Şiirler

Şiirler düşüncelerin yada duyguların kısa yoldan ifade edilmesinin en iyi yoludur. Tüm yaşamımız boyunca bizde iz bırakan  bazı kişiler vardır. Bunlar arasında anneler ve öğretmenler ilk sıralardadır.Şu günlerde en çok anneler hatırlanmaya başladı oysa bir kesim varki sürekli hatırında olan düşüncelerini şiirlerle ifade etmeye çalışmışlar bize düşen bu şiirleri okumak. O zaman buyrunuz :D

Öğretmen İle İlgili Şiirler

Öğretmenin Düşü

“Okumuş filler ki her birinin

Nice Bostan, Gülistan ezberidir.”

 

Mavi bir ışık yandı gözlerimde,

Gökyüzü öyle yakın

Çocuklar doğacak çocuklarım

Ve öyle yağmut ki toprak, koklarsın

Ellerin bütün hayvanlar alemi,

Hangi ağacı çalsam açıyor

Uzaylar uslu,

Yönlerim yörük,

Sağduyularım sol duyu.

 

Mavi kalemlere yordum bu düşü,

Su resimleriyle öğrencilerin,

Göğerttik bozkırın sarı defterini,

Şu yoncalar yurttaşlık bilgisi.

 

Geçen gün okudum söğütlerin tarihini,

Bi çiğdem var onlar kadar yiğit,

Şu bey, şu eşek, şu yaban, şu işçi arı,

Biz beş sınıfta kaldırdık bütün sınıfları.

 

Korkuluklar ektiği kargaları biçsin,

Sevginin de kendi planları var,

Beş yılları, yıldızları, dokuz ayları,

İlerde yarım kalmış bir okulun duvarı,

Duvardı diyor, varım diyorum ben de,

Gitsin bütün okumuş filler Gülistana,

Ben Türk’üm bu bozkırda çalışmaya geldim…

Can YÜCEL

 

Öğretmen

A’dan başlar aydınlık,

Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.

Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek

Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,

Yeryüzü ile el ele öğretmen.

 

Göz gözdür o, uzakları görürüz

Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.

Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep

Çizer büyük değirmisini

Uç olur da pergele öğretmen.

 

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa

Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış

83 toprak ev, 83 acı duman,

Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık

Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,

Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

 

Bir ışık, bir ışık daha,

Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür

Nice istemeseler de, nice önleseler de,

Uyandırır toplumunu

İyiye, doğruya, güzele öğretmen…

 

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA

 

Okul İle İlgili Şiirler

Okula Hazırlık

Sabah erken kalkarım,
Elimi ,yüzümü yıkarım.
Kahvaltımı yaparım.
Dişimi fırçalarım.

Çantamı düzenlerim.
Önlüğümü giyerim.
Hoşça kal enne derim.
Ellerinden öperim.

O da beni kucaklar.
Sevip okşayıp koklar.
Yanağımdan öperek,
Beni okula yollar.

Müfit AKSAKAL

 

Okul Yılları

Yaz sezonunun sonu , okulların açılışı
Nefsimi zorluyor günlerin zamansız akışı
Mahcup hale düşürüyor insanların dıştan bakışı
Zonklatıyor beynimi bu cevapsız soruların tırmanışı

Bir yanda ev derdi öbür yanda okul
Alnımıza yazılmış bağrı yanık yoksul
Pantolon Rus üzerinde ise yırtık çul
Rüzgar önüne katmış.. Emri ise .. Savrul

Derken bir gecekondu bulduk
En güzel ev diye buraya kurulduk
Geceleri bir döşeğe İsa ile yumulduk
Çatırtı sesini ninni sanarak

Günler su gibi akıyor biz ise perişan
Ölümle burun burunayız her an
Emir Allah’tan ama tedbir almadık baştan
Şükrettik halimize bizden kötülere baktığımız zaman

Soğuğa direncimiz kalmıyor yeniliyoruz
Sıcağı hayal ederek geceyi gündüze katıyoruz
Yürekte ki ağıdı kalemle satıra döküyoruz
Kuru bir ekmeği üç vakit yediğimiz zaman

Tavan taban arası üç metre ısıtmak mümkün değil
Duvarlarda baştan başa yarıklar, soğuğa delil
Yaşamı bıraktık bir tarafa , çekiyoruz zelil
Sıcak yemeğe hasret kaldığımız zaman

Boynumuz bükük, diller ağıt okuyor
Ağzımızdan acılar matemler kokuyor
Evin her köşesi ölüme imza atıyor
Sabahı kuşlardan önce ettiğimiz zaman

Bir demlik çayı iki gün içeriz
Keser yarmaz peynire her gün talimiz
Dertlerin bir gün bitmesini dileriz
Gözyaşlarımızla vücudumuzu ıslattığımız zaman

Cepte para yok ev ise bomboş
Sigara içe içe oluyoruz sarhoş
Dışa yine görünürüz safa, hoş
Cam yerine karton taktığımız zaman

Bahar geldi yine donumuz açılmadı
Zaten gülmek denilen şey bizde kalmadı
Bedenimiz soğuktan sakatlandı
Baharı yağmur damlalarıyla ettiğimiz zaman

Baharla birlikte gevşemeye başladık
İnsanlar tarafından hep aşağılandık
Bir sene içinde epeyce yaşlandık
Evde kuru bir yer kalmadığı zaman

Damlalar böler rüyamızı mahvı perişanız
Evin bir tarafı çökmüş hala biz yataktayız
Yaşam sürüyor ama biz bataktayız
Kabuslu rüyaları hayra yorduğumuz zaman

İşte hayat anlatmakla bitmez
Kimse halimizden hiç bir şey bilmez
Gözyaşımız hiç mi hiç dinmez
Bir gün felek bize de güler dediğimiz zaman

Musa yazmakla dökemez içini
Konuşamaz haldeyim kesmişler dilimi
Her zaman çalarlar dert zili mi
Sabret bu da geçer dediğimiz zaman

Ulan kalem yeter yazdın
Fermanın la mezarımı kazdın
Bir zamanlar benim için sazdın
Yazmaya hasret kaldığım zaman

Musa Kerim Karakaş

 

Anne İle İlgili Şiirler

anneler günü, sevgi, anne

Anneciğim

Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!…

Necip Fazıl KISAKÜREK

 

Anam

Dokuz ay koynunda gezdirdi beni

Ne cefalar çekti ne etti anam

Acı tatlı zahmetime katlandı

Uçurdu yuvadan yürüttü anam

 

Anaların hakkı kolay ödenmez

Analara ne yakışmaz ne denmez

Kan uykudan gece kalkar gücenmez

Emzirdi salladı uyuttu

 

Anam doğurdu beni Sivas ilinde

Sivralan Köyünde tarla yolunda

Azığı sırtında orak elinde

Taşlı tarlalarda avuttu

 

Anam ben yürürdüm anam bakar gülerdi

Huysuzluk edersem kalkar döverdi

Hemen kucaklayıp okşar severdi

Çirkin huylarımı soyuttu anam

 

Çocuğuydum anam bana ders verdi

Okumamı çalışmamı ön gördü

Milletine bağlı ol da dur derdi

Vatan sevgisini giyitti anam

 

Tükenmez borcum var anama benim

Onun varlığından oldu bedenim

Kimi köylü kızı kimisi hanım

Ta ezel tarihte kayıtlı anam

 

Veysel der kopar mı analar bağı

Analar doğurmuş ağayı beyi

İşte budur sözlerimin gerçeği

Okuttu öğretti büyüttü anam Aşık Veysel’i

 

Âşık Veysel Şatıroğlu

 

Anne Ne Yaptın?

Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?

Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı

Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim

 

Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?

Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?

Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün

Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı?

 

Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?

Bana sorsana anne yaşamak bir hüner mi?

El aç yalvar gündüze geceye boyun uzat

Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?

 

Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim

Anne istemiyordum ne tacı ne sarayı

Anne karnında fazla yaramazlık mı ettim?

Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?

 

Cahit Sıtkı Tarancı