Çanakkale Geçilmez

Çanakkale bizimdir
Kimseye vermeyiz
Hakkımızla savaşırız
Çanakkale’yi geçirmeyiz

Toprağımızı vermeyiz
Çanakkale’yi geçirmeyiz
Çanakkale geçilmez
Türk oğlu yenilmez

Bayrağımızı koruruz
Nice çocuklar için
Rahat olsun çocuğumuz
Çankkale’yi geçirmeyiz

Nice düşman yeneriz
Çanakkale’yi geçirmeyiz
Kırmızı beyaz bayrağımız
İçin canımızı veririz

Naime DEMİREL

Çanakkale Geçilmez

Çanakkale dediğin manasızdır sanma sen
Ordaki şehitlerdir tarihlere şan veren
Vatan toprağı için can ile serden geçen
Korkuyor bu kafirler tüyleri diken diken

Su üstü mayın dolu nusret toplar mayını
Bir yandan Elizabeth düşünüyor canını
Komayacağız yerde şehitlerin kanını
Korku bilmez bu millet artıracak şanını

Mehmedoğlu Seyyid’in mermiyi kaldırışı
Dünya durdu, dönmüyor seyreyliyor yarışı
Anlayacak kafirler bucağı ve karışı
Türküm başkaldırdı ki zaferdir haykırışı

Gaza, cihad nasib et Türk milletine ya Rab!
Anzak, Hindu, İngiliz… Hepsi harab ve bitab
Her renk, her dil, her kıta bilsin ki bu kutlu ab
Çanakkale suyu bu ne Rum dinler ne Arab

Anafarta, Dardanos, Boğalı, Seddülbahir
Türktedir bu topraklar dünyada evvel ahir
Kayboldu İngilizler bilinmiyor nerdedir
‘Çanakkale Geçilmez’ bu da açık gerçektir

Samet Mehmet Bora

Çanakkale Destanı (1)

YİĞİDİM / ŞEHİDİM

Bakmakla bilinmez kıymetim/kadrim
Her karşı toprağım kutsaldır benim
Uğruma binlerce şehitler verdin
Al kanla yazıldı tarih defterim

Vurulup koynumda yatan yiğidim
Kıyamette elbet sana şahidim
Bu vatan uğruna gitti gençliğin
Göklerden verildi rütben şehidim

Vatan bir cehennem gibi yanıyor
Dünya bizi mağlup olmuş sanıyor
Suskun duran millet bir uyanıyor
İttifaklar Mehmetçiği tanıyor

Kahramanlar burda çoktur seçilmez
Şehitlik şerbeti kolay içilmez
Bir nefes anında umman geçilir
Bilinir ki Çanakkale geçilmez

Burası Türklerin ebedi yurdu
Her Mehmet bir tabur düşman vurdu
Böylece tüm dünya şanın duydu
Yedi Düvel mecbur selama durdu

Dinle beni dinle anla ey gencim
Yiğitler koynumda artar direncim
Atanın yazdı takvime göre
Seninle akranım ben de çok gencim

Huzurla şad olsun ruhu atanın
Pişman oldu soyu bana çatanın
Sonsuza dek sana kutsal vatanım
(Bu)Övünç binlerce kefensiz yatanın

Ey gencim ecdadın bedel ödedi
Uğratma namerdi yurduma dedi
Üzme sen Ata’nı incitme emi

Görevi ilahi bilincindendi
Şöhreti saygıyla söylenip geldi

Zeki İ. KIZILIŞIK

Çanakkale Destanı (2)

Yıl 1915
18′indeyiz Martın.
Kendine gel biraz!
Pek tekin değildi Çanakkale’nin suyu,
Geçilmez bu boğaz…
Geçilmez bu boğaz…
Bizi
Ne topun yıldırır,
Ne kurşunun.
Çünkü artık
Başladı cengimiz.
Er meydanında bulunmaz dengimiz…
Sen misin Mustafa Kemal’im ileri diyen?
İşte fırladık siperden.
Sırtına yüklenmiş kahraman
Seyit 276 kiloluk mermiyi,
Koşuyor bataryasına ateşler içinden.
Bu mermi denizlere gömecek Elizabet’i Buvet’i…
Yanıyor bugün Anafartalar yanıyor,
Denizler yanıyor,
Dağlar yanıyor.
Zafer bizimdir artık
Düşman zırhlıları batıyor…
Türk’üm,
Muzaffer olarak doğmuşuz bir kere.
Bir karış toprak uğruna Kimimiz şehit oluruz.
Kimimiz gazi.
Hiç değişmez bu yazı.
Dünyada her yer geçilir belki
Lâkin geçilmez Çanakkale Boğazı…

Fahri ERSAVAŞ

Çanakkale Destanı

Bir destan yazılmıştı, Çanakkale isminde,
Bin dokuz yüz on beşin, Mart’ın on sekizinde.
O bir destan değildi, masal sayılır destan,
Ölüm kalım savaşı, kurtuluştu kaostan.
Bu savaş milletimin, varlık yokluk savaşı,
Savaşan Mehmetçiğin, koltuğundaydı başı.
Üşüştü başımıza, dünyanın yabanisi,
Her birisi sanki de, cehennem zebanisi.
Mahşeri aratmıştı, o günde Çanakkale,
Kurdular her cephede, etten, yürekten kale.
Haçlı haçın altında, hedef almış hilali
Geldiyse de top yekun, yaşadı izmihlali.
Bir mühür basılmıştı, dünyanın tarihine
Kim ki şehit düşmezse, küserdi talihine.
Düğüne gider gibi, gittiler şahadete,
Koştular seve seve, en büyük ibadete.
Vatan uğrunda canlar, fedadır birer birer
Şehittir o yiğitler, ölmezler diridirler,
Cephedeydi neferi, duadaydı hastalar,
Kimi yetmiş den fazla, kimi çocuk yaştalar.
Semadan yağmur gibi, yağıyorken kurşunlar,
Sevindiler giderken, Allah’a kavuşanlar.
Nerde mal mülk sevdası, canlarından geçtiler
Kurşun kurşun, şehadet şerbetini içtiler.
Ne Yâr var akıllarda, nede çocuk hayali,
Hedef tek, canı verip, yüceltmekti hilali.
Birkaç gazisi kalan, tek savaştır cihanda,
Kanatlanıp uçtular, cennete hep bir anda.
Toprak kan kustu o gün, denizler demir yuttu,
Şehitleri O Nebi, kucağında uyuttu.
Ne gerek mezar taşı, ne gerek ona mezar
Bugün tarih onları, altın harflerle yazar.
Namazsız ve Kur’an sız, düşse de bir yanına,
Kefensiz, kanlı yelek, şahittir imanına.
Bir damla şehit kanı, bütün dünyaya değer,
Bir toprak parçasıdır, vatan değilse eğer.
Kurtarıp boğazları, şehadete erdiler,
Dünyaya yiğitliğin, bir dersini verdiler.
Gafiller ucuz sandı,oysa paha biçilmez
Sonunda anladılar, Çanakkale geçilmez.
Vatana göz dikenler, azdırdıkça azdılar,
Aslanlar savunmanın, destanını yazdılar.
Okusun bütün dünya, oturup ezberlesin,
Artık ininden çıkıp,yurduma göz dikmesin
Bu vatanın evladı, kurbandır toprağına,
Çakallar rüzgar olsa, değemez yaprağına.
Bir Hilal ki bağrında, yaşatır bu milleti,
Binlerce güneş feda, yaşasın Türk Devleti.

Kasım KAPLAN

Çanakkale Kahramanları

Malım, mülküm
Eşim, dostum
Yarim demediniz
Hiç tereddütsüz
Gidip can verdiniz
Elimde bardağım
Çayımı rahat içebiliyorsam
Çünkü siz orda öldünüz
Daha onbeşinde, onaltısında
Kurşunlara yürüdünüz
Helal edin hakkınızı
Yapabildiğim tek şey bugün
Bir Elhamla, iki damla gözyaşı
Ruhunuz şadolsun
Çanakkale Kahramanları

Ayşe Adlım

ÇANAKKALE ARSLANLARI

Gözler şimşek, gönül ateş koştular,
Alnında nur, arslanla eş coştular,
Göğsü iman, dili Kur’an taştılar,
Allah Allah! diye dağlar aştılar!

Zafer aşkıyla yandılar, yandılar,
Vatan için koştular, dayandılar,
Şehit olmak onların emelleri,
Mehmet’i korkar da kaçar sandılar.

Şehadete koşuyordu her nefer,
Tarihler yazacak, destan bu sefer,
Düşman dayanamaz, yok gözünde fer,
Allah için koşun, bizimdir zafer!

Akıyoruz, geliyoruz sel gibi,
Vatanımız; duramayız el gibi,
Türk’üz, her gönülden sesleniyoruz,
Vatan sevgisiyle besleniyoruz!

Kükreyerek atıldılar bak mertçe,
Bağrın açmış, siper etmiş cömertçe!
Tekbir sesleriyle inledi gökler,
Yalın kılıç savaştılar, erkekçe!

Anafartalar’da Mustafa Kemâl,
Arıburnu cephesi şehitlerle al,
Esat, Vehip Paşa, Birçok miralay,
Koşuyor askerler bak alay alay!

Hepsinin yüreği şimdi bir volkan!
Yiğit askerlerim düşmana kalkan!
Dereler, tepeler boyanmış al kan!
Atam sesleniyor:’’Vatanım çalkan! ’’

Bir değildi, iki değil, beştiler,
Aynı köyden, yanan kor ateştiler!
Sanılırdı, hepsi de kardeştiler,
Ufukta parlayan bir güneştiler!

On sekiz Mart kahramanı Cevat Bey,
Diyor:’’Zaferimi duysun dünya, hey!
Verdik, burda koşup binlerce şehit,
Kimse diyemez Ki; ’’Türk’e başın ey! ’’

Cana bin can katmış askerim sanki,
Bu öyle bir savaş, öyle bir an ki,
Hangi ilden bunca şehit seçilmez,
Diyorlar ki:ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! ’’

Şehit, besmeleyle toprağa konur,
Babalar ürpermiş, duyarlar onur.
Anadır, olsa da gözleri yaşlı;
Başlarında hâle, yüzlerinde nur!

Vatan aşkı Mehmet ’de çağlıyordu,
Düşman yenik düşmüş, kan ağlıyordu.
Mustafa Kemâl’le yer gök inlesin!
İstiklâl Marşını herkes dinlesin!

Hâlenur Kor

Çanakkale Destanı

Çanakkale tarihim, Çanakkale destanım.
Şehidimin türküsü, toprağım, suyum, kanım.
Şüheda nefesiyle dirilen gülüm, canım…

Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

Mehmetçiğin yüreği, düşman zırhını deldi.
O, önünde durulmaz, bentleri aşan seldi.
Seyyid Çavuş misali, imanıyla yüceldi.

Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

Kayıt düştü tarihler: On Sekiz Mart gününü.
Mehmetçiğin mermiye, ölüme güldüğünü.
Gördü bütün bir dünya, inanmanın gücünü.

Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

Çanakkale, ecdadın değerli hediyesi,
Unutulmaz bir destan, şanlı bir zafer bestesi,
“Çanakkale geçilmez!”: gerçeğin ifadesi.

Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

Ey bu cennet vatana kanıyla can verenler!
Şehadet bahçesine bir gül gibi girenler!
Size selam ve dua, ölüp de ölmeyenler!

Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir şandır,
Tarihe altın mühür, muhteşem bir nişandır.

Rıfkı Kaymaz

Çanakkale Geçilmez

Bir elde Kuran, bir elde silah
Gökler inliyor; Ya Allah, Bismillah
Çanakkale geçilmez yemin billah
Onlar Atatürk’e nefer oldular

Kimi topçu, kimi okçu, süngücü
Ne ayrılıkçı var, ne de bölücü
Tek yürek yapmıştı o iman gücü
Onlar siperlere şevkle doldular

Cephelerde Allah Allah dediler
Göğsünden binlerce kurşun yediler
Elbise yerine kefen giydiler
Onlar şehadeti böyle buldular

İki yol var; ya istiklal, ya ölüm
Ay yıldızlı bayrak oldu kan gölüm
Tarihe yazıldı şanlı bir bölüm
Onlar kurtuluşu canla sundular

A. Ali Uçtumoğlu

Çanakkale Geçilmez

Türk oğluyuz, kolumuz bükülmez,
Kıyılarımızda düşman gemisinden inilmez,
Düşmanın hepsi tepelenmeden cenk meydanından gidilmez,
Dünya bilsin artık: Çanakkale Geçilmez

Ta Oğuz Ata’dan gelir kutlu soyumuz,
En büyük, en ulu, en soylu budunuz,
Kılıç şakırtıları işitildi mi kendimizden geçeriz,
Biz de bayrak bir kere asıldı mı asla inmez,
Ve de Çanakkale Geçilmez

Kırk düşmana bir yiğit gideriz,
Düşmanın cümlesiyle on kişi baş ederiz,
Dünya cihan ordusu gelse “Ya Allah” der ezeriz,
Bizde, savaşta yar, ana, bacı, sıla göze görünmez,
İspatıdır 18 Mart: Çanakkale Geçilmez!

Ne moskof, ne çin, ne yunan,
Savaş meydanında akar damarımızdaki son kan,
Sabah ağarmaya başladı mı tan,
Alırız pusatları, şahlandırırız atları,
Çakallar görünce deli bozkurtu korkusunu gizleyemez,
Türk’ün damgasıdır bu: Çanakkale Geçilmez!

Sipahiler hücuma geçer vatan düşmanlarına,
Kılıçlar dar gelir artık kınlarına,
Cennete varır yiğitler al kanlarıyla,
O kanlarla yazarlar vatan toprağına:
“Anlayın İngiliz dölleri, Çanakkale Geçilmez!”

Kür Şad misali cesaret timsaliyiz,
Atalarımızdan kalan celadetin bekçisiyiz,
Vururuz, vuruluruz, şehit düşer ölmeyiz,
Çanakkale’ye oluk oluk kan veririz,
Bu kanlarımızda yüzülmez,
Çanakkale Geçilmez!

Türk’tür soyumuz, bize kefen biçilmez,
Çanakkale’ye gelen düşman, yurduna sağ dönemez,
Türk olmayanlar bu maneviyatı bilemez,
Tanrı’nın bahşettiği bir üstünlük bize,
Türk’ün gücü tükenmez,
Çanakkale Geçilmez…

Sadi Saçak

Çanakkale Geçilmez

O gün kana boyandı Çanakkale Boğazı
Yeri göğü inletti askerimin avazı

Dört taraftan saldırdı düşman delicesine
Şarapneller saplandı Mehmetçiğin göğsüne

Türk’e karşı kin kustu, beraber oldu cihan
Damla damla gözyaşı döktü yere asuman

Allah’ın askerleri melekler yere indi
Hakk’a kavuşan erler kanatlarına bindi

Bir lodos fırtınası zaferden haber verdi
Dengeler değişince arttı kafirin derdi

On sekiz Mart’ta sular kan gölüne dönmüştü
Zalimin balonları gün doğmadan sönmüştü

Ertuğrul tabyasından ateş yükseliyordu
Ceddin iman güneşi aydınlatıyor yurdu

Seddülbahir’de akan kan gövdeyi götürdü
Bu çile nöbetleri hem gün, hem gece sürdü

Conkbayırı’nda yazdı Mustafa Kemal destan
Coğrafyaya dönüştü damarlardan akan kan

Izdıraplara mahkum vatanım ancak güldü
Düşman bataryaları soğuk suya gömüldü

Küfür tek bir millettir, ayrı gayrı seçilmez
Mehmetçik haykırıyor: “Çanakkale Geçilmez”

İnsanlıktan nasipsiz küstah uğurlar ola!
Hatırla bu destanı, hatırla da gel yola!

İnancımız odur ki payidar olmaz zulüm
Rabbim senin yolunda bize düğündür ölüm

Taş ve toprak şahittir o muhteşem bozguna
Çok acı bir ders verdik o salyalı azgına

Al bayrağın altında gölgelenen askerim!
Cennet-i Ala’sında bekler seni ol Kerim!

Çanakkale içinde Hilal, Salib’i ezdi
Türk’ün mücahitleri bir büyük destan yazdı.

Yuvasından ayrılan artık geri dönmedi
Onların sayesinde al bayrağım inmedi

Ey toprağın bağrına gömülen yiğit erler!
Döktüğünüz kanlarla ulvileşti bu yerler

Ey semaya taht kuran yüce, soylu er oğlu!!
Duygusallıkta Kerem, yiğitlikte Köroğlu

Ey asırları aşıp cihana hükmeden Türk!
Zafer kaderin olsun Rabbine şükreden Türk!

M. Nihat Malkoç

Çanakkale Geçilmez

Korkmadan düşünmeden yürüdüler
Daima bu toprağın başını beklediler
Yılmadılar,vazgeçmediler
Hep “Çanakkale Geçilmez” dediler

Şehidimin kanı dinmez ki
Acı, özlem, gözyaşı bitmez ki
Kim ne yaparsa yapsın
Çanakkale geçilmez ki

Hiçbir yarın bugünden bitmez
Şehitler ölmez vatan bölünmez
Çanakkale hiç geçilmedi
Bundan sonra da geçilmez

Canım feda sana kutsal vatanım
Bir karış toprağına kurban olayım
Kahraman çoktur burada tükenmez
Şunu bilin ki Çanakkale asla geçilmez

Hatice Varlı