Felçli Hastaların Umut Işığı

Halk arasında inme olarak bilinen felç, beyin damarlarının tıkanması durumudur. Beyinde ve diğer fonksiyonlarda hasarın en aza indirilebilmesi için ise acil tedavi çok büyük önem taşıyor. Felçli hastalar için umut olan ve felçli bir hastayı 23 dakikada iyileştiren tedavi yönteminde de yine 3 saat içinde hastaneye götürülmesinin gerekliliği vurgulanıyor.

Felç geçiren hasta 23 dakikada sağlığına kavuştu

Felçli hastalara umut ışığı olan yeni bir tedavi daha Türkiye’de uygulanmaya başladı. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘damar içine girerek pıhtı eritme’ (damar içi trombolitik) yöntemiyle felçli bir hasta 23 dakikada sağlığına kavuştu. Konuşamayan ve şuuru kapalı olan Ayşe Uysal isimli hasta pıhtı eritmeyle felçten kurtuldu.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği halk arasında ‘inme’ olarak nitelenen felçli hastaların tedavisi için umut olacak sistemi Hastane Başhekimi Doç. Dr. Nurullah Zengin Cihan Haber Ajansı (Cihan)’na anlattı.

Felçli hastaların tedavisinde gelinen en modern tıp tedavisi olan ‘damar içine girerek pıhtı eritme (damar içi trombolitik) uygulamasını yapabilme yeterliliğine hastane olarak kavuştuklarını söyleyen Zengin, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı tüm hastaneler içerisinde halen bu uygulamayı yapabilme yeterliliğine sahip tek hastanenin Ankara Numune olduğunu belirtti.

Dünyaca kabul görmüş ancak Türkiye’de yaygın olmayan bu tedavinin, hastanede 7 gün 24 saat kesintisiz olarak hastaların hizmetine sunulduğuna işaret eden Zengin, “Bu hizmetimiz Acil Tıp, Nöroloji, Radyoloji kliniklerimizin işbirliği ile yürütülmektedir. Artık modern tıp anlayışında tedaviler tek bir branşın yeterliliğine terk edilmemekte ve birçok branşın koordinasyonu ile tedavi uygulanmaktadır. Bizler de idare olarak, hastanemiz bünyesinde tıp alanındaki yenilikleri takip etme ve uygulama başarısına arkadaşlarımızla birlikte, ekip ruhu içerisinde imza atıyoruz.” dedi.

“FELÇLİ HASTALAR 3 SAAT İÇİNDE HASTANEYE GÖTÜRÜLMELİ”

Doç. Dr. Nurullah Zengin, felçli hastaların kesin tedavileri için hastanın mutlaka inmeden sonra en fazla 3 saat içerisinde hastaneye ulaştırılması gerektiğinin altını çizdi.

Halk arasında inme olarak bilinen felçli hastaların zamana karşı bir mücadele verdiğini ifade eden Zengin, “Burada zaman faktörü hayati öneme sahiptir. Beyinde oluşan damar tıkanıklığı ortaya çıktığı andan (inme) itibaren azami 3 saat içerisinde hastanemize ulaştırılabilen hastalarımıza damardan direkt olarak verdiğimiz trombolitik madde ile aynı gün içerisinde tedavileri mümkün olabilmektedir. Hasta eğer hayati önem içeren bu 3 saat sonrası hastanemize intikal ettirildiği takdirde ise 2. aşama tedaviyi gerçekleştirmekteyiz. Bu tedavimizde kasıktan kateter ile beyin damarına girilerek beyin anjiyosu çekiliyor ve tıkanan damarı tespit ediyoruz. Mikro kateter ile tıkanan damara ulaşıyor ve direkt o pıhtıya trombolitik madde vererek pıhtıyı eritiyoruz. Bu 2. aşama tedavi ile hasta felçten kurtulabiliyor ya da kalıcı hasar olması önlenebiliniyor.” değerlendirmesini yaptı.

Operasyonu gerçekleştiren 2. Nöroloji Klinik Şefi Dr. Fikri Ak ise beyin damarı tıkanarak felç geçiren Ayşe Uysal isimli hasta 1 saat 45 dakika sonrasında hastaneye ulaştırıldığı bilgisini verdi.

Seri bir şekilde gerçekleştirilen müdahale ile hasta hastaneye ulaştıktan 23 dakika sonra felcin ortadan kaldırıldığını vurgulayan Ak, hastanın hastaneye ulaştırıldığında konuşamadığını, şuurunun kapalı olduğunu, vücudunun sol tarafının felç geçirdiğini tespit ettiklerini dile getirdi.

Hemen müdahale edilerek 23 dakika içinde hastanın kan tetkikleri, takılması gereken sondalar ve görüntülemeleri yapılarak müdahale edildiğini ifade eden Ak, “Hastamız şu anda gayet sağlıklıdır. Felç durumu ortadan kalkmıştır. Şu an yaptığımız ise hastalığa neden olan faktöre yönelik tedavisine devam edilmektedir.” şeklinde konuştu.