Kalem ve Yazı

Kalemler en basit anlamlarıyla yazı yazabilme araçlarıdır. Kalemlerin kullanılma amaçlarına göre çeşitleri vardır. Bu çeşitlerden biride tükenmez kalemlerdir. Tükenmez kalemlerin yapılma amacı ilginçtir. Bazı yazarlar yada tükenmez kalemin yokluğunda benzer araçlar kullananlaryazı yazarken üzerlerine dökülen mürekkeplerden dolayı yazma işinde mürekkebin dökülmesini önleyecek bir yapıya sahip kalemin tasarlanmasını istemişlerdir. Bu istekler artıncada mürekkepleri farklı olan tükenmez kalemin icadı gerçekleşmiştir.

Dolma Kalemin Yapılışı ve Düzenekleri

Tüy Kalemlerin Yapılışı ve Düzenekleri

Kamış Kalemin Yapılışı ve Düzenekleri?

Tükenmez Kalem Nedir?

Tükenmez kalem ya da kısaca tükenmez, içindeki borucuktaki özel ve koyu kıvamdaki mürekkebi, ucunda bulunan bilye sayesinde yüzeye aktaran modern bir yazım aracı. Kullanılabilirliği ve bulunabilirliği ile günlük yaşamda yaygın bir kullanıma sahiptir. En yaygın mürekkep renkleri mavi, siyah ve kırmızı olup, diğer renklerde yazan tükenmez kalemler de üretilmektedir.

Tükenmez kaleme “tükenmez” denmesinin nedeni, onunla yaklaşık iki-üç kilometre uzunluğunda bir çizgi çizilebilmesidir.Kalemin içindeki ince plastik tüpün içten iki, dıştan üç, boyu ise yaklaşık 120 milimetredir.

Çoğumuz zannederiz ki, hayatımızın bir parçası olan tükenmez kalem son yılların bir icadıdır. Halbuki tükenmez kalemin ilk modeli 1880 yıllarında ortaya çıkmıştır.

Tükenmez Kalemin Çalışma Mekanizması

Tükenmez kalem mürekkep dolu bir tüp ile (genellikle ince plastik bir tüp) bunun ucuna monte edilmiş bir bilyeden oluşur. Bilye kalemin ucundaki sokete sıkıca oturmuştur. Bilye sadece kağıdın üstüne akacak kadar mürekkebin akmasına izin verir.

Tükenmez kalem kağıt üstünde hareket ettikçe, bilye yuvası içinde döner. Bu dönme ile tüpten aldığı mürekkebi kağıdın üstüne taşır. Böylelikle istediğinizi yazmış olursunuz (veya çizmiş). Tükenmez kalemin mürekkebi, dolmakalem mürekkebinden farklıdır. Daha kıvamlı bir mürekkep olup, boyama gücünü artırıcı, kayganlaştırıcı, koyulaştırıcı ve kurutucu maddelerle takviye edilmiştir. (Bazı tükenmez kalemlerde ise galiba malzemeden çalıyorlar, çünkü devamlı akıtıp duruyor.)

Tükenmez kalemin çalışma prensibini anlamak için ona biraz daha yakından bakmanız gerekecektir. Fakat ucu çok küçük değil mi, gözükmüyor. Bu yüzden size, aşağıdaki deo roll-on fotoğraflarına bir gözatmanızı öneririm. Roll-on larda tükenmez kalem teknolojisini kullanır ama biraz büyük ölçekli olarak.

Tükenmez Kalem Tarihi

Tükenmez kalemin ilk modelinin 1880li yıllarda ortaya çıktığını söylemiştik, Amerikalı derici John Loud hayvan derilerini işaretlemek için, yuvarlak top uçlu bir kalem yapar ve bunun patentini alır. Yalnız bu modelin üretimi o zamanlar gerçekleşmez. Çünkü o yılların teknik imkanları seri şekilde imalata elverişli değildi. Aynı zamanda hem uzun süre dayanabilecek, hem de çıkış deliğini tıkamayacak yoğunlukta bir mürekkep mevcut değildi.

Yaklaşık elli yıl sonra 1935 yılında Macar Ladislas Biro ve kardeşi Georg, Loudâ’un kaleminin daha gelişmişini üretirler. Bu kalemin mürekkebi daha iyi ve daha kullanışlıydı. 1943 yılına gelindiğinde Biro kardeşler tükenmez kalemin patentini Avrupa Patent Bürosundan aldılar ve ilk ticari modelleri Biro Pen leri ürettiler. Daha sonra İngiliz hükümeti tarafından hakları satın alınan patentli Biro kalemleri, Kraliyet Hava Kuvvetleri tarafından Kullanılmaya başlandı. Bu kalem uçak mürettebatı tarafından yüksek irtifalarda basınç değişiklerinde bile kullanılabiliyordu. Halbuki dolmakalemin mürekkep akıtma gibi bir problemi vardı.

1945 yılında Milton Reynolds tükenmez kalemi, Amerika’ya tanıttı. O zamanlar tabi ki çok pahalıydı. Tanesi yaklaşık 10 Dolara satılmıştı.

1950 yılında ise Fransız Marcel Bich tükenmez kalemin maliyetlerini aşırı derecede düşürerek BIC markası adı altında Avrupa’da satışa sundu. BIC marka kalemler yaklaşık on yıl sonra Amerikan pazarına girdi.

Tükenmez Kalemin Düzenekleri ve Kullanımı

Eskiden nitelikli kalemlerde sentetik safir ve tungsten karbürün de kullanılmış olmasına karşılık, günümüzde tükenmezkalem bilyaları genellikle çelikten yapılır. Çapı yaklaşık bir milimetre olan bilya, serbestçe dönebilecek biçimde, bir yuva içine oturtulur, Yuva içinde bulunan birkaç delik, mürekkebi bilyaya geçirir. Yuvanın öteki ucu, içinde mürekkep bulunan metal ya da plastik bir tüpe (kartuş) bağlanmıştır. Bilya bir kağıt üstüne bastırıldığı ve hareket ettirildiği zaman mürekkep, kılcal etkiyle kartuştan aşağı iner. Bu durumda bilya, aşırı mürekkep akışına engel olan bir supap işlevi yapar.

İlk tükenmezkalemlerde, mürekkebin bir bölümü tükenince, bilya ile kartuş arasında kısmi vakum oluşarak, mürekkep akışını engelliyordu. Bu sorun, tüpün öteki ucunda küçük bir delik açılarak ortadan kaldırıldı: Uçtaki mürekkep boşaldıkça, tüpten yuvaya yeni mürekkep dolar ve vakum, delikten giren havayla önlenir.

Tükenmeze bu biçimde mürekkep verme, hem kılcal etkiyle hareket edecek, hem de delikten dışarı sızmayacak bir mürekkebin bulunmasına dayanıyordu. Önceleri baskı mürekkebi kullanıldı; ama çok geçmeden bunların, sızmayı önleyecek kadar ağdalı olmadığı anlaşıldı. Böylece, yaklaşık yirmi yıl süren tüken-mezkalemi geliştirme çalışmalarının temelini, uygun bir mürekkep bulma çabaları oluşturdu. Tükenmez için geliştirilen ilk mürekkepler, ağır jelatin biçimindeydi, ama günümüzde iki ana tür vardır. Bunlardan biri yağda eriyen bir boyadır ve kağıt tarafından so-ğurularak kurur. Bu mürekkebin ağdalılığı fazladır; ama ikinci tür, yani alkolde eriyen ve kağıtta uçarak kuruyan mürekkepler kadar net bir yazı sağlamaz.

Kartuş kapasitesi, 0,5 ile 1,5 mililitre arasında değişir. Küçük kapasiteli kartuşların arkası açıktır; çünkü bunlarda bulunan mürekkebin ağdalılığı, sızmaya yolaçmayacak düzeydedir. Buna karşılık, 1,5 mililitrelik tüplerin bulunduğu kalemlerde, delikli bir tapa ve mürekkebin arkasına doldurulan daha ağdalı bir akışkan kullanmak gerekir. Arkaya doldurulan madde, sızmayacak kadar «katı
Tükenmez ucunun çıkarılıp içeri çekilmesi, yani kartuşun aşağı-yukarı hareket ettirilmesi amacıyla çeşitli mekanizmalar geliştirilmiştir. Ama bunların tümünde, kartuşun altına yerleştirilen bir yay ve kalemin üstündeki bir düğmeye basıldığında aşağı inen bir itici vardır. Bir tür kalemde, itici, düğme aşağı bastırılınca bir kastanyola aracılığıyla döner. Bu kastanyola kalemin içindeki yarıklara bağlanmıştır. Düğme serbest bırakılınca, kalem ucu, yazma konumunda, yani dışarda kalır. Düğmeye yeniden basıldığında uç içeri girer.

Başka bir tür mekanizmada da, yaylı itfci, kartuşun üstüne yerleştirilmiştir. Kilitleme mekanizması, düşey dişli mandala bağlı bir oynar iğneden oluşur. Bu iğne, yürek biçimli bir yarık içinde dönerek, yazma ve içeri çekilme konumlarına gelir.

Kullanılıp atılan daha yalın tükenmezlerde, kartuşun açık ucunda bir kapak vardır ve kaiem, yazma konumuna, kalemin yan tarafuıda bulunan bir tırnağın aşağı itilmesiyle getirilir. Tırnak, uç yazma konumundayken- aşağı doğru yeniden bastırılırsa, kartuş geri itilir.

Tükenmezkalemler ile dolmakalemler arasındaki büyük fiyat farkı, dolmakalemlerin genel kullanımını büyük ölçüde kısıtlamıştır. Ancak, tükenmezkalemlerle çizilen çizgilerin mikroskopla incelendiğinde kesintili olması, bazı belgelerin yazılmasında ve imzalanmasında, tükenmez kullanımının yasaklanmasına yolaçmıştır. Bu nedenle dolmakalemin işlevi hâlâ sürmektedir.

XX. yüzyılın ikinci yarısında dolmakalemin yerini büyük ölçüde tükenmezkalem aldı. Oldukça yalın bir kalem olan tükenmezkalem (yalnızca tükenmez de denir), üstünde ağdalı mürekkep bulunan küçük bir bilyayla yazar. Kalem ucu görevi yapan küçük bilya, ince kartuşun (mürekkep tüpü) ucundaki delikte yeralır.

1938 yılında Macar Biro’ kardeşler, daha iyi çalışan bir tükenmezkalem yaptılar; İkinci Dünya savaşının başlamasından hemen sonra Arjantin’e yerleşerek, buluşlarım çeşitli ülkelerdeki şirketlere sattılar.