Hayvanlar Alemi

Hayvanlar canlılar aleminin iki parçasından biridir. Bilindiği gibi canlılar bitkiler ve hayvanlar olmak üzere iki ana guruba ayrılır. Yerzünde yaşayan canlı sayısına bakıldığında bazı türlerin bitkimi yoksa hayvanmı olduğu üzerinde tartışmalar devam etmektedir. Çünkü tartışmaya neden olan türlerin hem bitki hemde hayvan özelliklerini bir arada taşıdığı görülmekte. Yeryüzünde yaşayan hayvan türleri asıl konumuz olduğu için bu konuda bazı bilgiler vermeyi uygun gördük.

Hayvan, canlılar dünyasının ökaryotlar (Eukaryota) üst âlemindeki hayvanlar (Animalia) âleminde sınıflanan canlıların ortak adıdır. “Hayvan” sözcüğü, günlük kullanımda esasen insan dışı hayvanları ifade etmek için kullanılırsa da biyolojik bağlamda insanı da içerir. Hayvanlar âleminin bilimsel ve Latinceadı olan “Animalia” terimi ise yine Latince olan ve “yaşayan” ya da “ruh” anlamına gelen animadan türetilmiş animal sözcüğünün çoğuludur. Hayvanlar âlemini tanımlayan bir başka Latince bilimsel terim de Metazoa’dır.

Genellikle çevrelerine uyum sağlayan ve diğer canlılarla beslenen çokhücreliler alemidir. Vücutları, embriyonun bazı metamorfozlar geçirmesiyle gelişir.Ökaryotik çok hücreli organizmalardır. Besinlerini genel olarak sindirerek alırlar.

Hayvanların birçoğu hareketlidir ve bitkilerde tipik olan kalın hücre duvarları genellikle yoktur. Embriyonik gelişim esnasında büyük ölçülerde hücresel göçler ve doku organizasyonları görülür. Üremeleri primer (birincil) olarak seksüeldir; diploit kromozom taşıyan dişi ve erkekler mayozla haploitkromozomlu gametleri, bunlarda birleşerek diploid zigotu oluşturur.

1,5 milyondan fazla yaşayan türü tanımlanmıştır, fakat gerçek miktarın bazılarına göre 20 milyon, bazılarına göre de 50 milyondan fazla olduğu sanılmaktadır.

Bilimsel verilere göre, dünyanın tüm kıtaları günümüzden 250 milyon yıl önce Pangea adı verilen tek bir kara parçasından koparak oluşmuştur. Bu tek kıta parçası zamanla parçalanmış ve böylece canlı biçimlerin kıtalardaki dağılımı gerçekleşmiştir. Bu parçalanma sürecinde ilk memelilerin görülmeye başladığı 65 milyon yıl öncesi, Anadolu yarımadası için de önemli bir tarihtir. Bu süreçte Anadolu yarımadası defalarca Avrupa ile bağlantı kurmuş ve tekrar ayrılmıştır. Böylece Anadolu yarımadasının denizleri de çok kez görünüm değiştirmiş, denizin defalarca yükselip alçalması sonucu, Karadeniz bazen Hazar denizi ile birleşmiş, bazen de diğer denizlere bağlantısı olmayan bir göl hâline gelmiştir.

Avrupa’nın son iki milyon yılda geçirdiği buzul devirlerinde soğuktan kaçan hayvan türleri Balkanlar ve Kafkasya üzerinden Anadolu’ya gelmişlerdir. Kuzeyden gelen bu göçlerin yanı sıra güneyden ve doğudan da bazı hayvan türleri Anadolu’ya göç edip yerleşmiştir. Güneyden gelen bazı çöl hayvanları, Anadolu’nun güneyinde bulunan sıradağları aşamayıp sadece güneye yerleşmiştir.

Hayvan Türlerinin Sayısı

Günümüzde tanımlanmış ve sınıflandırılmış 1.350.000 tür olduğu bilinmektedir. Bunların 1.300.000’ini omurgasızlar oluşturmaktadır.

İnek kalan fosillerle birlikte 65.000 tür Chordata şubesinde incelenmektedir. Günümüzde yaşayan yaklaşık 43.000 kordalı bulunmaktadır.

Bunun 42.000’i Vertebrata’ya, 1000 kadarı da ilkel kordalılara aittir.

Küreselleşmenin hızla ilerlediği dünyamızda kıtalar arası taşımacılığın istemeyerek türleri yaymakta yardımci olması dünyanın her yerinde mühim bir sorun olmuştur. Yabancı türler ait olmadıkları bir doğa çemberine katıldıklarında çoğunlukla sorun yaratırlar. Memleketlerindeki ortamda, evremlerinin sürecinde kendilerine uyum sağlamış türlerle bir çemberin içinde yaşarlar, ama ait olmadıkları bir ortamda onların kabiliyetlerine karşı kendini koruyamayan türlerle karşılaşır, kendilerinin sayılarını kontrol altında tutan doğal düşmanlarından uzak kalır ve böylece diğer türlerin soyunu tüketip hızla yayılabilirler.
Yeryüzünde yaşayan nayvanların sayısı bir milyondan fazladır. Bunların içinde gözle görülmeyecek kadar küçük olanlardan, boyları otuz metreyi bulan Balinalara kadar boy boy hayvan vardır.

Yapılan araştırmalardan,bu bir milyonu aşkın hayvanın içinde sadece 45.000 çeşidinin vücudunda iskelet bulunduğu tespit edilmiştir.

800. 000 hayvanın ise üzeri boynuz gibi sert bir kabukla örtülüdür. 100.000 kadar hayvanda ise ne iskelet, ne de üzerlerinde boynuzumsu sert bir kabuk vardır.

Bu bir milyondan fazla hayvanın yarısından çoğunda beyin teşekkül etmemiştir.

Bilim adamları yıllardır dünyanın dört köşesini araştırdıkları halde,hala o güne kadar görmedikleri, bilmedikleri hayvanlarla karşılaşmaktadırlar.

Memeliler, hayvanlar aleminin insanların da içersinde olduğu, omurgalıların en evrimleşmiş grubudur.

Dünyada yaklaşık 4500 memeli türü bulunmaktadır. Bunların 200 kadarı Avrupa’da görülebilir, Türkiye ise tek başına yaklaşık 170 memeli türü yaşamaktadır. Bazı memeli türleri insanlar tarafından evcilleştirilmiştir ve yabani türleri ortadan kalkmış veya çok az kalmıştır. (İnek, at, koyun gibi.) Memeliler çift ve karmaşık dolaşım sistemine sahip, sabit vücut sıcaklığına sahip hayvanlardır. Vücutları genellikle kıllarla kaplıdır. Genç bireyler anne sütü ile beslenirler. Genellikle dört bacaklıdırlar. Solunumda diyafram kullanırlar. Alt çeneleri bir çift kemikten oluşmuş ve orta kulaktaki kemikler üç parçalı olup kulak zarı ve iç kulakla bağıntılıdır. Hemen hepsinde yedi boyun omuru bulunur.

Memeliler, sıcak kanlı canlılardır. Yani vücut sıcaklıkları gelilinin çevre koşullarından bağımsızdır. Bu ısı yalıtkanlığını sağlamak için ise toplam ürettikleri enerjinin % 80′ini tüketirler.

Vücutları tüylerle örtülüdür bu doku bazı türlerde dikenli bir hal alabilir (mesela kirpi) veya azalıp neredeyse pürüzsüz hale gelebili örneğin insan, yunus ve balinalarda olduğu gibi. Memeliler doğurarak çoğalırlar.

Yavru memeliler, genel olarak belirli bir gelişim evresini tamamlayıncaya kadar annelerinin karnında taşınırlar. Doğum sırasında yavrunun gelişmişliği memeli türüne göre değişkenlik gösterir. Kör ve genelde çıplak doğan ve bazen yıllarca annesi tarafından yetiştirilen memeli türleri olduğu gibi, doğumun ardından kısa süre içinde koşmaya veya yüzmeye başlayan memeli türleri de vardır. Ancak memeli yavruların belirli bir süre anne tarafından bakılması gerekir. Dişi memeli, yavrusunu bebeğin gelişimi için gerekli bileşenleri içeren zengin içerikli sütü ile beslerler.

Memelilerin vücut büyüklükleri değişkendir. En küçük memeli, bir böcekçil olan Yabanarısı yarasası ( ortalama 3 cm, 1 gr) en büyük memeli ise Mavi balina’dır (ortalama 35 m, 120 ton). Memeli vücudu, sıcak ya da soğuk iklim koşulları ile mücadele için de farklı özelliklere sahiptir. Karasal memeliler için kalın bir kış kürkü, deniz memelileri için deri altında kalın bir yağ tabakası ya da yağlanmış bir kürke sahiptirler. Bazı memeliler de kış uykusuna yatarak, bu dönemi enerjiden tasarruf ederek geçirir ( mesela ayılar). Yiyeceğin bol olduğu dönemde vücudunda depoladığı fazladan kalorileri, yiyeceğin az olduğu bu dönemde uyku durumunda iken yakar. Bu durum gerçek bir kış uykusu halini de alabilir (yediuyurlar ya da yarasalarda olduğu gibi) yani bu süre içinde canlılar, yaşamsal faaliyetlerini ve vücut sıcaklıklarını minimuma indirirler.

Hayvanların Sınıflandırılması

  • Agnotozoa – Basit hayvanlar
  • Omurgasızlar
  • Parazoa – Gerçek dokusu olmayanlar
  • Placozoa
  • Porifera – Süngerler
  • Eumetazoa – Gerçek dokusu olanlar
  • Radiata – Radial simetrili canlılar
  • Bilateria – Bilateral simetrili canlılar
  • Omurgalılar
  • Acrania – Kafatassızlar
  • Hemichordata – Yarı sırtipliler
  • Urochordata (Tunicata) – Tulumlular
  • Cephalochordata – Başı kordalılar
  • Craniata – Gerçek kafataslılar
  • Agnatha – Çenesizler
  • Gnathostomata – Gerçek çeneliler
  • Pisces – Balıklar
  • Tetrapoda – Dört üyeliler
  • Amphibia – İki yaşamlılar
  • Reptilia – Sürüngenler
  • Aves – Kuşlar
  • Mammalia – Memeliler