Bu yazımızda İslamiyetin kabulünden sonraki Türk destanlarından “Timur ve Edige Destanları” na yer verdik. Farklı kaynaklardan derlediğimiz bilgiler aşağıdaki gibidir…

AKSAK TİMUR DESTANI HAKKINDAKI KISIM

Hazreti Aksak Timur Neslinden Bahsedelim;
Hindistan şehrinde Cengiz Han’ın oğlu Jaday
Han hanlık eder idi.
Günlerden bir gün yatıyordu. Kötü bir rüya
gördü. Korkup sıçrayıp uyandı. Bir müddet kaldı. Falcıları
rüya tabircilerini topladı. Dalağına baktırdı
anlattı.
Falcılar rüya tabircileri söylediler: “Ey
Hanım! Dalağında öyle görünür ki kendi ülkende
Almalık denilen köyde bir kişiden korkunuz vardır. O
kişi kırkıcı oğlu kazancı oğlu tavukçu oğlu Taragay
denilen kişidir.” dediler. “O Taragay’ın izi nişanı odur
ki alnında beni var sol gözünde akı vardır. O Taragay’ın
hatunu hamiledir. Onun karnındaki çocuğundan ecelin
ölümün var”dediler.
O ahmak kaderi tedbir ile bozmak istedi.
Allah’ın takdiri nasıl bozulur. Ondan sonra konuştular.
“Bu hatunu öldürelim” diye “Karnını yaralım” dediler.
Han söyledi: “Bu hatunun karnındaki çocuğunu
öldürürseniz o çocuğu çabuk öldürü! Anası ölmesin!”
dedi.
Ondan sonra o hatunu diz çöktürdüler aklı
başından gitti ölecekti.
Ondan birkaç gün sonra o zavallı diz çöktürülüp
eğilen kadının gözü parladı bir erkek evlat
doğurdu. O oğlanı alıp baktıklarında bir ayağı topal
idi. şöyle dediler: “Böyle eziyetten ölmedin kurtulup
doğdun canın demir imiş” dediler. O oğlanın adını bu
sebepten dolayı Aksak Timur koydular.
Aksak Timur’un babası anası öldü. Yetim kaldı.
Büyütmek ve bakmak için hiç kimse kalmadı. Sonraları
kendisi yürümeye başlayıp yiğit olduktan sonra dışarı
çıkıp altı yedi oğlan çocuk ile birleşip her gün buzağı
otlatırlardı.

Edige Destanı

Bu destanda XIII yüzyılda Hazar denizi kıyısında kurulan Altınordu Hanlığının XV. yüzyılda Timurlular tarafından yıkılışı anlatılmaktadır. Destanın adı, Altınordu Hanı ve bu destanın kahramanı Edige Mirza Bahadır’a atfen verilmiştir. Edige Mirza Bahadır’ın devletini ayakta tutabilmek için yaptığı büyük mücadeleler, ölümünden sonra XV. yüzyılda destan haline getirilmiştir. 1820′yılından itibaren yazıya geçirilen Edige destanının Kazak-Kırgız, Kırım, Nogay, Türkmen, Kara Kalpak, Başkırt olmak üzere altı rivâyeti tespit edilmiştir Çeşitli Türk guruplar arasında Alp Er Tunga ve Oğuz Kağan gibi ilk Türk destanlarının izlerini taşıyan Türk kahramanlık dünya görüşünü temsil eden burada bahsi geçenler kadar yaygınlaşmamış ortak edebiyat geleneği içinde yer almamış pek çok başka destan örneği bulunmaktadır. Osmanlı sahasında destandan hikâyeye geçişte ara türler olarak da nitelendirilen çok tanınmış ve bir çok Türk topluluklarınca da bilinen Köroğlu örneği yanında daha sınırlı alanlarda tespit edilen Danişmendname , Battalname gibi ilgi çekici örnekler de bulunmaktadır.