Kısaca Taş İşçiliği

Taş İşçiliği Mesleği

TAS ISÇILIGI, Yerlesik hayata geçmeleriyle birlikte Türklerin hayatinda tasin önemli bir yeri olmustur. Selçuklular’dan baslayarak Türkler, tasi sanatkarane bir sekilde islemeye, kemer ve nakis süslemeye büyük önem vermislerdir. Han, hamam ve kervansaraylarda, bugün bile hayranlikla izlenen benzersiz örnekler ortaya koymuslardir. Günümüzde hem tasin öneminin azalmasi hem de “sanatkar” bakisin kaybolmasiyla birlikte tas isçiligi de giderek azalmaktadir.

Taş İşçiliği Nasıl Yapılır?

Yapılacak taşın restorasyonda orijinal halinin fotoğrafı çekilir. Daha sonra taşın şeklinin veya durumunun tespiti yapılır. Mesela silme taşı işe profil tarağı yardımıyla profil şekli çıkarılır.

Taraktaki şekil hemen bir mukavva üzerine çizilir ve hataları düzeltilir. Daha sonra bu şekil maket bıçağıyla dikkatlice kesilir. Kesilmiş kısım erkek, kalan kısım ise dişi olarak adlandırılır ve kullanılır. Böylece bir şablon oluşmuş olur. Şablonun erkek kısmı taşın üzerine karşılıklı yönlerine dikkatlice çizilir. İnce ve kalın keski, madırga, zımpara yardımı ile taş işlenir. Daha sonra taşın son hali için şablonun dişisi taşın üzerine konur ve kontrol edilir. Prüzleri giderilir ve taş hazır hale getirilir.

Hammaddesi Taş Olan Geleneksel Sanatlar

Türk sanatında geniş bir alanı içine alan dekoratif taş işçiliği başlangıcından bu yana devirlerin uslubuna uygun olarak bazı değişimler göstermiş olsa da ustalıkta yüksek kalitesini her zaman korumuştur.

Taş işçiliğinin en güzel örneklerini, Anadolu Selçuklu, Beylikler, Osmanlı Devri mimarisinde görmek mümkündür. Taş yalnızca yapım aşamasında değil, iç, dış dekorasyonda da ana malzemeyi teşkil etmektedir.

Taş işçiliğimizin en güzel örneklerini; anıtsal taç kapılarda, şehir, saray duvarlarında, cami, medrese gibi yapıların avlu, ana kapılarında, sütun başlıkları, minare şerefeleri, mihrap , minber, çeşme, sebil, şadırvanlarda görmek mümkündür.

Geometrik örgüler, geçmeler, bitkisel bezemeler, alçak – yüksek kabartma hayvan figürleri, palmetler en çok rastlanan bezemelerdir.

Mimaride kullanılan tuğlalarla da duvarları değişik şekillerde işlemişlerdir. Bu süslemeler daha çok açık koyu renkli tuğlaların geometrik şekillerde yerleştirilmesi ile gerçekleşmektedir. Cami, türbe, kale gibi yapıtların dış duvar örgülerinde güzel örnekleri görülmektedir.

Hammaddesi taş olan el sanatı ürünlerinin yapımında kullanılan taşlar, kullanım alanlarına, yapım tekniklerine göre;

Taş İşçiliği (Mimaride kullanılan taş işçiliği, çeşmeler, mezar taşları):
Geleneksel mimaride dış cephe ve iç mekan yapımı, süslemesinde taş işçiliği önemli bir yer tutmaktadır. Taş işçiliğinin mimari dışında en çok kullanım alanı mezar taşlarıdır.

Taş işçiliğinde, oyma, kabartma, kazıma (profito), gibi teknikler uygulanmaktadır. Kullanılan süsleme öğeleri; bitkisel, geometrik motifler ile yazı figürleridir. Hayvansal figür azdır, insan figürlerine ise Selçuklu Dönemi eserlerde rastlanılmaktadır.

Mermer İşçiliği:

Mermer; başkalaşıma uğramış kireçtaşı olan, güzel bir parlaklık verebilen, çeşitli sanat dallarında kullanılmaktadır. Ana kütleden sarmal telle kesilerek ayrılan kütle, genellikle basınçlı havayla çalışan delici matkapla parçalanmaktadır. Makineli keskiyle veya elmas diskli testereyle ocaktan çıkarıldığı yönde kesilen mermer levhalar, işlenecek yere göre biçimlendirilmektedir. Sünger taşı, zımpara tozu çamuruyla yumuşatılarak kalay pasta emdirilmiş kumaş tamponlarla cilalanmaktadır.

Süs Taşları İşçiliği:

Takılar, tesbihler, ağızlık, pipo, baston vb. aksesuar, günlük kullanım eşyaları yapımında kullanılan taşlar olarak sıralamak mümkündür.

Lüle Taşı İşçiliği:

Günümüzde Eskişehir’de tütün çubuğu, pipo, nargile vb. uçlarının yapımında kullanılan lüle taşından eskiden kap – kacak, kutu, fincan, heykel yapıldığı bilinmektedir.

Oltu Taşı İşçiliği:

Oltu taşı; siyah, tıkız, parlak, kavlı biçiminde kırıkları olan, parlatılabilir, tıraşlanabilir bir linyit türüdür. Orta çağda tesbihler, kutsal emanet sandıkları, heykelcilik yapımında kullanılmıştır. XIX. yüzyılda ise mücevher yapımında kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye’de Erzurum’un Oltu ilçesinde üç yüzü aşkın ocaklardan çıkarılan yörede Erzurum kehribarı olarak adlandırılan, Oltu taşından sigaralık, tesbih, altın, gümüşle birlikte kullanılarak takı (kolye, broş, küpe, yüzük, bilezik vb) yapımında kullanılmaktadır.