Sizden gelen soru:

[box type=”success” ] Anadolu’da bazı bölgelerde evlenecek kızın annesine süt parası ödenmekte. Dinimizce caiz midir? [/box]

Cevap:

Deyimlerle İlgili Cümleler

Deyim nedir?

Anlatım gücünü artırmak dikkat çekmek anlatıma ayrı bir güzellik ve çekicilikkazandırmak amacıyla kullanılan sözlere “deyim” denir.

Deyimlerde çoğu zaman mantık dışına çıkma ve abartılı bir anlatım söz konusudur.

Deyimler büyük ölçüde gerçek anlamından uzaklaşarak; yepyeni çarpıcı güçlü bir anlam kazanır.

NOT: Deyimler en az iki sözcükten oluşur. Bir tek sözcük deyim olamaz.

NOT: Deyimler kalıplaşmış sözlerdir bu nedenle deyimi oluşturan sözcükler değiştirilemez.

NOT: Deyimi oluşturan sözcükler ayrı yazılır.

Deyim cümleleri

O yazarın dişe dokunur tek bir eseri yok.
(dişe dokunur: “işe yarar belirtilmeye değer önemli”)

Sınavı iyi geçen Alper’in etekleri zil çalıyor.
(etekleri zil çalmak: “çok sevinmek alınan sevinçli bir haber üzerine telaşa ve heyecanakapılmak”

Senin kadar kuş beyinli birini görmemiştim.
(kuş beyinli: “akılsız aptal”)

Eli kulağında bir iki dakikaya kadar zil çalar.
(eli kulağında: “nerede ise olacak çok yakında olması beklenen”)

Kopya olayından sonra öğretmeninin gözünden düştü.
(gözden düşmek: “değerini yitirmek”)

Kahvaltı hazırlanana kadar gazetelere göz gezdirmek ister misin?
(göz gezdirmek: “derinlemesine incelemeden okumak”)

Şarkı söyleyen genci gözüm ısırıyor.
(gözü ısırmak: “bir kimseyi tanıyacak gibi olmak”)

Sinirlendiğinde en sevdiği arkadaşına dahi çamur atardı.
(çamur atmak: birini kötü bir işe karışmış göstermek kara çalmak iftira etmek”)

İncir çekirdeğini doldurmayacak konular yüzünden birbirinizi kırıyorsunuz.
(incir çekirdeği doldurmamak: “çok az önemi olmak veya çok önemsiz olmak”)

Öğretmenimiz ödevlerimizi okurken kılı kırk yarar.
(kılı kırk yarmak: “titiz ve ayrıntılı bir biçimde incelemek önemle üstünde durmak”)

Oğlunun üç gün okuldan kaçtığını öğrenince küplere bindi.
(küplere binmek: çok öfkelenmek”)

Toplantıda kızının yaptıklarını duyunca yerin dibine geçti.
(yerin dibine geçmek: “çok utanıp sıkılmak”)

Kupayı kaybeden teknik direktörün ağzını bıçak açmıyor.
(ağzını bıçak açmamak: çok üzgün olduğu için konuşacak durumda olmamak”)

Birazdan burası karnı zil çalan müşterilerle dolar.
(karnı zil çalmak: “çok acıkmak”)

Tezgâhın üzerindeki dört bileziği kaşla göz arasında çaldı.
(kaşla göz arasında: “kimseye sezdirmeyecek kadar kısa bir süre içinde çok çabuk”)

Annem havadan nem kapar en küçük şeyden alınır.
(havadan nem kapmak: “en küçük bir şeyden alınmak çok alıngan olmak”)

Arkadaki araba korna çalınca eli ayağına dolaştı.
(eli ayağına dolaşmak: “çok şaşırmak telaşlanmak”)

Senin kadar çenesi düşük bir insan görmedim.
(çenesi düşük: “yerli yersiz konuşan geveze”)

atasözü

Atasözleri İle İlgili Cümleler

Atasözü nedir?

Yıllar önce söylenmiş, dilden dile aktarılarak günümüze kadar gelmiş, öğüt bildiren, genel kural niteliği taşıyan söz öbekleridir. Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte sözlerdir. Genellikle kesin bir yargı bildiren cümleler biçiminde görülür. Atasözleri, kültürümüzün taşıyıcılığını yapan ve Türk milletinin deneyimlerini yansıtan çok değerli sözlerdir. Çünkü yaşanmış olaylar sonunda, tüm milletin duyarlı ve tedbirli olması gerektiğini vurgulayan mesajlar içerirler.

Atasözlerinin söyleyeni belli değildir. Sadece mecaz anlam veren atasözü olabileceği gibi, sadece gerçek ya da hem gerçek hem mecaz anlam taşıyanlar da vardır. Örneğin; “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” atasözü sadece mecaz; “Dost ile ye iç, alışveriş etme.” sadece gerçek; “Taşıma su ile değirmen dönmez.” hem gerçek hem mecaz anlam verir.

Atasözü cümleleri

  • Acıkan yanağından,susayan dudağından belli olur.
  • Ah alan onmaz,ah yerde kalmaz.
  • Ak köpeğe koyun diye sarılma.
  • Akıl yiğide sermayedir.
  • Al malın iyisini çekme kaygısını.
  • Almak kolay ödemek zordur.
  • Altın kılıç demir kapıyı açar.
  • Alçak tavuk kendini ferik gösterir.
  • Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.
  • At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.
  • Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.
  • Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.
  • Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır.
  • Aç koyma hırsız olur,çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
  • Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.
  • Ağustosta beynin kaynasın,kışın da tencere kaynasın.
  • Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.
  • Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.
  • Bahar çiçeğiyle güzeldir.
  • Bal yiyen baldan bıkar.
  • Bebeler birbirinden huy kapar,ayranlarına su katar.
  • Besle kargayı oysun gözünü.
  • Bin atın varsa bin dinlen,bir atın varsa in dinlen.
  • Bir bütün bir yarımdan iyidir.
  • Bu dünya iki kapılı handır,gelen bilmez geden bilmez.
  • Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.
  • Çocuk evin meyvesidir.
  • Çocuğa iş buyuran,ardınca kendi gider.
  • Darlıkta dirlik olmaz.
  • Dağ dumansız insan hatasız olmaz.
  • Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.
  • Dert saklayanda kalır.
  • Devden büyük dert var.
  • Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.
  • Dost kazandost;düşman anadan da doğar.
  • Düşmanı karıncaysa,sen fil olur.
  • Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.
  • Fırsat eldeyken sürün devranı.
  • Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.
  • Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.
  • Gittiğin yer kör ise,yözünü yum da bak.
  • Göz görmeyince gönül katlanır.
  • Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.
  • Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
  • Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.
  • Hocanın dediğini tut,yoluna gitme.
  • Hıdırellez yaz kapısı,yedi gün sürer tipisi.
  • Kavakta nar olmaz,kötülerde ar olmaz.
  • Kimi bağ bozar,kimi bostan bozar.
  • Minnetle gül koklama,dikeni sancar seni.
  • Mum dibine karanlık.
  • Sen işlersen mal işler,insan böyle genişler.
  • Tasa doyurur,acı acıktırır.
  • Üzerine laf düşmedikçe konuşma.
  • Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
  • Yardımcının yardımcısı olur.
  • Yağmurlu gün tavuk su içmez.
  • Zahmeriden sonra ekilen darıdan,kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.