ya da kısaca TEMA, 11 Eylül 1992 tarihinde, kurulmuş olan çevreci vakıftır.

Kuruluşu 

TEMA 11 Eylül 1992 tarihinde, Karaca Arboretum’un kurucusu, BM Çevre Ödülü sahibi Hayrettin Karaca ve Tekfen Holding kurucu ortaklarından, Türk-BDT İş Konseyleri Başkanı Nihat Gökyiğit tarafından projeyi hayata geçirdi.

Amaçları 

  • Biyoçeşitlilik, doğal varlıkları, hayvancılığın temeli olan çayır ve meraları korumak,
  • Erozyonu önlemek,
  • Ağaç ve orman sevgisini topluma mal etmek ve topluma doğayı korumaları için bilgiler vermektir

WWF-Türkiye

1996′da kurulan Doğal Hayatı Koruma Vakfı, 2001 yılında WWF’nin Türkiye ulusal kuruluşu haline gelerek WWF-Türkiye adını benimsemiştir. WWF-Türkiye, WWF’nin amaçlarına oldukça paralel haraket etse de bu amaçları ulusal bir seviyede gerçekleştirir.
WWF-Türkiye, projelerini, su kaynakları, orman ve deniz ve kıyı kategorileri altında gerçekleştirilmektedir. Bu projeleri bugüne kadar Kafkasya Ekolojik Bölgesi, Doğu Karadeniz Havzası, Konya Kapalı Havzası, Küre Dağları, Akyatan, Çıralı, Kaş, İğneada ve Susurluk Havzası’nda gerçekleştirmiştir.

WWF-Türkiye çalışmalarını bağışlar ve sponsorluklarla sürdürmekte olup, kâr amacı gütmeyen kurum ve kuruluşlar kapsamına girer. Vakıf, kurumsal ilkelerini aşağıdaki başlıklar şeklinde açıklamaktadır:

  • Bağımsız ve siyaset dışında olmak;
  • Konuları irdelerken en yeni bilimsel verileri kullanmak ve tüm çalışmaları eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmek;
  • Alan projeleri, politik insiyatifler, kapasite geliştirme ve eğitim çalışmaları yoluyla somut koruma çözümleri oluşturmak;
  • Diğer sivil toplum kuruluşları, hükümetler, iş dünyası ve yerel topluluklarla işbirlikleri oluşturmaya çalışmak;
  • Çalışmalarını profesyonel bir yaklaşımla ve düşük maliyetle yürütürken, mali kaynaklarını dikkatli ve sorumlu kullanmak.