Kış Turizmi

Ülkemiz turizm açısından oldukça değerlidir ve giderek bu değerini arttırmaktadır. Çünkü dört mevsiminde bir arada görülebildiği ender yerlerdendir. Bunun yanında tarihsel ve kültürel zenginlikleride eklediğimizde dahada önem arz eden bir durum ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda ülkemizde kış turizmi giderek yükselen bir değer halini almıştır. Nedeni bu konuda var olan potansiyelin büyüklüğü fark edilmesi ve bu yöne ağırlık verilmesidir.

Tarih, kültür ve olağanüstü doğal güzelliklerin içiçe yaşandığı Türkiye, bu özelliklerini günümüze kadar devam ettirebilmiş dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir. Dört mevsimin tüm özelliklerinin her zaman yaşanabildiği yöreleri, yeşil ormanları, kayak sporuna elverişli karlı dağları, temiz denizleri, kumsalları, kaplıcaları, konuksever insan dokusu ve dünyanın üç ünlü mutfağından birine sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkedir.

Ülkenin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde, yaz turizmi oldukça ileri seviyededir. Karadeniz kıyılarında sınırlı ölçüde yaz turizmi, yüksek yerlerde ise yayla turizmi gelişmiştir. Bu bölgelerde yeterli altyapı hizmetleriyle birlikte modern turizm tesisleri oluşturulmuştur. Yaz turizminin en yoğun olduğu tatil beldeleri arasında Antalya, Alanya, Marmaris, Kuşadası, Bodrum, Fethiye ve Kaş gibi merkezler bulunmaktadır. Ülkenin yüksek yerlerinde ise yayla turizmi her geçen gün önemini artırmaktadır. Yayla turizminin en fazla geliştiği yöreler arasında Trabzon, Giresun, Rize, Ilgaz, Bolu ve Abant yer almaktadır.

Türkiye’nin Kış Turizmi Bilançosu

24 kış turizm merkezinden 17′sinde imar planları tamamlandı. Kış turizminde 7 bin 764 olan yatak kapasitesinin 65 bin 390’a çıkarılması hedefleniyor. Erzurum’dayapılacak “2011 Üniversiteler Arası Kış Oyunları” ülkemiz kış turizminin uluslararası boyutta tanıtımına ciddi bir ivme kazandıracak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’nin kış turizmindeki son durumunu bir rapor halinde yayınladı. Buna göre yurdun dört bir yanında şu anda Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş 24 kış sporları turizm merkezi bulunuyor. İlan edilen 24 kış turizm merkezinden 17 adedinde imar planları tamamlandı.

Kış turizminde 7.764 olan yatak kapasitesinin 65.390’a çıkarılması hedefleniyor.

Erzurum’da 27 Ocak- 6 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek “2011 Üniversiteler Arası Kış Oyunları” ülkemiz kış turizminin uluslararası boyutta tanıtımına ciddi bir ivme kazandıracak.

Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yayınlanan ‘KIŞ TURİZMİ’ raporu şöyle:

Türkiye’de Kış Turizmi

Yaz-kış üzerinde kar eksik olmayan yüksek dağları ve kayak tesisleriyle Türkiye önemli bir kış turizmi merkezi. Marmara ve Ege’den Doğu Anadolu’ya kadar da kış turizmi giderek gelişiyor.

Türkiye’de şu anda Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş 24 kış sporları turizm merkezi bulunuyor. Turizm Merkezi ilan edilen kış sporları merkezlerinin planlı gelişmesi hedefleniyor ve planlarda koruma-kullanma dengesi gözetiliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı kış sporları merkezlerinin her yönü ile uluslararası standarda kavuşmasının sağlanarak, turizm içerisindeki payının artırılması ve kitle turizmi niteliğine yöneltilmesini hedefliyor.

Kış turizm merkezlerinden, Bursa-Uludağ, Kocaeli-Kartepe, Bolu-Köroğlu-Kartalkaya, Kastamonu-Ilgaz, Kayseri-Erciyes, Erzurum-Palandöken, Erzincan-Ergan, Kars-Sarıkamış zincir oluşturan kış turizm merkezleri olarak dikkat çekerken; Davraz-Isparta ve Çankırı-Ilgaz Kadınçayırı Yıldıztepe de gelişen bölgeler arasında yer alıyor.

Bursa-Uludağ

Türkiye’nin gözde kış sporları merkezi: Bursa-Uludağ

Bursa-Uludağ, kışın tatil yapmak ve kayak için en uygun yerlerden biri. Bursa’nın 36 km güneyinde olan ve yaklaşık 40 dakikada ulaşılabilinen merkez, İstanbul’dan ise sadece 150 kilometre uzakta.

2. Gelişim Bölgesi Kış Sporları Turizm Merkezi olan Bursa-Uludağ’da kayak alanı 1750-2543 metre yükseklik kuşağında ve Batı Anadolu’nun en yüksek doruğu Kara Tepe de burada bulunuyor.

Normal kış koşullarında 3 metre civarında kar yağışı alan bölgede, yılın 120 gününde kayak yapılabiliyor.

Merkezindeki pist sayısı 11, en uzun pisti ise 2000 metre ve dağdaki pistlerin toplam uzunluğu 20 kilometreyi bulan Uludağ’da, “Tur kayağı” ve “Helikopterli kayak” da yapılabiliyor. Merkezde, kayak dışında snow board, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktiviteleri için de olanaklar bulunuyor.

Kocaeli-Kartepe

Modern teleferik ve telesiyej sistemleriyle dikkat çeken merkez: Kocaeli-Kartepe

İstanbul’a sadece 115 km mesafede olan Kartepe Kış Sporları Turizm Merkezi, doğası ve benzersiz pistleri, modern teleferik ve telesiyej sistemleriyle dikkat çekiyor.
Kartepe Kayak Merkezi’nde, 4 lift 3 telesiyej 1 teleski mevcut olup pist uzunlukları 400 m ile 3500 m arasında değişiyor. Suni kar sisteminin bulunduğu Kartepe Kayak Merkezi‘nde kar kalınlığı ise 80- 200 cm arasında değişiyor.

Bolu-Köroğlu-Kartalkaya

Beyaz ve yeşilin eşsiz uyumu: Bolu-Köroğlu-Kartalkaya

Türkiye’nin Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki Bolu Köroğlu Kış Sporları Turizm Merkezi, hem yeşil ormanları hem de karı bir arada sunuyor.

Kayak alanının rakımı diğer Kış Sporları Turizm Merkezleri ile karşılaştırıldığında nispeten düşük olmasına karşın kayak merkezinin kuzey yönünde bulunması kar kalitesini yükselterek sezon uzunluğunu artıyor ve kayak sporuna çok uygun koşullar sağlıyor.

Normal kış koşullarında 3 metre kar yağışı görülen ve mevsim başında “toz kar”, mevsim sonunda ise “ıslak kar” özellikleri gösteren bölgede, yılın 120 günü kayak yapılabiliyor

Bolu Köroğlu Kayak Alanı, Alp kayağı, Kayaklıkoşu (Cross-Country) ve Tur kayağı için çok uygun özellikler sunuyor. Toplam 20 kilometreyi bulan 12 pisti bulunan merkezde, mekanik tesislerin toplam taşıma kapasitesi saatte 6000 kişi. Merkezde, 2 telesiyej, 6 teleski ve 3 baby liftle hizmet veriliyor.

Mevcutta yaklaşık 1250 yatak kapasitesine sahip turizm merkezinin, planlanan turizm tesislerinin de oluşumu ile toplam 3500 yataklık bir kapasiteye ulaşması öngörülüyor.

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi dört mevsim turizme elverişli

Kastamonu ve Çankırı illeri sınırında zirvesi 2850 m. olan Ilgaz Sıradağları üzerinde, Ilgaz Milli Parkı içinde yer alan Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi, kış turizminin yanı sıra sahip olduğu doğal güzellikleri ile dört mevsim turizme de elverişli.

Ankara’ya 210, İstanbul’a 460, Kastamonu’ya ise 40 km uzaklıkta olan merkezde 2 adet pist bulunuyor. Tüm pistlerinde toz karda kayak yapılabilen
Ilgaz kayak merkezinde gece kayağı yapma imkanı da bulunuyor.

Mevcut yatak kapasitesi 917 olan turizm merkezinde çalışmalar tamamlandığında yaklaşık 1300 yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.

Kayseri Erciyes Kış sporları Turizm Merkezi’

Kayseri Erciyes Kış sporları Turizm Merkezi’nde kısa sürede 5000 yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor

Uluslararası nitelikte kış sporları organizasyonlarına ev sahipliği yapacak uygun kayak alanları ve pistleri ile Erciyes Kış Sporları Merkezi, kış turizminde dünyada önemli kış turizm merkezleriyle rekabet edebilir merkez potansiyelini taşıyor.

Her düzeydeki kayakçıya hitap edebilecek pist çeşitliliğini sunabilmesi, merkezde yapay kar üretimi için gerekli su rezervinin bulunması ve havaalanına 25 dakikalık erişim mesafesinde olması, Erciyes Kış Sporları Merkezi’nin güçlü yanlarını oluşturuyor.

Turizm Merkezinde toplam 264 yatak kapasiteli 3 adet Turizm Tesisi, Kayseri Erciyes Üniversitesine ait sosyal tesis (50 yatak), Kayak Evi (140 yatak) ile PTT’ye ait sosyal tesis (60 yatak) bulunuyor.

514 yatak kapasitesine sahip Turizm Merkezinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca tahsis edilen 3 adet turizm tesisi ve satışı yapılan 3 adet kamu sosyal tesisinin turizm tesisine dönüştürülmesi ile kısa vadede 1628 yatak kapasitesine ve 5000 yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.

Erzurum Palandöken Kış Sporları Turizm Merkezi

Erzurum Palandöken Kış Sporları Turizm Merkezi, dünyanın en uzun ve dik kayak pistlerine sahip

Palandöken Kayak Merkezindeki pistler dünyanın en uzun ve dik kayak pistleri arasında yer alıyor. En uzun pisti 12 km. olan kayak pistlerinin toplam uzunluğu 28 km.yi buluyor. Slalom ve Büyük Slalom yarışmaları için 2 adet tescilli Kayak Pistine (Ejder Pisti ve Kapıkaya Pisti) sahip Palandöken Turizm Merkezi, kış koşullarında 2-3 metre kar yağışı alıyor ve mevsim boyunca “toz kar” üzerinde kayak yapılabiliyor.

UNIVERSIAD 2011 için Gençlik Spor Genel Müdürlüğü tarafından hazırlatılan Kış Oyunları Master Planı temel alınarak, Erzurum Palandöken Kış Sporları Merkezine ilişkin 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Revizyon Planı Değişikliği, Bakanlığımızca 07 Ekim 2008 tarihinde onandı.

Bu kapsamda, anılan planda belirlenen mekanik tesisler, pistler, yönetim merkezi, seyirci platformlarının kullanımların uygulaması Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi.

Mevcutta 2100 yatak kapasitesi bulunan merkezin planlarda hedeflenen yatak kapasitesi ise 8.850.

Doğu Anadolu’nun yeni kış turizm merkezi Erzincan Ergan’da çalışmalar devam ediyor

Yılın 180 günü karlı olan Erzincan Ergan Dağı, çalışmalar tamamlandığında Türkiye’nin önemli bir kış turizm merkezi olacak.

Erzincan Havaalanına 12 km uzaklıkta Ergan Dağı kış turizm merkezi, fizibilite raporunda ifade edilen kapasiteye ulaştığında 20.000 kişiyi ağırlayarak bölge ekonomisine büyük katkı sağlayacak.

Kars Sarıkamış Kış Sporları Turizm Merkezi

Kars Sarıkamış Kış Sporları Turizm Merkezi kar kalitesi ile ünlü

Sarıkamış Cıbıltepe’nin kristal karla kaplı muhteşem doğası Sarıkamış Kayak Merkezini kayakçılar açısından cazip hale getiriyor.

Kar kalitesi ve kayak pisti açısından dünyanın en uygun tesislerinden biri olma özelliğini taşıyan Sarıkamış Kayak Merkezinin en önemli pistleri Cıbıltepe-Balıklıdağ-Çamurludağ’da 2200-2900 metre yükseklik gösteren bir plato üzerinde yer alıyor.

Dünyanın en uzun kayak pistlerinden birine sahip olan Sarıkamış Kayak Merkezi Kars havaalanına 50 km. uzaklıkta. Bilgisayar donanımlı telesiyej sistemi ile Türkiye’nin en büyük kayak tesislerinden biri de Sarıkamış Kayak Merkezinde Aralık ayından Nisan ortalarına kadar kayak yapılabiliniyor.

Kadınçayırı Kış Sporları Turizm Merkezi

Türkiye’de ilk defa kayakla atlama pisti Çankırı-Ilgaz Kadınçayırı Yıldıztepe’de yapılacak.

Kadınçayırı Kış Sporları Turizm Merkezi, 800-900 m.lik uzunluğa sahip doğal kayak pisti potansiyeline sahip. Bu potansiyelin değerlendirilmesi amacıyla mekanik tesis oluşumuna yönelik çalışmalar planlama çalışmaları ile birlikte sürdürülüyor.

Kadınçayırı, üzerinde bulunan farklı yükseltilere sahip alanlar ile kayakçılar için alternatif sunması açısından önem taşıyor. Türkiye’de ilk defa kayakla atlama pisti ve Alp disiplini, slalom ile çocuk kayak pistinin turizm merkezinde yer alması planlanıyor. Bütün bu özellikleri ile turizm merkezi, yerli ve yabancı kış sporuna yatırım yapmak isteyen yatırımcılara önemli bir potansiyel oluşturuyor.

Isparta Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi

Kış Turizminin parlayan yıldızı: Isparta Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi

Isparta Davraz Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi kar kalınlığı ve pist uzunluğuyla dikkat çeken kayak merkezleri arasında önemli bir yere sahip. Davraz’da bulunan tesislerde hem amatör, hem de profesyonel kayakçılara uygun pistler bulunuyor.

Kayak merkezinde kuzey ve alp disiplini, tur kayağı, snowboard, dağcılık, botanik gözlemcilik, yamaç paraşütü ve trekking yapılabiliyor.

Turizm Merkezinde Süleyman Demirel Üniversitesine ait 120 yatak kapasiteli sosyal tesis ile toplam 342 yatak kapasiteli 2 adet Turizm Tesisi (1 adet 4 yıldızlı ve 1 adet oberj otel) bulunuyor.

Mevcut yatak kapasitesi 462 olan turizm merkezinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsis edilen 3 adet turizm tesisinin gerçekleşmesi ile kısa vadede yaklaşık 1600 yatak kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.

Kış Turizminin Geliştirilme Çalışmaları

İlan edilen 24 kış turizm merkezinden 17 adedinde imar planları tamamlandı…

Kış turizminde 7.764 olan yatak kapasitesinin 65.390’a çıkarılması hedefleniyor…

Erzurum’da 27 Ocak- 6 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek “2011 Üniversiteler Arası Kış Oyunları” ülkemiz kış turizminin uluslararası boyutta tanıtımına ciddi bir ivme kazandıracak…

Ülkemizde deniz-kum-güneş anlayışına dayanan kıyı turizmine yönelik kitle turizminin yanı sıra, alternatif turizm türlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Turizm Stratejisinde belirlenen Kış Turizm Koridoru boyunca, kış sporlarının geliştirilmesi çalışmalarını öncelikle yürütüyor.

Bu kapsamda, Erzincan, Erzurum, Ağrı, Kars ve Ardahan illerini kapsayan Doğu Anadolu Kış Turizm Koridorundaki illerde yer alan turizm merkezleri geliştirilmeye çalışılıyor.

İlan edilen 24 kış turizm merkezinden 17 adedinde imar planları tamamlandı. Bu turizm merkezlerinde 7.764 olan yatak kapasitesinin 65390’a çıkarılması hedefleniyor. Diğer 7 adet kış turizm merkezinde planlama çalışmaları ise devam ediyor.

Kış Turizm Merkezlerinde alt yapı uygulamaları ve çevre bağlantıları kapsamında çalışmalar sürdürülüyor. Koruma-kullanma dengesi gözetilerek planlı şekilde sürdürülen çalışmalar Türkiye’yi yabancı ziyaretçilerin gözdesi haline getiriyor.

Üniversiteler Arası Kış Oyunları 2011-Erzurum

Yürütülen çalışmaların en önemlilerinden biri olan 2011 Üniversiteler Arası Kış Oyunları (Universiade) da Erzurum’da 27 Ocak-6 Şubat 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

Ülkemiz kış turizminin uluslararası boyutta tanıtımına ciddi bir ivme kazandıracağı düşünülen etkinlik çerçevesinde, kent merkezinde gerçekleştirilen alt ve üstyapı tesisleri ile Erzurum en önemli kış turizm merkezlerinden birisi haline geldi.

Erzurum İli Palandöken Kayak Merkezinde Alp Disiplini ve Serbest Stil Kayak Müsabakaları, Konaklı Kayak Merkezinde Snowboard Kayak Müsabakaları, Kandilli Kuzey Disiplini Kayak Merkezinde Kayaklı Koşu ve Biatlon müsabakaları Kiremitlik Tepe Mevkiinde Kayakla Atlama spor müsabakaları gerçekleştirilecek.

Diğer spor müsabakaları ise (Buz Hokeyi, Curling, Kısa mesafe Sürat Pateni, Artistik Patinaj) 3000 ve 500 Kişilik Buz Hokeyi Salonları, 1000 kişilik Curling Salonu ve 2000 kişilik Artistik Buz Pateni ve Sürat Pateni Salonunda yapılacak.

Türkiye’de Yaz Turizmi

Türkiye’nin dünya ekonomisiyle bütünleşme yolunda son yıllarda en başarılı olduğu sektör turizmdir. Bu başarıyı dikkate alan Türkiye, sahip olduğu bu potansiyeli iyi değerlendirerek, uluslararası turizm gelirinden daha fazla pay alma yolunda turizm politikalarını yeni bir anlayışla gözden geçirmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı, turizm endüstrisini etkileyen tüm faktörleri dikkate alarak yeni pazarlama stratejilerini harekete geçirmiştir.

Dört mevsimin birarada yaşandığı Türkiye, dünyanın ender turizm cennetlerinden biridir.

Bu stratejilerin en can alıcı ayağı olan tanıtımda da ciddi atağa geçmiş ve tanıtım kampanyalarını farklı coğrafyalardaki 40 ülkede 23 yurtdışı büro aracılığı ile yoğun olarak başlatmıştır. Kampanyalardaki yaklaşımın temelinde “farklılıkların kucaklaşması” teması vurgulanmaktadır. Bu vurgunun yakalanmasında Türkiye’yi rakiplerinden ayıran en önemli özellikler dikkate alınmıştır. Bunların başında Türkiye’nin Asya ve Avrupa kıtaları arasındaki köprü konumundan kaynaklanan doğa, tarih ve kültür zenginliği ile çeşitliliği gelmektedir.

Birarada yaşatılan bu farklılıkların zenginliği, Türkiye’nin her köşesine doğal, kültürel, sanatsal, estetik ve folklorik çeşitlilik olarak yansımaktadır. Bu gizemli ve baş döndürücü karmaşa, bu çok sesli ve çok renkli kültür bir karşıtlık değil, bir kucaklaşma kültürüdür.

Turizmin çeşitlendirilmesi kapsamında ayrıca yat, golf, termal ve sağlık, kış ve dağ sporları, yayla, mağara, doğa yürüyüşü (treking), akarsu sporları (rafting), sportif olta balıkçılığı ve avcılık, kuş gözlemciliği gibi pek çok turizm alanına ilişkin projelerle de etkin faaliyetlerde bulunulmaktadır.

Türk Mutfağı. Gastronomi uzmanlarına göre dünyanın en zengin mutfakları; Türk, Fransız ve Çin mutfaklarıdır. Yiyecek ve içecek maddesi kaynaklarının bolluğu ve çeşitliliği, ülke turizminin ayrılmaz bir parçası olarak görülen Türk mutfağının zenginliğinin başlıca sebeplerinden biridir. Aynı zamanda tarih boyunca çok çeşitli milletlerle içiçe yaşamış, yiyecek ve içecek kültürü alışverişinde bulunmuş olması da ülke mutfağını zenginleştiren bir başka etkendir. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde yüzlerce çeşit yemek yapılmakta, tüm bölgelerde ve illerde beslenme kültürü ile yemek çeşidi ve pişirme teknikleri de büyük farklılıklar göstermektedir. Her yörenin kendine özgü tanınmış kebaplarının yanı sıra, hamur işleri ve sulu yemekleri de çok yaygındır.

Güney Ege İzmir, Çeşme, Ayvalık, Kuşadası, Bodrum, Datça, Bozburun, Marmaris, Göcek, Fethiye, özellikle Akdeniz sahillerimiz Kalkan, Kaş, Finike, Kemer ve Antalya, Mersin doğa harikası kıyılarımızdır.

Yat turizmi

Akdeniz, Ege Denizi, Karadeniz ve Marmara Denizi yatçıların her gece değişik, özel demir atacakları koy, körfez ve plajların hazinesidir.

Yatçılık Türkiye’de oturanlar ve ziyaretçiler için popüler bir etkinliktir. Geçen kırk yılda sanayi gelişme göstermiş, İstanbul ile Antalya arasında kıyı çizgisi bugün çok sayıda Marino ile doludur. Bunlar muhimmat, önemli tatil merkezi ve güvenli limanlarda kıyıya çıkma imkanı sağlamakta ve eğlence mahalleri oluşturmaktadırlar.

Türkiye’nin en donanımlı marinaları güney Ege ve Akdeniz kıyılarında İzmir, Kuşadası, Bodrum, Datça, Bozburun, Marmaris, Göcek, Fethiye, Kalkan, Kaş, Finike, Kemer ve Antalya’da yer almaktadır. Bu limanlarda, yatçılar gereksinim duydukları hizmet ve mühimmatı bulabilmektedirler.

Antalya, Dalaman, İzmir ve İstanbul havaalanları tüm Türk marinalarına süratli bağlantı kurabilmektedir. Bodrum, Bozburun, Marmaris, İstanbul, ve Karadeniz kıyılarındaki tersaneler’de inşa olunan bu gemiler, motorlarıyla birlikte tam deniz aracı teçhizatıyla donatılmaktadırlar. Guletlerdeki yolcu sayısı geminin boyuna bağlı olmakla birlikte, çoğu sekiz ile oniki kişi barındırabilmektedir.

Bu gemiler yolculara müstakil konaklama sağlayabilmekte, kiralandıklarında hizmet ve eğlence satın alabilmektedir. Modern Guletler evin tüm konforuyla donatılmış olup kendinize tümüyle hoş vakit sağlayacağınız bir çevreye özendirmektedir.

Mürettebatsız kiralama, Türkiye’de yeni bir yat kiralama yöntemi olarak başlanmıştır. Yelken açmadan önce, mürettebatsız kiralama şirketleri müşterilerine çevrenin özellikleri, hava koşulları, mühimmatın nereden temin olunacağı, tehlike anında ne yapılacağı ve benzeri konularda bilgi verirler.

İzmir şehri, gemi ve yatların devamlı dolaştığı dar ve uzun bir körfezin başında yer alır. İklimi ılımlıdır ve yazın sürekli serinletici deniz meltemi güneşin ısısını yumuşatır. Palmiye ağaçlı yollar ve rıhtıma paralel caddeler arkasında yatay balkonlarıyla şehir civardaki dağ yamaçlarını zarif şekilde devam ettirir. Kozmopolit ve canlı şehir, galeriler, tiyatrolar ve kültür olayları İzmir’e özel bir hareketlilik kazandırır.

Levent Marina bir yatçılık macerası başlatmak için uygundur. Urla iskelesinde kıyıyı dolduran küçük adalarda güzel plajlar ve demir atıldığında aletli ve aletsiz dalınacak, yüzülecek şahaser köşeler mevcut bulunmaktadır. Karaburun’da güzel oteller, çay bahçeleri ve balık lokantaları güzel dağ dekoru ve berrak temiz su arasında yer almaktadır. Çeşme Yarımadası adını bu bölgedeki çok sayıda su kaynağından almıştır. 16. yüzyılda Osmanlılar tarafından restore edilip genişletilen 14. yüzyıl Cenova Kalesi, küçük Çeşme limanına hakim konumdadır. Çeşme civarında Büyük Altın Yunus Setur Marina kompleksi ve Ilıca Dalyan’daki Çekek mahalleri güvenlik açısından kayda değerdir. İlçede, kalenin yanında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa olunan 16. yüzyıl kervansarayı otele dönüştürülmüştür. Mükemmel alış veriş imkanıyla, en iyi kalite halılar, deri eşyalar ve hatıra eşyaları satınalınabilir. Gece, özellikle ana cadde üzerindeki lokanta, kafe, bar, diskoları bir eğlence atmosferi kaplar.

Temmuz ayında Çeşme’nin uluslararası şarkı yarışması, ilçeye heyecan ve şenlik katan dünyaca ünlü icracıları cezbeder. Bu bölgedeki termal hamamlar, Ilıca Körfezi’nde deniz suyuna karışan kıyıdaki doğal kaynakları, Çeşme’nin güneydoğusunda güzel koylar muhteşem bir manzara, rüzgar ve dalgalarla güvenlikte sakin gece demir atma imkanı sağlar. Kuşadası Körfezi, Ege sahilinin plaj, körfez ve koylarıyla güney ve güneydoğuya açılmaktadır.

Kuşadası Turban marinası, gemilere kışlama sağlayan Türkiye’nin en iyi donatılmış marinalarından biridir. Tüple dalmak çok popüler hale gelmiştir.Bar, caz klubü, disko ve kabareleri ile sahil boyunca ünlü bir gece hayatı vardır.

Kuşadası’nın güney kıyıları ile pamukkale arasında Priene, Milet, Didim, Afrodisias ve Pamukkale dahil çeşitli eski uygarlıkların önemli yerleşimler kurdukları Menderes Irmağı vadisi yer alır. Didim’deki Apollo Tapınağı antik çağların en kutsal yerlerinden biriydi. Arkeolojik mekandan uzak olmayan Altınkum Plajı tüm ziyaretçilerin yelken açma, yüzme ve rahatlama imkanı sunmaktadır.

Gökova Körfezi’ni kuzey sahilindeki Bodrum ilk “Mavi Seyahatçi” Cevat Şakir Kabaağaç yada “Halikarnas Balıkçısı’nın” memleketi idi. Tartışmasız Ege sahillerinin “en can alıcı noktasıdır.” Bohem atmosferi ile çalkalanan şarkı söyleyen, dans eden ilçe Türkiye’nin artislerini, aydınlarını ve güzel hayat meraklılarını toplamaktadır.

Bodrum’da alış verişi zevk haline gelmiştir. Hatıra eşyaları her yeri doldurmuş, bazı sokaklarda yerel artistler, her şekle giren eserlerini satmak üzere bir araya gelmişlerdir. Bodrum Turban Marinası sevimli ve iyi donatılmış marinalarından biridir.

Demir atılacak yerlerden biri, güzel manzaralı Akbük’tür. Sedir Adası böcek kabuklarından kaynaşan kum ile plajın ve körfezin karşı yakasındaki Kıran Dağı’nın manzarasını ön plana çıkarmaktadır.

Marmaris Koyu sakin bir gölü andırmakta ve yatlara Çekek mekanı oluşturmaktadır. Eski Marmaris, Fizikos, Anadolu – Rodos – Mısır – ticaret yolu üzerinde önemli bir merhale idi. Çam ormanları Marmaris’i çevreleyen ormanları kaplamıştır; sahilde beyaz bir kum ve kaya çizgisi yeşili maviden ayırmaktadır. Sörf ve su kayağı yapanlar Marmaris’n koşullarında kaynaşmaktadırlar.

Deri ve süet eşyalar, bakır ve pirinç ürünleri mücevherat ve oniksten oyma eşyalar bulabilirsiniz. Türk halıları, tekstil ve iğne oyaları gayet iyi el sanatı ürünleri oluşturur ve mahalli ürün olarak çam kokulu bal şahanedir.

Türkiye’in en büyük ve iyi donanımlı marinalarından biri olan Marmaris Netsel Marina ile kışlama ve yat bakımı konusunda en iyilerinden Marmaris Albatros Marina, Marmaris’ Ege kıyısında mavi seyahat başlangıç noktası haline getirmiştir.

Delikli Ada Ekincik’n güneydoğu kıyısı dışında yer almaktadır. Yatçılar adaya demir atıp Dalyan Deltası’ı daha küçük bir gemi ile gezerek, tarz değiştirmekten hoşlanmaktadırlar. Ağzındaki uzun, altın rengi, kumlu plajda delta, bir doğa koruma alanı ve deniz kaplumbağları (caretta caretta) ile mavi yengeçlerin sığınağıdır. Irmağın kavis yaptığı yerde, eski liman şehri Kaunos’n üzerindeki yamaç yüzünde, kayaya mezarlar oyulmuştur. Delikli Ada’ın güneydoğusunda Sarı Germe bulunur.

Göcek Körfezi, Akdeniz’n en iyi yatçılık merkezlerinden biridir. Adalarla çevrilmiş ve deniz manzarası Körfezin en güney ucundaki eski Arimeksa şehrinin kalıntıları, mavi suların uzantısında yer alır. Tersane Adası’ın karşısında, eski tersanelerinde bulunduğu Bizans harabeleri yer alır.

Tatil ilçesi Fethiye’in önemli bir marinası bulunmaktadır ve Adalarla kaynaşan güzel bir körfeze bakmaktadır. Eski binaların ön cephelerini örnek alan çok sayıda Likya kaya mezarı tepenin yüzüne oyulmuştur. Belceğiz Körfezi ile, sakin, kristal duruluğunda suyun yüzme ve diğer su sporları için ideal olduğu yer Ölü Deniz’dir. Gemiler Adası’da Bizans harabeleri çamlar arasına sıkışmıştır

Türk ve yabancı yatların uyması gerekenler;

Türk ve yabancı yatlar, Türk limanları arasında seyredeken ‘at kayıt belgesinde’liman başkanının onayını almak zorundadırlar.

Yabancı limanlara hareket ederken veya dönerken, Türk ve yabancı yatların, gümrük, sağlık ve pasaport polisi yetkilileri nezdinde tüm işlemlerini tamamlamış olmaları gerekir.

Seyahat tamamlandığında yat sahibi veya kaptanların yat kayıt belgesinin yatta kalan suretini liman başkanına teslim etmeleri zorunludur.

Türkiye’e yatları ile birlikte giriş yapan yabancılar, yatlarını belgeli bir yat limanına veya yat çekek yerlerine iki yıla kadar bir süre için kışlama, bakım ve onarım amacı ile bırakarak başka bir vasıta ile Türkiye’en ayrılabilirler.

Bu halde yat limanı veya yat çekek müdüründen alacakları bir belge ile mahalli gümrük idaresine başvurdukları takdirde, gerekli işlem yapılır.

Bu suretle yat limanında veya yat çekek yerlerinde kışlayan en az iki yılda bir sahipleri tarafından kullanılan yatlar ayrıca bir izne gerek kalmaksızın beş yıla kadar Türkiye’e kalabilirler.

Beş yılın bitiminde bu süreyi uzatmaya Turizm Bakanlığı yetkilidir.

İnanç Turizmi

2000 yılında tüm dünyada kutlanacak olan ısa’nın doğumunun 2000. yılı etkinlikleri çerçevesinde, Türkiye’de “İnanç Turizmi” adı altında bazı faaliyetlerin gerçekleştirilmesi yönündeki çalışmalara, 1995 yılından itibaren başlanılmıştır. İnsanlık tarihinin üç büyük dini olan Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik, dünyanın en büyük uygarlıklarını barındıran Anadolu topraklarında olgunlaşmış ve etkileri tüm dünyaya yayılmıştır. İç büyük dinin günümüze kadar ulaşan eşsiz eserleriyle büyük bir potansiyel oluşturan ınanç Turizmi, ülkenin diğer tarihi kültürel zenginlikleri, doğal güzellikleriyle birleştirilerek Türkiye’nin tanıtımı amaçlanmaktadır.

2000 yılına kadar sürdürülecek etkinliklerin etapları olan ınanç Turizmi Tur 95, 96 ve 97 projeleri çok sayıda yabancı tur operatörleri, konu ile ilgili uzman kişiler ve basın mensuplarının katılımı ile başarılı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bunların yanısıra 2000 yılının, dini turizm de dahil olmak üzere Anadolu’nun eşsiz kültür zenginliğini dünyaya tanıtmak için önemli bir fırsat olduğunu düşünen Turizm Bakanlığı’nın girişimi sonucu, Başbakanlığın koordinasyonu ve ilgili kuruluşların katılımı ile “Anadolu 2000″ adı altında devlet projesi niteliğinde bir proje gerçekleştirilmesi çalışmalarına başlanılmıştır. 2000 yılında Kudüs’e akın etmesi beklenen tahminen 50 milyon kadar Hristiyan’ın, Anadolu’daki Hristiyanlık dönemi eserlerine de büyük ilgi göstereceği tahmin edilmektedir. Nitekim ısa Peygamber’in Kudüs’te çarmıha gerilmesi ile havarilerin isa’nın yaşam biçimi ve öğretilerini yaymak için Anadolu’yu seçmeleri, Anadolu’da ilk Hristiyanlık merkezleri ve kiliselerinin oluşmasına neden olmuştur. Mevcut sayısız kilisenin yanında Anadolu’da Hristiyanlar tarafından kutsal kabul edilen bazı merkezler şunlardır:

Antakya

Hristiyanlığın en önemli merkezlerindendir. Hristiyanlık, bu ismi ilk defa burada almıştır. Havarilerin tüm tanıtım seyahatlerinin rotaları burada hazırlanmıştır. St. Pierre’nin Antakya’ya geldiğinde ilk konuşmasını yaptığı St. Pierre Kilisesi ve Manastırı kentten 2 km. uzaklıkta Reyhanlı yolu üzerindedir. Reyhanlı ilçesinde bulunan “Kızlar Sarayı”nın 5.yüzyılda yapıldığı sanılır. ılk Hristiyanlık döneminde Kuzey Suriye’nin en önemli dinsel merkezi olup kilise, manastır ve bunlarla ilgili yapılardan oluşmaktadır. Yöreye “Rahibeler Manastırı” da denilmektedir. St. Barlohom Manastır Kilisesi ise antik Cossios (Keldağ) Dağı’nda, Yeditepe köyünün 3 km. güneybatısındadır. St. Barlohom adına yapılmış kilise iki nefli ve haç biçimi planlıdır.

Tarsus

St. Paulus’un doğum yeri olması nedeniyle Tarsus, Hristiyanlık’ın önemli kentlerinden biridir. St. Paulus’un öğrencilerinden olan Aya Thekla’nın ıkenion (Konya) ve Pisidya Antiokheiası’nda (Yalvaç) sürdürdüğü Hristiyanlığı yayma çabaları, yörenin diğer önemli dinsel merkezi olan Silifke’de sona ermiştir. Aya Thekla 5. yüzyıl Hristiyanlık dünyasının saygın kişilerindendir. Bu azize, Silifke’nin eski kent tanrıçası Athena’nın yerini almıştır. 1. yüzyılda azizenin sığındığı yeraltı mağarasının üzerine yapılan Thekla Bazilikası plan bakımından Suriye kiliseleriyle benzeşmektedir. Bazilikanın yaklaşık 150 m. kuzeyindeki kubbeli kilise, orta sofanın doğu bölümü üstündeki kubbesiyle dikkat çekmekte ve aynı zamanda bazilikanın kubbe ile birleştiğini göstermektedir. Kilise ayrıca, sonraki yıllarda İstanbul’daki Ayasofya’da doruk noktasına ulaşan; kubbenin orta sofanın tam merkezine konularak diğer bölümlerin bu merkeze göre düzenlenmesi tekniğinin ilk aşamasını göstermesi bakımından büyük bir öneme sahip bulunmaktadır.

Yöredeki diğer Hristiyanlık merkezlerinden biri de Alahan Manastırı yapılar topluluğudur. Kayalara oyulmuş keşiş manastırları buranın başlangıçta bir inziva merkezi olduğunu göstermektedir. Mağaraların yakınında ise ilginç süslemeleri ile dikkat çeken büyük bir bazilika bulunmaktadır. Bazilikanın kapı süslemelerindeki kabartmalarda Cebrail ve Mikail oldukları kabul edilen iki meleğin bir takım simgesel yaratıkları ezdikleri görülür. Bunların Anadolu’nun çok tanrılı inançlarındaki kutsal varlıkların simgeleri olabileceği ileri sürülmektedir.

Efes

Dünyanın ilk yedi kilisesinin ilki olan ve Hristiyanlığın yayılışının odak noktası olarak görülen Efes, Meryem Ana’nın son günlerini geçirdiği ve öldüğü yer olarak kabul edilmektedir. Nitekim ısa’nın 12 havarisinden biri olan St. Jean, İsa’nın ölümünden sonra Meryem’i de yanına alarak Batı Anadolu’ya gelmiş (M.S. 42-4icon_cool.gif ve dönemin en büyük kentlerinden olan Efes’e yerleşmiştir. Meryem’in Efes’te yaşadığı sanılan ev, Hristiyanlığın kutsal merkezlerinden biri olup, ziyaret yeri olarak önemini günümüzde de sürdürmektedir.

M.S. 53-56 tarihlerinde St. Paul de kente gelmiş ve kaldığı süre içerisinde yörede Hristiyanlığın yayılması için çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar sonucu ise Efesos (Selçuk), Symrna (ızmir), Pergamon (Bergama), Sardes (Sart), Philedephia (Alaşehir), Laodikeio (Denizli) ve Tyateiro’da (Akhisar) Hristiyanlığın ilk yedi kilisesi oluşmuştur. Ayrıca M.S. 435’te Hristiyanlığın III. Konsülü Efes Meryem Ana Bazilikası’nda toplanmış ve ısa ile Meryem’in tanrısal nitelikleri tartışılmıştır.

İznik

Hristiyanlık tarihine yön veren iki önemli konsül M.S. 325 ve 381 tarihlerinde İznik’te toplanmıştır. M.S. 325 tarihinde Roma ımparatoru Konstantinus tarafından Hristiyanlar arasındaki ayrılıkları gidermek için toplanan İznik Konsülü Roma İmparatorluğu’nun resmen Hristiyanlaşması açısından ilk önemli adım olmuştur. M.S. 381 yılında ikinci kez toplanan İznik Konsülü ile de Ortodoksluk Doğu Roma’nın resmi dini olarak kabul edilmiştir.

İstanbul

Dünyanın dört büyük Ortodoks merkezlerinden biri olan ıstanbul’da V. Konsül toplantısı yapılmıştır. Ayrıca tüm devirlerin en görkemli yapıtı olan Ayasofya da bu kentte bulunmaktadır.

Kapadokya

Erken Hristiyanların kayaları oyarak yaşadıkları yeraltı kentlerinin, kilise ve manastırlarının bulunduğu Kapadokya bölgesi, bugün aynı zamanda ilginç yeryüzü şekilleri ve peribacaları ile de tanınmaktadır.

Demre

M.S. 4. yüzyılda yaşayan ve hümanist fikirleriyle tanınan ünlü Noel Baba’nın (St. Nicholas) yaşadığı ve piskopos olduğu yerdir. Her yıl Aralık ayında düzenlenen Noel Baba Törenleri; noel tatillerini bu antik Likya şehrinin sıcak kumsallarında geçiren çok sayıda turisti biraraya getirmektedir.

Antalya

İncil’de adı geçen ve Aziz Paul’ün ziyaret ettiği yerler arasındadır. Ayrıca eşsiz güzellikteki doğası, modern otelleri, spor etkinlikleri, yat limanları ve çok sayıda kamping alanları ile ülkenin en önemli turizm merkezidir.

Yalvaç

Hristiyanlığın yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Aziz Paul’ün ziyaret ettiği yerler arasındadır.

Şanlıurfa

Tarihi 9000 yıl öncesine dayanan Şanlıurfa; Müslümanlığın, Museviliğin ve Hristiyanlığın genetik olarak büyükbabası olan Hz. İbrahim’in doğduğu, Hz. Eyyüb’ün yaşadığı ve Hz. İsa’nın kutsadığı ülkenin önemli bir inanç merkezidir.

Harran

Kutsal kitaplarda adı geçen Harran, İnanç Turizmi’nin Türkiye’deki odak noktalarından biridir. Kutsal kitaplarda yazılanlara göre ıbrahim Peygamber, Şanlıurfa’dan güneye doğru göç ederken Harran’da konaklamıştır. İbrahim peygamberin babası Terah burada ölmüştür. Ayrıca Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed’i oluşturacak olan genetik ürünlerin temelleri de Harran’da atılmıştır.

Ağrı Dağı

Tufandan sonra Nuh’un gemisinin Ağrı Dağı eteklerinde karaya oturduğuna dair kutsal kitaplarda bilgiler bulunmaktadır.

Trabzon

Ortodoks dünyasının kutsal dağ manastırları Trabzon çevresinde bulunmaktadır. Sumela (

Meryem Ana) Manastırı, Konagio Thaoskepostas (Kızlar Manastırı), Kaymaklı Manastırı, Vazelen Manastırı ve Gregorius Peristere (Kustul) Manastırı bunlardan bazılarıdır.

Konya

İncil’de ismi geçen önemli bir dinsel merkezdir. St. Paulin’in MS 47-50 ve 53 yıllarında ziyaret ettiği ileri sürülen şehir 2. yüzyıldan itibaren önemli bir din merkezi olarak ilan edilmiştir. Kent Roma ımparatorluğu’nun kuruluşundan sonra da önemini korumuştur.

Sanat Turizmi

Şehir turları

İSTANBUL

Topkapı Sarayı, Ayasofya Müzesi, Sultan Ahmet Cami, Yerebatan Sarayı, Kapalı Çarşı ve çok sayıda diğer saray, cami ve müzeler. Topkapı sarayı hazineleri ve Kapalı çarşı (yarım gün). Boğaz, Asya yakasındaki çam ormanları ve Çamlıca tepesini ve Beylerbeyi Sarayı Süleymaniye Cami, Sultanahmet Cami, Roma hipodromu, Topkapı Sarayı ve Kapalı Çarşı.

ANKARA

Kale, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, Resim ve Heykel Müzesi, Ogüst Tapınağı, Roma Hamamları, Atatürk’ün Mozalesi, Bakırcılar Çarşısı. Frigya Mezarı, Kral Midas’ın Tepesi, Müze Midas Şehri ve kaya oymaları, Hattuşaş’a tam gün gezi. Boğazkale, Hitit Şehri, Kral Kapısı, Fırtına Tanrısı Mabed, Yazılıkaya.

ANTALYA

Arkeoloji Müzesi, Hadrian Kapısı, eski liman, Düden Şelaleleri, Kesik Minare, Yiyli Minare, Aspendos, Perge, Side, Termesos ve Faselis. Aspendos, Perge, Düden ve Kurşunlu Şelaleleri, Antalya Arkeoloji Müzesi, Alarahan, Damlataş Mağarası, Alanya Kalesi, Kızılkule, Ulaş Park, Manavgat Şelaleleri, Köprülü Kanyon Ulusal Parkı, ve Selge, Manavgat Irmağında gemi gezileri. Eski Kentler: Perge, Aspendos ve Side.

Alanya Müze, Selçuk Kalesi, Kızılkule ve kısa bir gemi turu. Termesos ve Düden Şelaleleri

KEMER

Faselis, Olimpos, Kale, Kekova, Kalkan, Termasos, Bey Dağları, Perge, Aspendos, Side, Alanya, Manavgat, ve Düden Şelaleleri. Olimpos ya da Faselis’ gemi turu. Kale(Noel Baba Müzesi ) Kekova, Perge, Aspendos, Side, Düden, ve Manavgat Şelaleleri. Termasos, Pamukkale, Kapadokya, Saferi Turu.

BURSA

Çekirge (Atatürk Köşkü, Termal Hamamlar, Karagöz Anıtı, Kültür Park, Arkeoloji Müzesi) Tophane (Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri, eski Türk evleri ve kahvehaneleri) Muradiye (Osmanlı Evi Müzesi, Muradiye Külliyesi.);Koza Meydanı ve Çevresi ( Ulu Cami, Orhan Cami, Kapalı Çarşı, Eski Hanlar, Yeşil Türbe ve Cami, Türk ve İslam Sanatları Müzesi).

ULUDAĞ

Yazın piknik yeri, Kışın Kayak merkezi. Mudanya, Gemlik, Kumla.

İZNİK

İznik Gölü, Ayasofya Cami, Yeraltı Mezar Odaları, Şehir Surları, Eski Tiyatro, Arkooloji Müzesi ve Kervansaray.

İZMİR

Arkeoloji Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, Atatürk Müzesi, Selçuk Yaşar Sanat Müzesi, Kadifekale, Agora, Şirinyer ve Yeşildere Kemerleri, Selçuk ve Osmanlı Devri Camileri.

Eski ilk Hıristiyan Uygarlığı Efes ve Hz., Meryem’in Evi, Klasik Kentler (Tam gün)

BERGAMA

Eski uygarlık ve Doğal Harikalar , Pamukkale, Hierapolis ve Afrodisyas. Eski Osmanlı Mimarisi ve Klasik Arkeoloji, Manisa Cami Külliyeleri ve Arkeoloji Müzesi.

ÇEŞME

Hisar, Kervansaray, eski şehir ve evler, Ilıca, Boyalık Koyu, Dalyan, Şifne, Paşa Liman, Çiftlikköy; Pırlanta Plajı ve Altınkum Plajı, Ildırı, Alaçatı.

KUŞADASI

Efes, Meryem Ana Evi. Priene, Milet, Didim. Pamukkale, Hierapolis ve Afrodisyas. Bodrum, Çamiçi (Bafa) Gölü. Bodrum Gemi Turu Yarımada

GÖREME

Göreme Açık Hava Müzesi, ünlü kiliseler, (Elmalı Kilise, Yılanlı Kilise, St. Barbara Kilisesi, Çarıklı Kilise, Tokalı Kilise, Kavanlık Kilise), Kaymaklı, Mazı, Derinkuyu ve Özkonak yeraltı şehirleri.

MARMARİS

Kale, Kaunos, Datça, Knıdos, Prıene, Milet, Didim. Gökova Körfezine Gemi Gezisi.Datça, Knıdos.Köyceğiz, Dalyan, Kaunos.”Mavi Gezi” (2-7 gün).

BODRUM

St. Peter Kalesi, Su Altı Arkeoloji Müzesi, Mozole, Anfi Tiyatro, civardaki plaj ve köyler.

Mavi Yolculuk kruvazyeri, Kara Ada’ya gemi gezisi, yakındaki plaj ve balıkçı köylerine gezi. Kos Adası’na gemi turu.

FETHİYE

Arkeoloji Müzesi, Likya kaya mezarları, Kayakoy, Kadianda, Pınara, Tlos, Letoon, Xanthos, Patara, Kaunos, Didim, Ölüdeniz, Gemili Adası, Çalı Plajı, Oniki Ada, Günlük, Katrancı, Göcek, Saklıkent. Saklıkent Kanyonu. Ölüdeniz ve civarı, Gemili Adası. Tlos, Patara.Xanthos, Letoon, Kayaköy.

MERSİN

Yumuktepe, Adana, Tarsus (Kleopatra Kapısı), Viranşehir (Pompeipolis), Silifke, Kanlıdivane (Kanitelis), Kızkalesi (Korikos), Cennet, Cehhenem ve Narlıkuyu Mağaraları, Uzuncaburç (Diocaesarea). Arkeoloji Müzesi, Seyhan Baraj Gölü, Tarsus Tarihi Köprüsü. Kleopatra Kapısı, St Paul sarnıcı, eski evler, Tarsus Şelelesi. Pompeipolis, Kanyelis, Korikos, Narlıkuyu, Silifke, Uzuncaburç (Diocaesarea), Meryemlik, Taşucu, Antakya, Mozaik Müzesi, St Peter’n ini.

Şenlikler

İSTANBUL

Haziran – Temmuz: Uluslararası Sanat ve Kültür Festivali

Nisan: Uluslararası Film Festivali

ANKARA

Nisan: Uluslararası Sanat ve Müzik Festivali.

23 Nisan: Uluslararası Çocuk Şenliği

ANTALYA

Ekim: Uluslararası Film Festivali

KEMER

Nisan: Kemer- Girne uluslararası Yat Rallisi.

Ekim: Kemer Karnavalı

İZMİR

Nisan (28-30) Efes Tiyatro ve Folklor Festivali.

Haziran -Temmuz: Çeşme Uluslararası Şarkı Festivali, Uluslararası Sanat Festivali.

Temmuz – Ağustos: Foça Folklor ve Spor Festivali.

Ağustos – Eylül: Uluslararası Ticaret Fuarı.

ÇEŞME

Temmuz: Yıllık Uluslararası Şarkı Yarışması, Çakabey Yat Yarışları.

Eylül: Uluslararası Optımıst Yarışları.

KUŞADASI

Mehmet Paşa Kervansaray’ı, Güvercinada, Dilek Ulusal Parkı, Priene, Afrodisyas, Pamukkale, Çamiçi (Bafa) Gölü, Herakleya, Bodrum, Samos.

MARMARİS

Mayıs: Yat Acentaları Haftası

Kasım: Uluslararası Yat Kupası Regettası

BODRUM

Eylül: Bodrum Sanat ve Kültür Haftası

Ekim: Bodrum Kupası (Gulet Yat Yarısı)

MERSİN

Eylül / Ekim: Uluslararası Mersin Fewstival ve Fuarı.

ÜRGÜP-GÖREME

Ekim: Uluslararası Ürgüp Şarap Festivali.

Termal Turizm

Çağlardan beri bilinen doğal sağlık tedavisi, kaplıca tedavisi, Türkiye’deki termal merkezlerden sağlanabilir.

Osmanlı Hamamları, Bursa’nın Çekirge semtindeki Hotel Kervansaray içinde faaliyetini sürdürmektedir. Bu termal kaynaklar romatizma hastalıklarına, hepatit ve kan hastalıklarına, metabolik bozukluklara, doğum hastalıklarına ve ameliyat sonrası sorunlara iyi gelmektedir.

Yalova termal kaynakları Yalova şehrinin 11 km. güneybatısında yer almaktadır.Yalova termal kaynakları romatizma, sindirim hastalıkları, nörolojik ve ürolojik bozukluklar ve metabolizma bozukluklarında tedavi özellikleriyle ün yapmışlardır.

Balçova termal kaynakları, Agamemnon Hamamları mevkiinde yer almaktadır. Balçova Ege’deki İzmir limanının batısında yer almaktadır. Bu termal kaynaklar, romatizma, sindirim hastalıkları, yaralanma, ameliyat sonrası sorunlara, kireçlenme ve metobolizma bozukluklarına tavsiye edilmektedir.

Çeşme’de çok sayıda termal kaynak bulunmaktadır. İzmir’in 70 km. batısında Ege kıyısında yer alan tatil yöresinde, şifalı sular ısıtılarak, romatizma, deri ve doğum hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır.

Pamukkale’de tabiat gözalan güzellikte bir manzara oluşturdu. Toprak altında çok derine yerleşik bir yeraltı kaynağı, binlerce yıldır termal mineral yoğunlukta su akıtmaktadır. Romatizma, deri ve doğum hastalıkları, sinirsel ve fiziksel yorgunluk, sindirim hastalıkları ve hazım bozukluklarında tavsiye edilmektedir.

Köyceğiz Gölü doğal termal kaynakları ve çamur banyoları ile ünlüdür. Göl daralıp Akdeniz’de, Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanı olan plajlarından birine sularını boşaltan Dalyan Nehri’ne kanal oluşturur. Köyceğiz Gölü ile Rıza Çavuş termal banyoları, romatizma, deri ve doğum hastalıkları, asabi ve fiziksel yorgunluğun tedavisinde yararı olmaktadır.Tedavi, vücudu bir çamur tabakasıyla örtmek ve daha sonra termal mineral suyuna girmek şeklindedir.

Ömerterler kaplıcası termal kaynakları romatizma, deri sorunları, mide ve bağırsak bozuklukları, doğum, üroloji ve metabolizma sorunlarına da yararlı olmaktadır.

Sivas- Kangal (Balıklıçermik)Termal Kaynakları Sivas’a Kangal ilçesi yoluyla 85 km. ve kangalın merkezine 15 km. mesafededir. Karbondioksit gazının mevcudiyeti deri hastalıkları, romatizma ve sinirsel bozuklukların tedavisinde önem taşımaktadır. Suda mevcut balıklar, sadece temizleme işlevi mahiyetinde hastalıklı alanı emmektedirler. Türkiye’de birçok doktor ve klinik, hastalarına Kangal termal sularını tedavi amacıyla tavsiye etmektedir.