Sizden gelen soru:

[box type="success" ] Ben üç senedir doğum kontrol hapı kullandım yaklaşık üç aydır da kullanmıyorum hamile kalamıyorum acaba doğum kontrol hapı kısırlık yapmış olabilir mi? [/box]

Cevap:

Doğum kontrol hapı kısırlık yapmaz!

Halk arasında genellikle doğum kontrol haplarının kısırlık yaptığına inanılır. Peki gerçekten de doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı? Şimdi bu sorunun cevabını kısaca Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Erenus’tan alalım ve detaylı açıklamaları yapmaya başlayalım.

Prof. Dr. Mithat Erenus’un doğum kontrol hapları kısırlık yapabilir mi? sorusuna verdiği cevap;

Hayır. Doğum kontrol hapı bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, birinci yılın sonunda yüzde 75.2, ikinci yılın sonunda yüzde 90 kadın gebe kalabiliyor. Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.

doğum kontrol hapı

Doğum kontrol hapları kısırlık yapar mı? video

Doğum kontrol hapları hakkında soru ve cevaplar

Doğum kontrol hapıyla ilgili en çok merak edilen konu, hapların kısırlık yapıp yapmadığı. Araştırmalara göre endişeler gereksiz çünkü hapları kestikten bir ay sonra gebe kalma yeteneği geri geliyor. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliklerde düşük riskinde de artış olmuyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Erenus anlattı.

Doğum kontrol hapları ne içerir?
30 yılı aşkın bir süredir piyasada olan, bugün dünyada 60 milyon kişi tarafından kullanılan güvenilir bir yöntem. Doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron denilen iki hormon içerir. Bu hormonlar normalde kadınların yumurtalıklarında üretilir. Ancak doğum kontrol hapı içinde östrojen ve progesteronun laboratuvar ortamında üretilen türevleri var.
Doğum kontrol haplarının hormon içermesi kadınları endişelendiriyor. Bu hormonlar zararlı mı?
Modern doğum kontrol hapları, düşük düzeylerde hormon içerir. Bileşimlerinde insan bünyesine yabancı hiçbir madde yok. Bugünkü haplarda 20 yıl öncesine göre üç-beş kez daha az östrojen ve beş -10 kez daha az progesteron var. Yan etkiler yeni haplarda önemli derecede azaltıldı. Bu nedenle korkulacak bir durum yok.

Haplar gebelikten nasıl korur?
Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresiyle birleşip, döllenmesi sonucu meydana gelir. Doğum kontrol hapları vücutta bulunan hormonlar gibi çalışır. Vücut nasıl hamile kaldıktan sonra, hamilelik hormonları aracılığıyla yumurtalıkların yumurta üretmesine engel oluyorsa, doğum kontrol hapı da benzer bir etki göstererek yumurtlamayı önler. Yumurtlama olmazsa, erkeğin spermi ile yumurtanın birleşmesi gerçekleşmez ve böylece gebelik önlenir.

Başarı oranı yüksek mi?
Doğum kontrol haplarının etkinliği çok yüksek. Başarısızlık oranı binde bir olmakla beraber kullanım hatalarına bağlı olarak birinci yıl sonunda başarısızlık oranı yüzde 3’ü buluyor. Başarı oranında düzenli kullanım önemli rol oynuyor.

Doğum kontrol hapları nasıl kullanılır?
Her kutuda 21 adet hap var. Bu haplara adetin birinci günü başlanır ve 21 gün süreyle hiç ara vermeden her gün bir adet kullanılır. Birinci kutu bitince yedi gün ara verilir (bu süre içinde adet görülür), bir hafta sonra ikinci kutuya başlanır. Örneğin birinci kutu çarşamba bittiyse ikinnci kutuya öteki hafta perşembe başlanır.

Eğer hap alınması unutulursa ne olur?
Düzensiz adet kanaması görebilir ve gebe kalabilirsiniz. Hapı saatinde almayı unutmak herhangi bir problem yaratmaz. Ancak bu durum alınması gereken saatten sonraki 12 saat içinde fark edilirse unutulan hap, bu süreyi geçirmeden alınmalı. Ve bir sonraki hap her zamanki saatinde kullanılmalı. İki hapın alınması arasındaki zaman 36 saatten fazla olursa güvenirlilik artık tam olmaz. Böyle bir durumda bir sonraki adet kanamasına kadar prezervatif gibi ek tedbirler kullanmalı. Unutulan haplar atlanarak, geri kalan haplara adet düzensizliğine yol açmamak için devam edilmeli.

Hap kalp krizi riskini artırır mı?
Araştırmalar, yeni düşük doz östrojen ve progesteron içeren hapların kullanımıyla kalp krizi arasında olumsuz bir ilişki göstermiyor. Hatta bu hapların lipid ve kolesterol üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirtiliyor. Eski yüksek doz haplarda yüzde 5 oranında yüksek tansiyon riski ortaya çıkıyordu. Yeni düşük doz haplarda zaman zaman tansiyon yükselmeleri görülmekle beraber, klinik olarak anlamlı bir hipertansiyon rapor edilmemiştir. Hatta hipertansiyonu olan hastalarda bile kontrollü olmak şartıyla kullanılabiliyor. Ancak sigara kullanımı yüksek bir risk faktörü oluşturur. 35 yaşın üzerindeki kadınlar doğum kontrol ilacı kullandığında sigara içmemeli.

Peki şeker hastalığı yapar mı?
Eski yüksek doz östrojen içeren haplarda gizli şeker, şeker seviyelerinde artış görülebiliyordu. Yeni haplarda bu risk yok. Ancak insüline bağımlı şeker hastalarına, hap dışında başka bir yöntem öneriyoruz. Çünkü haplar bu hastalarda kanın pıhtılaşma riskini artırabiliyor.

Safra kesesi hastalıklarında artışa yol açıyor mu?
Safra taşları ilk iki yıl kullanımda artar, dördüncü yılda ise normale döner. Aslında bu artış sadece safra taşlarına eğilimli olan kişilerde görülür. Normalde hapların böyle bir etkisi yok. Ancak doğum kontrol hapları akut karaciğer hastalığı olanlarda ve safra yolları tıkalı olan kişilerde kullanılmamalı. Çünkü siroz ya da geçirilmiş bir sarılık doğum kontrol hapları ile yeniden alevlenebilir.

Bu haplarda hangi yan etkiler görülür?
İlk aylarda bazı kadınlarda bulantı, memelerde hassasiyet, baş ağrısı gibi şikâyetler görülebilir. Sağlık açısından ciddi bir sorun yaratmayan bu şikâyetler bir süre sonra kendiliğinden kaybolur. Ayrıca bazı hastalarda ilk üç ayda ara kanama olabilir. Gerekirse bu kanama uzman hekim tarafından uygun şekilde tedavi edilebilir.

Doğum kontrol hapları kısırlık yapabilir mi?
Hayır. Doğum kontrol hapı bırakıldıktan sonra gebe kalmada hafif bir gecikme olmakla birlikte, birinci yılın sonunda yüzde 75.2, ikinci yılın sonunda yüzde 90 kadın gebe kalabiliyor. Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapı güvenle kullanabilirsiniz.

Hap bırakıldıktan ne kadar süre sonra hamile kalınabilir?
Kullanmayı bıraktıktan bir ay sonra hamile kalmanızda hiçbir sakınca yok. Hap bırakıldıktan sonra oluşan gebeliğin seyri normal gebelikle aynı. Sakat bebek doğurma ve düşük riskinde artış olmuyor.

Haplar cinsel isteği azaltır mı?
Hayır, hapların cinsel istek üzerinde olumsuz bir etkisi yok. Aksine geri çekme, takvim yöntemi gibi geleneksel yöntemler kullanılmayacağı için cinsel yaşam daha güvenli olur. Kadınlar korunduklarından emin oldukları için, kendilerini daha rahat hissederler. Bu da cinsel yaşamlarını olumlu yönde etkiler.

Depresyon ve sinirlilik yapar mı?
Depresyon çok nadir görülen bir etki. Ama depresyonda olanlara doğum kontrol hapı önermiyoruz.

Hap kullananların düzenli doktor kontrolünden geçmesi gerekir mi?
Düşük dozlu hapların güvenirliliği nedeniyle hap kullanan hastaların yılda bir kez kontrolden geçmesi yeterli. Başlangıçta iyi bir muayene, tansiyon ölçümü, idrar tahlili, meme muayenesi, karaciğer fonksiyon testleri, pelvik muayene ve smear testi yapılması gerekli. Risk faktörü olan kadınlar ise altı ayda bir doktora gitmeli. Yan etkiler ya da şikâyetler olduğunda doktora danışılmalı, gerektiğinde ilacın ya da yöntemin değiştirilmesine karar verilmeli.

Doğum kontrol hapı kullanıyorum kısırlık yapar mı?

Soru:

2 aylık evliyim ve doğum kontrol hapı kullanıyorum. Çevremdeki herkes kullanmamamdan yana, kısırlık yapar düşüncesiyle. Bu gerçekten doğru mu bekârken de regl dönemlerim düzensiz olduğu için bu hapları kullanabileceğimi söylemişti uzman bir doktor. Teşekkürler.

Cevap:

Doğum kontrol hapları, steroid hormonlar (östrojen ve progesteron) içeren ilaçlardır. Yalnız başına progesteron içeren doğum kontrol hapları da vardır ama piyasada çoğunlukla kombine (östrojen+ progesteron içeren) ilaçlar bulunur. Bunlar, daha çok beyindeki hipofiz ve hipotalamus bölgeleri üzerinde etki göstererek yumurtlamanın önlenmesi yoluyla etki gösterirler. Ayrıca, rahim içi dokusunu (endometrium) bebeğin yerleşmesine elverişsiz hale getirme, rahim ağzı salgısını (servikal mukus) koyulaştırarak spermlerin ilerlemesini engelleme ve tüplerin hareketlerini bozarak spermle yumurtanın karşılaşmamasını sağlama gibi etkileri de vardır.

Yalnızca progesteron içeren haplar (minipill), daha çok 2. mekanizma yoluyla doğum kontrolü sağlar; bu hapları kullanan hastaların% 40’ında normal yumurtlama olur.

Doğum kontrol haplarının başarısızlık oranları, hapların cinsine ve hastaların uygulamadaki özenine göre değişmektedir. Özenle kullanıldığında, kombine doğum kontrol haplarının ilk yıl içindeki başarısızlık oranı binde bir olarak bildirilmektedir ama bu oran pratikte yüzde 3’e kadar çıkmaktadır. Yalnızca progesteron içeren haplarda (ülkemizde bulunmamaktadır), bu oranlar sırasıyla binde 5 ve yüzde 3 olarak verilmektedir.

Doğum kontrol haplarının, 21 gün süreyle her gün aynı saatte alınması önerilir. Hapa ilk başlayacak kişinin, âdetin 5. gününden önce (tercihan ilk gün) başlaması, sonraki aylarda ise kutu bitince yedi gün ara vererek sekizinci gün yeni kutuya başlaması gerekmektedir. Burada hapın her gün hiç unutulmadan alınması önemlidir. Bir hap unutulduğunda, akla gelir gelmez alınmalı, daha sonra diğer haplara sırasıyla devam edilmelidir. O ay hapın koruyucu etkisi devam eder.

Kutunun ilk 2 haftasında iki hap unutulursa, sonraki iki gün ikişer tane hap alınarak bu telafi edilir. Burada da başka bir korunma yöntemine gerek yoktur ama bazı doktorlar bir hafta süreyle ek bir korunma yöntemi önermektedir. 3. haftada 2 hap veya herhangi bir dönemde ikiden fazla hap unutulmuşsa, hemen yeni bir doğum kontrol yöntemi uygulanmalı ve yeni bir kutuya başlanmalıdır. Ayrıca doğum kontrol hapı kullanan hanımlar, hiç hap unutmasalar bile, gastroenterit (şiddetli bulantı-ishal) durumlarında en az bir hafta süreyle başka bir yöntem kullanarak korunmalıdır.

Bazı kutularda 28 hap bulunur. Bu, kullanım kolaylığı içindir. Asıl doğum kontrolü sağlayan ilk 21 haptır, diğer 7 hap ise genellikle demir gibi vitamin hapları içerir. Unutulma durumlarında, bu yedi hap göz ardı edilmelidir. Hap seçiminde biz, etkili doğum kontrolü ve geniş güvenlik aralığı ilkesini esas alırız. Düşük doz bir progesteron ile birlikte, 50 mikrogramın altında düşük doz östrojen içeren doğum kontrol hapları daha çok tercih edilir. Ayrıca tüylenme, yağlı cilt ve sivilce gibi sorunları bulunan hastalarda, anti-androjen etkisi de olan doğum kontrol hapları ilk seçenek olmalıdır.

Hangi Durumlarda Kesinlikle Doğum Kontrol Hapı Kullanılmaz

1. Tromboflebit, tromboembolik hastalıklar(kanın pıhtılaşarak damarlarda tıkaçlar oluşturması), serebral vaskuler (beyin damarlarında) hastalık, koroner damar hastalığı; önceden bu tip hastalıklar geçirilmesi veya bu hastalıklara yatkınlık durumu.
2. Karaciğer fonksiyonlarında ileri derecede bozulma.
3. Meme kanseri ya da şüphesi.
4. Teşhis konulmamış anormal vaginal kanama.
5. Gebelik ya da gebelik şüphesi.
6. 35 yaşın üzerindeki sigara tiryakileri.

Doğum Kontrol Haplarının Nispeten Kullanılmaması Gereken Durumlar

1. Migren Baş Ağrıları:

İleri yaşta olmayan, sigara içmeyen ve hipertansiyonu bulunmayan migren vakalarında, düşük doz doğum kontrol hapları kullanılabilir.

2. Hipertansiyon:

35 yaşından küçük hipertansiflerde düşük doz doğum kontrol hapları kullanılabilir.

3. Myom:

Düşük doz hapların, myomların büyümesine yol açmadığı ve adet kanamasının miktarını azalttığı gösterilmiştir.

4. Gebeliğe Bağlı Şeker Hastalığı:

Kan şeker düzeyleri yakından takip edilerek, bu hastalar doğum kontrol hapı kullanabilir.

5. Acil Olmayan Ameliyatlar:

Büyük ameliyatlardan yaklaşık 4 hafta önce, doğum kontrol hapı kullanımına son verilir. Bu haplar, ameliyat sonrası hareketsiz kalmanın da etkisiyle kanda pıhtılaşmaya ve damar tıkanmalarına yol açabilir.

6. Epilepsi (Sara Hastalığı):

Doğum kontrol haplarının, bu hastalığın seyri üzerinde kötü bir etkisi yoktur. Hatta olumlu etkileri bildirilmiştir. Ancak, sara ilaçları doğum kontrol haplarının etkisini azaltır.

7. Gebelikte tıkanma sarılığı geçirilmiş olması.

8. Orak Hücre Hastalığı:

Bir tür kan hastalığıdır. Bunlarda da gebeliğin önlenmesi daha önemli olduğu için, düşük doz doğum kontrol hapları önerilmektedir.

9. Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı):

35 yaşın altındaki ve başka bir rahatsızlığı bulunmayan hastalar doğum kontrol hapı kullanabilirler.

10. Safra Kesesi Rahatsızlığı:

Doğum kontrol hapları, safra taşları oluşturmaz. Ancak taş varsa, hastanın şikâyetlerini artırabilirler.

Hapların Doğum Kontrolü Dışındaki Yararlı Etkileri

Etkili Doğum Kontrolü

  • Kürtaja daha az ihtiyaç duyulması,
  • Cerrahi kısırlaştırmaya daha az ihtiyaç duyulması,
  • Endometrium (rahim) kanserinde azalma,
  • Yumurtalık kanserinde azalma,
  • Dış gebelik riskinde azalma,

Adetlerin Daha Düzenli Olması

  • Akım miktarın azalması,
  • Adet sancılarının düzelmesi,
  • Kansızlığın azalması.

Daha Az Salpenjit (Tüplerin İltihaplanması) Görülmesi

  • Muhtemelen daha az endometriosis görülmesi,
  • Muhtemelen daha az selim meme hastalığı görülmesi,
  • Muhtemelen daha az romatoid artrit görülmesi,
  • Muhtemelen damar sertliğine (ateroskleroz) karşı korunma sağlanması,
  • Muhtemelen kemik yoğunluğunun artması,
  • Muhtemelen myomların azalması,
  • Muhtemelen yumurtalık kistlerinin azalması.

Haplarla İlgili Sorunlar ve Çözümleri

Adet Dışı Kanamalar:

En sık olarak, hapa başlanılan ilk aylarda görülür. Bu geçici bir durumdur. Çoğunlukla kendiliğinden düzelir. Birkaç yıl sonra da ara kanamaları görülebilir. Sigara içenlerde, hapı düzensiz alanlarda ve rahim ağzında ilthap (özellikle servikal klamidya enfeksiyonu) bulunan hastalarda ileri dönemde ara kanamalarına daha sık rastlanır. Bu kanamalar için, kısa süreli östrojen tedavisi genellikle yeterli olur.

Âdetin Kesilmesi (Amenore):

Özellikle düşük doz östrojen içeren hap kullananlarda görülür. Rahmin aşırı incelmesi, bu olaya neden olur. Uzun süreli bir etkisi yoktur. Gebelik şüphesi nedeniyle, hekim ve hastada endişe yaratır. İlaç alınmayan haftanın sonunda bir gebelik testi yapılarak, gebelik olasılığı uzaklaştırılır. Bu olayın tekrarlamaması için, hastaya genellikle sonraki ay 21 gün süreyle hap+östrojen verilir. Bu durum nedeniyle hap kullanımına son vermemek gerekir.

Kilo Alma:

Hapların kilo almaya yol açtığı görüşü yanlıştır. Bu, bir algılama sorunudur. Hastalara, bu nedenle ilacı bırakmamak için düşük doz haplar, düzgün beslenme ve düzenli egzersiz önerilebilir.

Sivilceler:

Düşük doz haplar, sivilcelerde düzelme yapar.

Yumurtalık Kistleri:

Düşük dozlu haplarda, fonksiyonel yumurtalık kistlerine daha sık rastlanır. Önemli bir sorun değildir. Tedaviyle düzelir. Östrojen dozu arttıkça kistler azalır.

Depresyon:

Bu durum da, daha çok yüksek doz östrojen içeren hap kullananlarda görülür. Çözüm olarak, düşük dozlu bir preparata geçmek gerekir.

Kanser:

Yukarda da bahsettiğimiz gibi, doğum kontrol hapları bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki gösterir. Bu nedenle, kanser yaptığı yönündeki spekülasyonlar asılsızdır.

Yaş:

35 yaşın üzerindeki hastalar, başka bir rahatsızlıkları yoksa ve sigara içmiyorlarsa doğum kontrol hapı kullanabilirler. Düşük dozlu haplar tercih edilmelidir.

Cinsel İstek:

Doğum kontrol hapları, bazen cinsel istekte azalma yapabilir. Bu durumda, başka bir hapa geçmek uygundur.

Kısırlık:

Doğum kontrol haplarının kısırlık yapıcı bir etkisi yoktur. Hap bırakıldıktan sonraki iki yıl içinde görülen gebelik oranları, diğer insanlardan farklı değildir.

Menopozu Geciktirme:

Doğum kontrol haplarının ne menopozu geciktirici ne de hormonları bozucu etkisi vardır. Hap kullanan hastalar adet görmeye devam etse de, belli bir yaştan sonra yumurtalıklar ömrünü tamamlar. Hasta ilaç kullanmaya devam ederse, bunun farkına varmayabilir. Belli testler yapılarak menopoz doğrulandığı takdirde, doğum kontrol haplarını bırakarak menopoz ilaçları kullanmaya başlamak daha doğru olur.

Piyasada bulunmadığı için, burada minipill’den ayrıntılı olarak bahsedilmeyecektir. Ancak yalnızca progesteron içeren bu haplar, emziren kadınlar ve 40 yaşın üzerindekiler için özellikle uygundur. Ayrıca, damar hastalığı bulunan diabet, kalp-damar hastalığı gibi ciddi tıbbi sorunları nedeniyle östrojen içeren kombine doğum kontrol haplarının yasak olduğu hastalarda da kullanılabilirler. Bir ölçüde kombine doğum kontrol haplarının açığını kapatırlar.

Doğum Kontrol Hapları Kısırlık Yapar mı?