Camın Tarihçesi

Mısırlılar döneminde ortaya çıkan cam, şimdilerde yaşamımızın olmazsa olmazları arasında. Kapılarda ,pencerelerde, aksesuarlarda, mutfak eşyalarında (bardak, şişe, sürahi, cam eşyalar) ve daha birçok alanda görmeye alışık olduğumuz camın tarihi ve yapılışını merak ediyorsanız  yazımızı okumanızı tavsiye ederiz…

Silisli kumun yüksek sıcaklıkta eritilmesiyle elde edilen saydam ve kırılabilir madde. Cam büyük bir olasılıkla ilk olarak isa’dan önce 3000 yıllarında Fenikeliler tarafumdan bulunmuştur. isa’dan önce onbeşinci yüzyılda Mısır’da cam yapıldığı ve Roma imparatorluğu döneminde cam üretiminin oldukça gelişmiş olduğu bilinmektedir. O dönemlerdeki camcılar süsleme amacıyla cam yapımında büyük bir ustalığa erişmişlerdi. Bunun yanısıra değerli taşların cam taklitlerini yapmayı da biliyorlardı. Akdeniz bölgesinde yapılan cam eşyalar, dünyanın o dönemde bilinen en uzak köşelerine kadar gönderiliyordu, özellikle Çin’de cam eşyalara karşı büyük ilgi ve istek vardı.

Cam işçiliğinin sırları isa’dan sonra 1000 yıllarında Venedik’e ulaştı. Burada eski yöntemler geliştirildi. Rönesans döneminde Venedik yakınlarıda bir ada olan Murano’nun cam işçiliğindeki ünü bütün dünyaya yayıldı. Bav-yera’da, Bohemya’da ve Orta Avrupa’da birçok cam atölyesi kuruldu. Zamanla camın optik özellikleri bulundu. Başta teleskop olmak üzere çeşitli optik aletlerin kullanılmaya başlamasıyla birlikte birçok cam atölyesi “teknik cam” yapımında uzmanlaşma yolunu seçti. Cam eşyaların yapımında kullanılan en eski yöntem, cam ustasının bir boru yardımıyla sıcak cam hamurunun içine üfleyerek camı biçimlendirmesidir. Bu yöntemle, süsleme amacıyla ku-lanılan camların yapımının yanı sıra, optik aygıtlarda kullanılan özel nitelikteki camlar da yapılabilir, ilkel bir yöntem olmasına karşın günümüzde bile kimi cam atölyelerinde uygulanmaktadır. Silindir biçimli ya da diskli üfleme yöntemleriyle düz cam tabakalar da yapılabiliyordu. Birinci yöntemde, sıcak hamurdan uzun bir balon yapılıyor bunun iki ucu kesilip bir silindir biçimine getiriliyordu.

Daha sonra açılıp yayılarak düz cam elde ediliyordu. Diskli üfleme yönteminde geniş ve yayvan yuvarlak bir hamur ku-lanılıyordu. Üfleme çubuğunun karşı ağızına bir metal yuvar koyuluyor, bu arada çubuğun deliği sürekli olarak genişliyordu. Sonra metal yuvanın üstündeki cam hamuru hızla döndürülerek, yayvan bir yuvar elde ediliyordu. Ne ki iki yöntemle elde edilen camların boyutları çok sınırlı oluyor ve yalnızca düz camlar elde ediliyordu. Onyedin-ci yüzyılın sonlarına doğru akıtma yöntemi uygulanmaya başladı. Cam hamuru metal bir zemin üzerine dökülüyor ve istenen boyutlar elde edilene kadar hızla döndürülüyordu. 1870’den sonra makineleşme cam atölyelerine de girdi. Basınçlı hava ile üfleme, otomatik olarak el değemeden yapılan pencere camları, cam şişeler ve sürekli kullanıma elverişli cam fırınlarının yapımı geçen yüzyılın sonlarına rastlar. Bu buluşlar, sodanın yapay olarak elde edilmeye başlamasıyla birleşince cam yapımında büyük gelişmeler oldu. Ve bu madde bir lüks olmaktan çıkıp her yerde kullanılmaya başladı.

Endüstri yöntemleri:

Günümüz-de ampul, şişe, bardak ve öbür cam eşyalar “baskı” yöntemi ile üretilmektedir. Cam hamuru, istenen dış biçimi veren kalıplara dökülür. Daha sonra bir hava akımı iç kısmı biçimlendirir. Pencere camı gibi büyük ve düz camlar “çekme” yöntemi ile yapılır. Çam hamuru istenen kalınlığa göre ayarlanan iki merdanenin arasında geçirilir. Daha sonra cilalanıp temizlenen cam kullanılabilir duruma getirilir. Cam, kumun büyük oranda oluşturduğu silisin ilkin eritilip ardından hızla soğutulmasıyla elde edilir. 1700 derece gibi çok yüksek bir sıcaklıkta eriyen saf silisli cam, yalnızca özel durumlarda kullanılır. Erime derecesini 1300-1400 dereceye düşürebilmek için silise başka asitler karıştırılır. Genel olarak kullanılan cam % 75 oranında silis ve % 25 oranında alüminyum, demir, kireç ve soda oksitlerinden oluşur.

Kristal camın içindeyse daha az silis buna karşılık kurşun ve potasyum oksidi bulunur. Camı oluşturan bileşenlerin oranları değiştirilerek farklı nitelikte camlar elde edilir. Bugün evlerde kullanılan adi cam ya da kristalden yapılan yüzlerce cam eşyadan başka kimya laboratu-varları için pyrex, jena optik aygıtlar içinse flint crovvn gibi çeşitli türde camlar üretilmektedir. Kırık cam parçalarının bir araya getirilmesinden elde edilen cam hamurundan birçok alanda kullanılan düşük kalite cam üretilir.

Hamur içine çeşitli boya maddelerinin katılmasıyla renkli camlar yapılır (kırmızı renkli selen-yumlu camlar ya da altın içeren çok kıymetli kırmızı yakut camlar gibi). Cam hamuruna bakır karıştırılarak mavi, koyu kırmızı, gümüş karıştırılarak parlak altın sarısı, manganez karıştırılarak vişne çürüğü renkleri elde edilir. Bunlardan başka özel olarak yapılan camlar da vardır.

Üretim şekline ve yapısına göre camlar

Düzcam:Ağızla üfleme düzcam (tabakalar halinde)
Makinayla çekilmiş düzcamlar
Flotcam
Dökme cam,kosintili merdanelenen
Dökme cam, sürekli merdanelenen
Çekme cam
Çukur,derin cam kaplar:Kendi içinde ikiye ayrılırlar;
Üfleme:El imalatı,ağız ile üfleme
Yarı otomatik üfleme cam
Tam otomatik üfleme cam
Pres:Yarı otomatik pres cam
Tam otomatik pres cam
Özel camlar: Bir potasyum-kurşun silikat karışımıdır.
Optik amaçlı camlar
Cam boru ve cam çubuk
Kimyasal kap camları
İnci vb. maddelerin yapımında kullanılan camlar
Renkli ve buzlu camlar: Camların içine az miktarda renk verici oksit veya element konursa renkli cam elde edilir. Buzlu cam elde etmek için ise cam hamuruna biraz kemik külü, SnO2, CaF2 gibi saydam olmayan maddeler konulur.

Kullanımına göre cam türleri

Düzcam: Tabak,ayna camı ve özel düz camlardır.
Derin ve çukur kaplar: Gıda ve ilaç kapları aydınlatma, züccaciye mamülleri, inşaat camları