Fizik ve Coğrafya

Fizik bilimi  çok eski bir bilim dalıdır. Günlük hayattaki bir çok uygulama alanı sayesinde bu bilim dalını daha yakından tanımaktayız. Fizik neden bu kadar popüler bir bilim dalı derseniz şöyle diyebiliriz,diğer bir çok bilim dalında fizik biliminin uygulama alanı bulunmakta. Coğrafya da bu dallardan biridir.Fizik bilimi insanların doğada geçen olayları açıklama isteğinden doğdu ve İlkçağ Yunan filozoflarının bu konudaki çalışmalarıyla kuruldu. ,

Fiziki Coğrafya ve Uygulamaları

Fiziki coğrafya, toprakların yapısını, oluşumunu, dağılışını inceleyen bir bilim dalıdır. Topraktaki fiziksel, kimyasal ve biyolojik olaylar, bunların ortaya çıkardığı sonuçlar bu bilimin inceleme kapsamındadır. Toprak bilimi, toprak yapısı, arazi kullanımı gibi uygulamaya yönelik çalışmalara da kaynaklık eden önemli bir bilimdir.

Fiziki coğrafya, toprakların yapısını, oluşumunu, dağılışını inceleyen bir bilim dalıdır. Topraktaki fiziksel,kimyasal ve

biyolojik olaylar, bunların ortaya çıkardığı sonuçlar bu bilimin inceleme kapsamındadır. Toprak bilimi, toprak yapısı, arazi kullanımı gibi uygulamaya yönelik çalışmalara da kaynaklık eden önemli bir bilim dalıdır.

Coğrafyada inceleme alanı bakımından iki büyük anabilim dalından birisini Fiziki Coğrafya oluşturmaktadır. Fiziki Coğrafya yaşadığımız gezegen olan Dünyanın yüzeyini inceleyen bilim dalıdır. Bu işi yaparken dağların ve nehirlerin çetelesini tutmaz. Yani ansiklopedik bilgiler toplama gayreti içerisinde değildir. Buna karşılık yeryüzünün milyonlarca yıl süren evrimi içerisinde yıldan yıla, günden güne meydana gelen değişiklikleri incelemektedir. Fiziki coğrafyacılar dünyayı dört büyük parça halinde incelemektedirler.

Bunlardan ilki toprak ve bitki örtüsüyle kaplı yeryüzünün kendisidir.(Biyosfer). İkincisi, akarsular, rüzgarlar, dalga ve akıntılar ile buzullar tarafından aşındırılarak şekillendirilen ana kayaların bulunduğu katı yer kabuğunun üst kısmıdır.(Litosfer). Üçüncüsü içerisinde su buharının yer aldığı ve hava olaylarının meydana geldiği atmosferin en alt tabakasıdır (Atmosfer). Sonuncusu ise okyanus ve denizlerin en üst kısmı ile bunlardan etkilenen karaların kıyılarıdır (Hidrosfer).

Dünyanın fiziki coğrafyasından bahsedilirken; karaların şekillenmesinden iklim olaylarına, deniz ve okyanuslardaki akıntılardan toprak oluşumuna, bitki örtüsünden Güneş Sistemi içinde yer alan dünyanın konumuna varıncaya kadar bir çok konudan bahsedilecektir. Bütün bu konular ilgili bölümlerde incelenecektir.

Fiziki Coğrafya; atmosfer, litosfer, hidrosfer ve biyosfer ile onların karşılıklı olarak birbirlerini etkilemesini inceler. Atmosfer, yeryüzünün etrafını saran gaz tabakasıdır. Atmosfer ile yeryüzü arasında ısı ve nem sirkülasyonu meydana gelmektedir.Ayrıca atmosfer yeryüzünde canlılığın devamı için gerekli olan hayati elementlerin (karbon,hidrojen,oksijen ve azot) deposu durumundadır.

Dünyanın katı kabuğu yada Litosfer, yaşam içim gerekli sabit bir platform oluşturur. Litosferi oluşturan kayaçlar, organizmaların kullanması için besin maddelerinin depolandığı sığ bir toprak tabakasını taşımaktadır. Litosfer üzerinde çeşitli yer şekilleri yer almaktadır. Bu yer şekillerinden olan dağlar, tepeler ve ovalar bitki, hayvan ve insanlar için değişik yaşama alanları (habitat) oluşturmaktadır.

Tüm bulunuş şekilleri ile su Hidrosfer”i meydana getirir. Hidrosferin ana kütlesi dünyadaki okyanuslar ve denizlerde yer almaktadır. Ancak atmosfer içerisinde de su buharı, su damlacıkları ve buz kristalleri halinde bir miktar su yer almaktadır. Ayrıca su litosfer içerisinde de yer altı suları, göller, akarsular ve derelerde yer almaktadır.Su canlı organizmalar için vazgeçilmez bir maddedir.

Biyosfer, dünyadaki tüm canlı organizmaları kuşatmaktadır. Dünyadaki tüm canlılar atmosferdeki gazlardan, hidrosferdeki sulardan ve litosferdeki besin maddelerinden faydalandığı için biyosfer diğer üç büyük aleme bağlı olarak varlığını sürdürmektedir.