Güzel Sanatlar

Güzel sanatlar çevremizde görebileceğimiz kas gücüne dayalı işlerden farklı olarak akıl ve duyguya öncelik veren işlerdir. Bu nedenlede bir toplumdaki güzel sanatların geldiği seviyeye bakarak o toplumun geldiği seviyeyi ölçmek mümkündür diyenlerde olmuştur.  Buradaki “güzel”, sanat eserinin niteliğini değil, disiplinin estetikle bağlantısını vurgulamak için kullanılmıştır.

Güzel Sanatlar Nedir?

Şiir, müzik, resim, heykel, mimari, tiyatro gibi insanlarda estetik yönden bir zevk duygusu uyandıran sanatlara verilen isimdir. İnsanda heyecan ve hayranlik uyandiran sanatlardır.Güzel sanatların gayesi, güzelliği ifade etmek ve yorumlamaktır.

Bu sanatlar marangozluk, demircilik, dülgerlik gibi, el işinden çok, ruh ve duyguyu ilgilendiren sanatlardir.

Güzel sanatlar içine, ortaçağ bilginleri tarafindan on sanat sokulmuştur.

Bunlar da: sarf (dilbilgisi), nahiv (sözdizimi), ilmi beyan (güzel konuşma bilimi), belagat (güzel konuşma bilimi), hesap felsefe, musiki, hendese geometri), ilmi heyet (astronomi) idi. Fakat bunlardan çoğu, bilimler arasina girmiş ve güzel sanat olmaktan çikmiştir.

Güzel Sanatlar Tarihi

Güzel sanatların bazılarına Türk-İslam medeniyetinde rastlanmaz. Bunlar, İslam dininin yasak ettikleridir. Güzellik; cemiyetlere, zamana ve bazen insana göre değişen izafi bir kavramdır. Güzellik, eşya ve olayların insan tarafından tefsirinden doğan bir anlayış ve hükümdür. Bu anlayış ve hüküm, her zaman değişebildiğinden, bazı cemiyetler için güzel bilinen şeyler, bir başka cemiyet için çok çirkin olabilir. İnsanların sahip olduğu inançların da, güzelin tarif, tespit ve ifadesinde büyük tesiri vardır. Asırlar boyunca Müslümanlarda, İslamiyetin bildirdiklerine ters bir güzellik olamayacağı anlayışı hakim olmuştur.

Bu bakımdan Türk-İslam medeniyetinde güzel sanat dallarının Avrupa’da da bulunan şiir, mimari gibi dalların yanısıra hatt, tezhib, tezyinat, hakk, oyma vs. gibi orijinal ve fevkalade güzel sahaları doğmuştur. Asırlar boyunca bu sahalarda gelişen ve paha biçilmez eserler verilen güzel sanat dallarına, Meşrutiyetten sonra Avrupa’dan yavaş yavaş resim, heykel ve bunlara benzer sanatlar da dahil edilmiş, zamanla yaygınlaşmıştır. Son yıllarda asıl Türk-İslam güzel sanat dalları tamamen unutulmuş, yerlerini Avrupa menşeli olanlar almıştır.

Güzel sanatların gayesi insanlarda estetik heyecan uyandırmaktır, denilebilir. Ancak bu sanatların gayesi ve tarifi tarih boyunca filozoflar arasında ihtilaflara yol açmıştır. Her felsefi akım, hatta her filozof, kendine mahsus bir amaç ve tarifle ortaya çıkmıştır. Bu da tarih boyunca gereksiz tartışmaları ortaya çıkarmıştır.

Güzel Sanatlarin Dalları

1 – Edebiyat: Kelimelerle yapilan bir güzel sanattir. Nazim ve nesir yolundaki bütün eserler bu kola girer.

2 – Resim: Yağli, sulu ya da kuru boyalarla bir zemin üzerine çizgiler çizme ve boyama suretiyle yapilan güzel sanattir. Resim yapan sanatçiya ressam adi verilir.
3 – Heykel: Ya tabiatta var olan ya da hayalde canlandirilan varliklari, taş, çamur, tahta, maden gibi maddeler kullanmak suretiyle üç boyutlu olarak yapma işidir. Heykel yapanlara heykeltiraş adi verilir.
4 – Mimarlik: İnsanlarin estetik zevklerine hitap edecek şekilde yapilar yapmaktir. Tarihî olmak özelliğini kazanmiş yapitlar, tapmaklar. Camiler, saraylar, bir medeniyetin en güzel eserlerini meydana getirirler. Sanatçilarina mimar adi verilir.
5 – Musiki: Sesleri melodi haline getirme sanatidir. Musiki, pek çok bölümlere, ayrilir. Musiki bestecilerine musikişinas denir.
6 – Tiyatro: Bir hikâyenin, sahnede, oyuncular tarafindan canlandirilarak, temsil edilmesi sanatidir. Bugün tiyatro eserleri, sinemalarda, radyolarda, televizyonlarda yer almaktadir. Eseri oynayan sanatçilara aktör, aktris adi verilir.
7 – Dans: Musikiye uyularak yapilan ritmik hareketlerdir. Pek çok çeşitleri vardir.

Bunlarin dişinda olarak, bugün, sinema ve fotoğrafçiliği da güzel sanatlar arasinda sayanlar vardir.

Güzel Sanatların Sınıflandırılması

Geleneksel ve çağdaş olmak üzere iki biçimde sınıflamak, bize bazı kolaylıklar getirebilir.

Geleneksel sınıflama, güzel sanatları, hitap ettiği duyu organlarına göre sınıflar. Sözgelimi “görsel sanatlar” (plâstik sanatlar), göze ve görmeye dayanan sanatları, resim, heykel, mimari gibi dalları bir grupta toplar. Fonetik sanatlar, müzik ve türleri ile edebiyatı; ritmik sanatlar ise, hem görme ve hem de hareketle ilgili olan sinema, opera gibi sanatları kapsar.

Ancak, bu sınıflandırmanın ister istemez dışında kalabilen bazı türler de olabilir. Sözgelimi, karikatür veya seramik gibi. Bu sebeple, daha çağdaş bir sınıflandırmaya gerek duyulmuştur. Bu sınıflama, söz konusu edilen sanat dalının niteliği ve tekniği gözönünde bulundurulmaktadır. Buna göre, şöyle bir sınıflandırma yapılabilir:

Yüzey Sanatları: Tüm iki boyutlu sanat çalışmaları, yani bir eni ve bir boyu olan kâğıt veya tuval üzerine, bir duvar ya da kumaş üzerine uygulanan sanatlardır: resim ve türleri ( yağlı boya, sulu boya, baskı sanatları, afiş, grafik çizimler ), duvar resmi, minyatür, karikatür, fotoğraf, batik, süsleme vb.

Hacim Sanatları: Üç boyutlu sanat çalışmalarıdır. Sözgelimi heykel, seramik, anıtlar gibi.

Mekân Sanatları: İç ya da dış mekânı içine alan ya da düzenleyen sanat dallarıdır. En başta mimarî olmak üzere (bahçe mimarîsi, peyzaj mimarîsi), çevre düzenlemesi gibi mekâna ilişkin tüm tasarım çalışmaları.

Dil Sanatları: Edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatlardır; roman, hikâye, şiir, deneme, tiyatro metni, film senaryosu vb. gibi.

Ses Sanatları: Müzik ve bütün türlerini kapsayan sanatlardır : Halk müzikleri, klâsik müzikler gibi.

Hareket Sanatları: İnsanın, bedeniyle anlatım gücü kazandırdığı sanatlardır: Bale, dans türleri, Halk dansları, pandomim vb.

Dramatik Sanatlar: İnsanın, eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir olayı, bir olguyu anlattığı sanatlardır: tiyatro, opera, müzikal oyun, kukla gibi sahne sanatları, sinema, gölge oyunu gibi türleri buna örnek olarak gösterebiliriz.
Böylece, bütün sanat dallarını içine alan bir sınıflandırma yapmış olunur.