Nereden Çıktı Batıl İnançlar?

Her insan hayatının çeşitli noktalarında farklı inanışları hayatında barındırmaktadır.Bu inanışlara ise halk dilinde batıl inanışlar denilmektedir.Neden yapıldığı hakkında kimsenin pek fazla bilgisi olmasa da bile bu inanç gereği çeşitli uygulamalara yer verilmekte.Bu batıl inançlar bazen küçük bir uygulama olsa da bazen büyük yaptırımlara yol açabiliyor.

Bu batıl inanışlara en büyük örneklerden biri ise Ayna Kırılması inancıdır.Ayna Kırılması inanışı nerden ve nasıl geliyor diye hiç merak ettiniz mi?İşte merakınızı giderecek cevaplar…

Batıl inançlar nereden geliyor?

Ayna Kırılması Uğursuzluk Getirir Mi?

Göllerde veya su birikintilerinde, kendi aksini gören ilkel insan şaşırmış, bunun kendisinin ruhu olduğunu sanmış, suyu bulandırıp görüntüsünün kaybolmasına neden olanları da düşman bilmiştir.

İlk aynalar; Mısırlılar zamanında, pirinç, bronz, gümüş ve altından yapılmıştı ve kırılmaları mümkün değildi. Bu devirde de bu parlak yüzeylerden yansıyan görüntünün o insanın ruhunun bir yansıması olduğuna inanılıyordu. Cam kapların yapılmaya başlanılmasından sonra da, içindeki sudan yansıyan görüntünün ruhun bir yansıması olduğu inancı devam etti ama camlar kırılabiliyordu ve o zaman da içinde bulunan ruhun bir parçası vücudu terk ediyordu.

Birinci yüzyılda Romalılar bu uğursuzluğun süresini 7 yıla çıkardılar. Romalılar hayatın her 7 senede bir kendini yenilediğine inanıyorlardı. Camın kırılması sonucu ruh ve dolayısıyla insanın sağlığı tahrip olduğundan, vücudun kendini yenileyerek, sağlığına kavuşması için yedi yıl geçmesi gerekiyordu.

Bu batıl inanç, 15. yüzyılda İtalya’da, kolay kırılabilir ve pahalı ilk aynaların yapılması ile birlikte iyice gelişti ve ekonomik boyut kazandı. Aynayı taşıyanlar, evlerde aynaları temizleyen hizmetkarlar, aynaları kırmaları halinde, yedi yıl boyunca, ölümden daha beter felaketlerle karşılaşabilecekleri hususunda uyarılıyorlardı.