Mersin Şehrinin Neleri Ünlü?

-Kız Kalesi: Erdemli’nin önemli turizm merkezi olan Kızkalesi, Erdemli’ye 23, Mersin’e 60 km mesafededir. Özellikle yaz aylarında büyük bir canlılığın yaşandığı kasabaya, ulaşım minibüslerle sağlanmaktadır. Kasabada taşıma kooperatifi olduğu için ulaşım problemi yoktur. Günün her anındaMersin ve Silifke’ye ulaşmak mümkündür. Buranın tarihi adı Korykos’tur.

-Cennet ve Cehennem Obrukları: Cennet Obruğu, 90 m. derinliğinde bir çukur. Üçüncü jeolojik zamanın Miosen çağında bir yeraltı deresinin kalker tabakası içerisinde yaptığı erozyon sonucunda, tavanın göçmesi nedeniyle meydana gelmiş. Denizden yüksekliği 135 m. olan bu çöküntü içine, Romalılar devrinden kalma antik bir merdivenle iniliyor. İçinin yemyeşil oluşu ve dibinde akarsuyun bulunuşu nedeniyle cennet deniliyor. Cennet göçüğünün içine çok tanrılı dönem tapınma mağarasının tam ağzında, başarı simgesi olarak bir kilise yapılmış. Kilisenin giriş kapısı üzerindeki dört satırlık yazıttan bu kilisenin Paulus adında iyiliksever bir dindar tarafından Meryem Ana’ya adak olarak yaptırılmış olduğu anlaşılıyor.

-Silifke Yoğurdu: Yoğurt dünyanın hemen her yerinde bilinen ve tüketilen bir gıdadır. Kökenine ilişkin çeşitli öyküler olmakla birlikte, yoğurdun ilk kez Anadolu’da ortaya çıktığı söylene gelir. Koyun, keçi, inek ve manda sütünden yoğurt yapılmaktadır. Tat ve koku verici maddeler eklendiği gibi, taze meyve ve sebzelerle de yenebilir. İnce kesilmiş salatalık ve baharatla yapılan yoğurt salatasına, Hindistan’da raita, ülkemiz ve Ortadoğu ülkelerinde cacık denir.

-Anamur Muzu: Muz bitkisi ülkemize ilk defa 1750 yıllarında Mısır’la ilgisi olan zengin bir aile tarafından süs bitkisi olarak, Mısır’dan Alanya’ya getirilmiştir. O yıllarda daha çok süs bitkisi olarak yetiştirilen Muzun meyve verdiğinin görülmesi üzerine, 1930′lu yıllardan sonra meyvesi için ticari amaçla yetiştirilmeye başlanmıştır. 1934 yılında alanyadan anamur a getirilen muz bitkisinin yetiştiriciligi kısa zamanda geliştirilmistir. Bu tarihten sonra yurt dışından bir cok çeşit getirilerek, Finike’den İskenderun’a kadar Toros Dagları’nın kıyı şeridi boyunca bir cok yerde denenmiş fakat en iyi sonuclar anamur da alınmıstır ve alınmaya devam etmektedir.

-Göksu Nehri: Antalya, Konya, Karaman ve Mersin illerinden akan ve Akdenize dökülen bir nehirdir. Göksu nehri 260 km uzunluğundadır. Aşağı yukarı aynı uzunlukta iki kolu vardır, kuzey kolu Gökçay güney kolu ise Gökdere’dir, ikisinin kaynağıda Toros Dağları’ndaki Geyik Dağları’ndan çıkar.

-Sertavul Geçidi: İç Anadolu’yu Akdeniz’e bağlayan önemli geçitlerden biridir. 1650 rakımlı geçit kışları zor geçit versede en yakın bağlantı geçitlerinden biridir. Toroslarda bulunur. Zirve Karaman ve Mersinil sınırı olarak paylaşılmaktadır.

-Tarsus Şelalesi: Tarsus ilçe merkezinin kuzeyinde Berdan ( Kydnos ) Çayı üzerindedir. Berdan nehrinin bu bölümünde nehir suyu 4-5 metrelik bir yükseklikten dökülerek şelale meydana getirmektedir. Romalılar döneminde şelalenin bulunduğu alan nekropol ( mezarlık ) olarak kullanılmıştır.Şelalenin bulunduğu alanda konalemera yapıya sahip kayalara oyularak yapılmış mezarlar nehrin akış yükseltisi altında ortaya çıkmasından sonra oldukça tahrip olmuş durumdadır.