Serotonin Hakkında Soru Cevaplar

Sağlıklı bir hayat geçirmenin temelinde yatan nedenlerden biri mutluluk hormonudur. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda moraliniz de yüksek oluyor. Rahat uyku uyuyorsunuz, ruh sağlığınız düzeliyor, enerjiniz artıyor. Beyindeki serotonin eksikliği durumunda ise huzursuzluk, agresiflik gibi depresif ruh halleri gözlemleniyor. Bu haller ise birçok hastalığın ortak nedenleri arasında…Bu sebeple serotonin geliştirici gıdalar almakta fayda var.( Bu hormon, daha çok B1 ve B2 vitaminlerinde bulunmaktadır)İşte mutluluk hormonu hakkında birkaç soru ve cevapları…


‘Mutluluk hormonu’ olarak tanınan serotonin hormonunun azlığı sinir, yeme bozuklukları ve uykusuzluğa neden olabilir. Serotonin yükseldiğinde; moraliniz ve enerjiniz yükselir, iştahınız ise azalır..

Araştırmalar gösteriyor ki; depresyon, migren, hiperaktivite, insülin direnci, hatta obezitenin temelinde serotonin, yani ‘mutluluk hormonu’ bulunuyor. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda moraliniz de yüksek oluyor. Rahat uyku uyuyorsunuz, iştahınız azalıyor, ruh sağlığınız düzeliyor, enerjiniz artıyor. Düşük serotonin ise sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine neden oluyor, iştahı bozuyor, obezite veya anoreksiya, bulimia nevroza gibi yeme bozukluklarına yol açıyor.

VÜCUT KENDİ YAPIYOR


Beslenme Uzmanı Doktor Aşkın Yüksel, vücuttaki serotonin miktarı değişince bağışıklık sistemimizin nasıl etkilendiğini ve bağışıklık sisteminin korunması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.

Serotonin nedir?


Vücut tarafından oluşturulan ve gıdalarda bulunmayan bir sinir taşıyıcısıdır. Vücut serotonini kendisi üretir. Ancak, serotonin üretimini destekleyen besinler tüketilerek vücudun serotonin üretmesine katkı sağlanmalıdır.

Beslenmeyle serotonin hormonu arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz?


Serotoninle insan vücudundaki enerji arasındaki ilişki, yumurta ile tavuk arasındakine benzer. Yani ruhsal yönden iyiyseniz iştahınız artabilir ya da azalabilir. Ruhsal yönden kötüyseniz yine iştahınız artabilir ya da azalabilir. İşte bu etkileşim sonucunda insan vücudu mutlaka olumsuz etkilenir.

Serotoninin vücuttaki miktarı nasıl değişiyor?


İnsan vücudundaki serotonin düzeyini, çeşitli hormonlar etkiliyor. Örneğin kadın vücudundaki östrojende artma, serotonin düzeyinde de bir artışa neden olur. Açlık, yorgunluk, stres, yemek, ışık ve ilaçların da serotonin düzeyini düşürdüğü tespit edilmiştir.

Serotonin, tıbbi ürünlerle takviye edilebilir mi?


Beyin elementlerinin, uzmanların tedavi önerisi dışında edinilip kullanılması mümkün değildir. Zaten kişi kendindeki bu durumu beslenmesine özen göstererek ve hastalıklardan korunarak dengeleyebilir. Örneğin kırmızı renkli besinler öğünlere eklenebilir. Stresli ve yoğun dönemlerinde alınan çinko, betaglukan gibi doğal besin değerleri, hastalıklara karşı olan savunmayı güçlü kılabilir.

Serotonin azlığı ya da çokluğu sağlığı nasıl etkiliyor?


Beyindeki serotonin eksikliği depresyona yol açabilir, iştahı bozar ve obezite, anoreksiya ve bulimia nevroza gibi diğer yeme bozukluklarına ve uykusuzluğa neden olabilir. Düşük serotonin sinirli, huzursuz yapar ve depresif ruh haline sokar. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda ise; moraliniz yüksek olur, rahat uyku uyursunuz, iştahınız azalır ve enerjiniz artar. Mesela migren atağından önce vücuttaki serotonin düzeyi yüksek olmakta, atak geçtikten sonra da düşmektedir. Ayrıca kalp krizi geçirmiş birçok hastanın depresif olduğu tespit edilmiştir.

Serotonin eksikliğinden bağışıklık sistemi nasıl etkileniyor?


İlk ve en önemli etkileşim aslında bağışıklık sisteminde oluyor. Mesela eksik alındığı için depolanmayan protein ya da vitaminler savunma sisteminin iflas etmesine yol açıyor. Alınmayan gıdalar yüzünden savunma sistemi zayıflıyor ve vücut enfeksiyonlara açık hale geliyor.

Eczaneden alıp kullanmayın

İnsanlar eczaneden gidip serotonin ilaçları alamazlar. Çünkü herhangi bir klinik bulgu olmadıkça serotonin dengesine müdahale edecek bir tedavi uygulamak doğru olmadığı gibi, oldukça da sakıncalıdır. Serotonin ilaçları tedaviye yönelik ilaçlardır. Uzman psikiyatristlerin teşhisi ve kontrolünde kullanılmalıdır. Bu nedenle zor yaşam şartlarında stresin sağlığımızı etkilememesi için aldığımız besinlere gösterdiğimiz özen hayati önem taşır.