İnfak – Başkalarına Maddi Yardım

Dinimizin çok verdiği toplumsal hareketlerden biride yardımlaşma ve dayanışma konusudur. Yardımlaşma ve dayanışmaya o denli önem verilmiştir ki peygamber efendimiz (s.a.v) bu konuda bezı sözleri vardır. Bir toplumda yardımlaşma yoksa o toplumdaki bireyler arası iletişim yok denecek kadar azdır demektir.

hadis, hz. muhammed, saa, islam

İnfak, nafaka verip geçindirme, besleme, Allah yolunda harcama anlamlarına gelir Bir terim olarak; gerek akrabalardan ve gerekse diğer insanlardan yoksul ve muhtaç olanlara para veya mal yardımı yaparak, onların geçimini sağlama, demektirZorunlu günlük ihtiyaçlar için harcanacak paraya “nafaka” denir

İslâm hukukunda infakın kapsamı geniştir Aile büyüklerinin bakmakla yükümlü olduğu kimselere harcama yapmasını kapsadığı gibi; diğer yoksul ve muhtaçlara yapılan zekât, sadaka ve benzeri yardımları da anlamı içine alır

İşte Yardım İle İlgili Hadisler

Zekât gibi miktarı belirli yardımlaşma hükümleri gelmeden önce, sahabe yoksullar için ne kadar harcayacaklarını bilmiyorlardı Muaz b Cebel ile Sa’lebe, Hz Peygamber’e:

“Hizmetçilerimiz ve akrabalarımız var Bunlara malımızdan ne kadar harcayalım?” diye sordu Bunun üzerine şu ayet indi:

“Ey Muhammed, sana, ne kadar infak edeceklerini sorarlar De ki: “İhtiyacınızdan arta kalanını verin” (Bakara 219)

Zekât farz kılınmadan önce, kazanç sahipleri, bu ayete göre, her günkü kazançlarından kendilerine yetecek kadarını alır, gerisini sadaka olarak dağıtırdı Altın, gümüş gibi nakit parası olanlar, bir yıllık geçimini ayırır, geri kalanını Allah yolunda harcarlardı

Kur’an-ı Kerîm’in pek çok âyetinde, varlıklı mü’minlere “Allah yolunda infak” etmeleri emir ve tavsiyesinde bulunulmuş, Allah yolunda harcayanlar övülmüştür

“Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardığımız ürünlerin en helâl ve iyisinden Allah yolunda harcayın “ (Bakara 267);

“Mallarını gizli ve açık olarak gece ve gündüz harcayan kimseler… İşte onların, Rableri katında ecirleri vardır Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir” (Bakara 274);

“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, her başağı yüz taneli yedi başak bitiren bir tohumun hâli gibidir Allah dilediği kimseye daha kat kat verir Allah’ın ihsanı çok geniştir Her şeyi hakkıyla bilendir(Bakara 261)

Allah yolunda yapılan harcamanın, malın sevilen çeşidinden yapılması, kişiyi “en değerli hayırseverlik” derecesine ulaştırır Ayette şöyle buyurulur: “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcayıncaya kadar Cennete ve en değerli hayırseverlik makamına eremezsiniz” (Âl-i İmrân, 92)

Bu ayet inince, Peygamberimizin ashabından Ebû Talha (ra) en çok sevdiği malı olan bahçesini Allah yolunda sadaka vermek istemiş, Hz Peygamber’in tavsiyesiyle onu yakın akrabalarına hediye etmiştir

Peygamberimiz, çok sevdiği “Seyl” adındaki ünlü atını Üsâme bin Zeyd’e vermiştir Hasan Basrî şöyle der: “Bir kimse sevdiği bir tek hurmayı bile Allah rızası için sadaka olarak verirse bu ayetteki “en değerli hayırseverlik” makamına erişir” 

Ömer b Abdülaziz, yoksullara bol miktarda şeker dağıtır ve sebebini soranlara da şu cevabı verirdi: “Çünkü ben en çok şekeri severim

İnfak edilmeye en layık kimse, muhtaç durumda bulunan akrabalardırPeygamberimiz şöyle buyurur: “Bir Müslüman, aile fertlerinin geçimini, Allah’ın rızasını umarak sağlarsa bu, kendisi için sadaka olur”

Veda Haccı yılında Mekke’de hastalanan Sa’d bin Ebî Vakkas tek mirasçısı olan kızına çok servet kalacağını düşünerek servetinin üçte ikisini vasiyet yoluyla başkasına bırakmak ister Hz Peygamber razı olmaz Yarısını bırakmak ister Resulullah (sas), “üçte birini vasiyet etmesi” ne izin verir ve şöyle buyurur:

“Ey Sa’d! Senin mirasçılarını zengin bırakman, onları yoksul ve başkalarına avuç açar bir halde bırakmandan daha hayırlıdır Sen, Allah rızası için harcadığın nafakadan dolayı ecir alırsın Hatta, yemek yerken eşine yedirdiğin bir lokmadan dolayı bile sevap kazanırsın

(Bu metin, Hamdi Döndüren’in İnfak adlı makalesinden kısaltılarak ve sadeleştirilerek alınmıştır)