Ehl” ve “Beyt” kelimelerinden oluşan Ehl-i Beyt tabiri Arap dilin­de “ev halkı, hane halkı” anlamında her dönem ve her çağda kullanılmıştır. Bu tabir bir kişiye izafe edildiği zaman o kişinin eşini (eşlerini) çocuklarını ve yakın akrabalarından olan tüm erkek ve kadınları içerdiği kabul edilmektedir.

Ehli Beyt’in kelime anlamı ev halkı ya da ev ashabı demektir.İslamda ise Hz.Muhammed’in (s.a.v) akrabaları onun yakınları ve ev ahalisi anlamına gelir.

Hz.Muhammed (s.a.v) bir gün zevcesi olan Ümmü Seleme’nin evinde bulunmaktaydı.Peygamber Efendimiz damadı Hz.Ali , kızı Hz.Fatma ve biricik torunları Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin’i orada abasının altına alarak buyurdu:

”Ey Rabbim işte abamın altında gördüğün bunlar benim Ehli Beyt’imdir”

Bu olay üzerine bir ayeti kerime nazil olmuştu.İşte o ayeti kerime Ahzab Suresi 33.ayettir

Ahzab Suresi 33.Ayeti :

”İnnema yüriydullahü liyüzhibe ankümürricse ehlelbeyti ve yütahhireküm tathiyra”

Türkçe Meali:

”Ey Ehl-i Beyt , Allah sizden günahı , her türlü fenalıkları ve kötülükleri giderip sizi kemal üzere tertemiz tathir etmek ve pak kılmak murad eder.

Bir diğer ayeti kerimede ise şöyle bahseder ; Ahzab Suresi 56.Ayeti :

”İnnema yüriydullahü liyüzhibe ankümürricse ehlelbeyti ve yütahhireküm tathiyra”

Türkçe Meali :

”Şüphe yok ki Allah ve melâikesi Peygamber’e selâvat getirirler. Ey îman edenler! Siz de O’na selâvat getirin; selâm getirin.”

Ahzab Suresi 56.Ayet Açıklaması ise şöyledir:

”Kendilerinden; “Sana nasıl selâvat edelim” diye sorduklarında Hz.Peygamber; “Allahümme salli Alâ Muhammedin ve Alâ Âl-i Muhammed” deyin buyurmuşlardır.

Şu halde, Allah ve Peygamber’in emriyle Peygamber’e selât ve selâm verilirken Âl-i’ne; Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin’e de selât ve selâm veriliyor.”

Bir diğer ayet ise Şura Suresinin 23.Ayetidir:

”Kul lâ es’eleküm aleyhi ecren illelmeveddete fiylkurbâ”

Türkçe Meali :

”De ki; Risaletimin (Peygamberliğimin) tebliği hususunda, akrabamı (Ehl-i Beyt’imi) sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum.”

Yukarıda da gördüğünüz Şura Suresinin 23.ayeti nazil olduğunda Peygamber Efendimizin ashabından: ”Yâ Resûlullah, meveddet buyurulmuş bu kurbâ kimlerdir” diye soru sordular.Resulullah buyurdu :

Ali, Fâtıma, Hasan ve Hüseyin‘dir”

Hz.Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur:

”Ben sizin aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız takdirde benden sonra (doğru yoldan) asla sapmazsınız. Onların biri diğerinden büyüktür: Gökyüzünden yeryüzüne uzanmış ip olan Allah’ın kitabı ve İtretim,Ehlibeytimdir.Bilin ki; onlar havuzun başında bana gelinceye kadar asla birbirlerinden ayrılmazlar”(Müsned,İmam Ahmed b.Hanbel, c.3, s:59)