Mancınık Ne Demektir?

Mancınık, orta çağda kuşatmada duvarları hasara uğratmak için kullanılan bir kuşatma makinesidir..

Mancınık, (Katapult) Orta Çağda savaşlarda  ve kuşatmalarda, duvarları hasara uğratmak için kullanılan, bir kol kullanılarak uzak mesafelere fırlatmalar yapabilen kuşatma makineleridir. Katapult adı Yunancada κατα (karşı) ve παλλειγ (fırlatmak) adlarının birleşmesiyle türetilmiştir. Çeşitleri vardır: Trebuchet, Mangonal, Katapult ve Ballista gibi. Mangasına taş, katı demir, katı kurşun, yanan ot, sıcak zift veya lav konulabilir. Ayrıca Grek ateşi de (veya diğer adıyla Rum ateşi de) mancınıkla atılmaktadır. Suda bile sönmeyen Grek ateşi Bizanslılar tarafından İstanbul’un Fethi’nde de kullanılmıştır. Bizanslılar mancınıklarıyla Grek ateşi atmışlar ve Osmanlılara büyük zarar vermişlerdir. Mancınık, MÖ. 5. ile 3. yüzyılda Çin’de icat edilmiştir. Başlangıçta, ok atmakta kullanılan büyük sehpalı yay (arbalet) anlamına gelen mancınık, yıllar sonra kargı, mızrak ve taş atmakta kullanılan makina anlamını taşımaya başladı.Mancınığı ilk kullanan Yunanlılar’ dır.

Mancınık Nasıl Yapılır? Tıklayın…

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/2e/Trebuchet.jpg

Mancınık

Mancınık Tarihi ve Kullanımı

İslâm adına büyük bir imparatorluk kuran Araplar, muhasara savaşı tekniği hakkında çok az bilgiye sahiptiler. Bununla beraber Müslümanların Bizans’ta ve Sasani İran’da kullanılan usulleri almaları çok sürmedi. Bir muhasara silahı olan mancınıkla Müslümanlar ilk defa Hz. Peygamber döneminde vuku bulan Hayber kuşatmasında karşılaşmışlar ve burada ele geçirdikleri mancınığı diğer kalelerin düşürülmesinde kullanmışlardır. Mancınık ikinci defa Taif muhasarasında kullanılmıştır. Müslümanlar tarafından zamanla yenilenilerek geliştirilen mancınık; komutanların şehirlerin kuşatılmasında ve surların yıkılmasında vazgeçemedikleri bir silah olmuştur.

Emevîler ve Abbasîler döneminde muhasaralarda mancınıkdan başka arrade, debbâbe, kebş adını taşıyan ağır silahlar kullanılmaya başlanılmıştır. Abbasîler döneminde yanar petrol atan(ateş kıtaları, naffâtûn) birlikleri ile takviye edilen orduda; mancınık ve kale kapılarını kırmada kullanılan şahmerdan vs.nin de içinde bulunduğu kuşatma alet ve edavâtının çalışmasından sorumlu mühendisler de vardı.

Muhasara usullerinin gelişmesinde Haçlı seferlerinin önemli bir yeri vardır. Haçlı seferleri, şehir ve kale kuşatmaları ile ilgili bir takım teknik ve usullerin gelişip kemâle ermesine yataklık etmiş bir olaylar zinciridir. Bu gelişmeler, daha çok düşman siperlerine ve müdafaa hatlarına yer altından yaklaşabilmek için “sıçan yolları” kazmak ve “lağm”lar (yer altı tünelleri) açmak, mancınık ve şahmerdan kullanmak, çeşitli yanar-tutuşur ecza ve maddeler ile patlayıcı maddeler tatbik etmek gibi kuşatma taktikleri ile ilgili yeniliklerdir.

Selçuklular zamanında mancınık yapımında ve kullanımında önemli gelişmeler olduğunu görüyoruz. Malazgirt kalesi muhasarasında (1040-1063) kullanılan bir mancınık 60 libre21 taş fırlatabiliyor ve dörtyüz kişi ile hareket ettirilebiliyordu. Bundan başka Selçuklular arrade, çarh (ağır ok fırlatan alet) ve neft atan cihazlar da kullanmışlardır.

Eyyubîler döneminde yukarıda sayılan silahlarda önemli gelişmeler olmuş; neftçilikte el bombaları kullanılmaya başlanmıştır. Eyyubîler bilhassa neft ve lağımcılık sayesinde önemli başarılar elde etmişlerdir. Barutun muhasarada kullanılmaya başlaması en önemli gelişmelerden biridir. Lağımlarla surların altına yerleştirilen barutun patlaması, kuşatılanların gücü üstünde çok olumsuz bir hava meydana getirmiştir24. Barutun bu şekilde doğrudan kullanımı dışında top ve ateşli silahlarda kullanılmaya başlaması ise, savaş teknolojisini esastan değiştirecek bir ihtilâl niteliğinde idi.