Sizden gelen soru:

Dünyayı kim yarattı ve kim yok edecek?

Cevap:

Dünyayı, evreni, uzayı, insanları ve diğer bütün varlıkların yaratan Allah (cc)’dır. Bütün varlık alemini yaratan da bütün varlıkların canını alıp yok edecek olan da Allah’dır. Dünyanın nasıl yaratıldığını ve nasıl yok edileceğini Allah Teala Kuran’ı Kerim’de ayetlerle detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Şimdi o ayetleri sırası ile vereceğiz;

Allah, tanrı, yaratıcı, ilah

Dünyanın Yaratılışı İle İlgili Ayetler

{2} Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. [Bakara 21-22]

{76} İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti. Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. [İnsan 1-2]

{11} O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler. [Hud 7]

{21} İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik. Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. [Enbiya 30-31-32-33]

{41} De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir. [Fussilet 9-10-11-12]

{15} Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz. [Hicr 19-20-21-22]

{50} Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. [Kaf 7]

{79} (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur. Onu yükseltmiş ve ona düzen ve âhenk vermiştir. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı. Ardından yeri düzenleyip döşedi. Ondan suyunu ve merasını çıkardı. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı. [Naziat 27-28-29-30-31-32-33]

{13} Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. [Rad 2-3-4]

{31} Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.[Lokman 10]

Dünyanın Sonu İle İlgili Ayetler

Cenab-ı Hak Kurân-ı Kerim’de kıyametin nasıl kopacağını pek çok sure ve ayetleriyle dehşetli bir şekilde tasvir eder

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Tekvir Suresi
1-Güneş, dürüldüğü (ışığı giderildiği) zaman!
2-Ve yıldızlar, (karartılarak) döküldüğü zaman!
3-Ve dağlar, yürütüldüğü zaman!
4-Ve yüklü develer, başıboş bırakıldığı zaman!
5-Vahşi hayvanlar, bir araya toplandığı zaman!
6-Denizler, tutuşturulduğu zaman!
7-Nefisler, birleştirildiği (ruhlar, bedenlerle bir araya getirildiği) zaman!
İnfitâr Suresi
1-Gök, yarıldığı zaman!
2-Yıldızlar, (dökülüp) saçıldığı zaman!
3-Denizler, (birbirine) açıldığı (ve yeryüzü düzlenerek hepsi bir deniz olduğu) zaman!
4-Kabirler, alt üst edildiği (ölüler diriltilip çıkarıldığı) zaman!
5-(O gün) her nefis, neyi (yapıp) öne sürdüğünü ve (neyi yapmayıp) geri bıraktığını bilir!
İnşikâk Suresi
1, 2-Gök yarıldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate) lâyık kılındığı zaman!
3, 4, 5-Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı, içindekileri atıp boşaldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (o da bu itâate) lâyık kılındığı zaman!
6-Ey insan! Şübhesiz ki sen (o gün), Rabbine (kavuşuncaya) kadar çabalamakla didinip durucusun! Nihâyet onunla (o yaptığın amelle) karşılaşacak olansın!
7, 8-O zaman kimin kitâbı (amel defteri), sağ eline verilirse, artık kolay bir hesabla hesâba çeki-lecek!
9-Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir!
10, 11, 12-Ama kimin de kitâbı (amel defteri) arka tarafından verilirse, artık (ölüp de kurtulmayı temennî ederek) helâki çağıracak ve alevli ateşe girecektir!
Zilzâl Suresi
1, 2, 3-Yer, (o şiddetli) sarsıntısıyla sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını (dışarıya) çıkardığı ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman!
4-O gün (yer, bütün) haberlerini anlatır.
5-Çünki Rabbin, (bunu) ona vahyetmiştir (emretmiştir).
6-O gün insanlar, amelleri(nin karşılığı) kendilerine gösterilmek için (mahşer yerinden) bölük bölük (Cennet ve Cehennemdeki yerlerine) döner(ler).
7-Artık kim zerre kadar bir hayır yapıyorsa, onu görecek!
8-Kim de zerre kadar bir şer işliyorsa, onu görecek!
Hacc Suresi
1-Ey insanlar! Rabbinizden sakının! Çünki kıyâmetin zelzelesi, pek büyük (korkunç) bir şeydir.
2-Onu göreceğiniz gün, her emziren kadın emzirdiği (yavrusu)nu unutur ve her hâmile kadın yükünü (karnındaki çocuğunu) düşürür; (o gün) insanları, sarhoşlar (gibi yalpalarken) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş kimseler değildir. Fakat Allah’ın azâbı (pek) şiddetlidir.
Zümer Suresi
68-Ve sûra (birinci olarak) üfürülmüştür de Allah’ın dilediğinden başka göklerde kim var, yerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona bir daha üfürülmüştür; bir de bakarsın ki onlar ayaktadırlar (etrâfa) bakınıp duruyorlar.
69-Ve yer, Rabbisinin nûru ile parlamış; kitab (amel defteri ortaya) konulmuş, peygamberler ve şâhidler (hafaza melekleri) getirilmiş ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilmiştir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.
70-Herkese yaptığı(nın karşılığı) tam olarak verilmiştir; Çünki O (Allah), (onların) yapmakta olduklarını en iyi bilendir.
71-İnkâr edenler bölük bölük Cehenneme sürülmüşlerdir. Nihâyet oraya vardıklarında, kapıları açılır ve bekçileri onlara: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?” der. (Onlar:) “Evet (geldi)! Lâkin kâfirler üzerine azap sözü hak olmuştur!” derler.
72-(Onlara:) “İçinde ebediyen kalıcı kimseler olarak Cehennemin kapılarından girin!” denilir. Artık kibirlenenlerin yeri ne fenâdır!
73-Rablerinden sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilmişlerdir. Nihâyet oraya vardıkları zaman, kapıları açılmıştır ve bekçileri onlara: “Selâm size; tertemiz oldunuz! Artık ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere buraya girin!” derler.
74-Bunun üzerine (onlar da): “Hamd, O Allah’a mahsustur ki, va‘dini bize doğru çıkardı ve bizi bu yere vâris kıldı, Cennetten istediğimiz yerde otururuz” derler. Artık (sâlih) amel işleyenlerin mükâfâtı ne güzeldir!
75-Melekleri de arşın etrâfını (tavaf eden) kuşatıcılar olarak, Rablerine hamd ile (O’nu) tesbîh ediyorlar görürsün. Artık (mahlûkātın) aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!” denilmiştir.
Kıyame Suresi
7,8,9- Fakat; göz kamaştığı, ay tutulduğu (ışığı giderildiği) ve güneşle ay bir araya getirildiği zaman!
10-O gün insan: “Kaçacak yer nerede?” der!
Hâkka Suresi
13, 14, 15-Artık Sûr’a bir üfleyişle üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyâmet kopmuş)tur!
16-Ve gök yarılmıştır; artık o gün o, (pek çürük ve) zayıftır!
Vâkıa Suresi
4, 5, 6-(Ey insanlar!) Yer (şiddetli) bir sarsılışla sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp yayılmış toz toprak hâline geldiği zaman!
Meâric Suresi
8-O gün gök, erimiş ma‘den gibi olur!
9-Dağlar da (atılmış) rengârenk yün gibi olur!
Tâ-Hâ Suresi
105-(Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: “Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!”
106-“Onları(n yerlerini) dümdüz, bomboş bir hâlde bırakacak!”
107-“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin!”
108-“O gün (herkes) o çağırıcıya (İsrâfîl’e) uyarlar; ona karşı yan çizmek yoktur. Öyle ki, Rahmân(’ın heybetin)den dolayı sesler kısılmıştır; artık seslerin en hafîfinden (yalvaran dudakların kıpırdaması, korkulu ayakların hışırtısından) başka bir şey işitmezsin!”