Sizden gelen soru:

[box type="success" ] Atatürk’ün hak ve hürriyetlerine ilişkin bir sözü? [/box]

Cevap:

Atatürk’ün Hak ve Hürriyet Sözleri

  • İnsan hakları doğmakla kazanılır, beklemez, İnsana yakışır, İnsanca bir yaşam içindir
  • İnsan haklarıyla vardır!
  • İnsan hakları uygar yaşamın temelidir, çağımızın en üst değeridir, güvencesi demokrasidir
  • İnsan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğüdür, onurlu, eşit ve özgür yaşamaktır
  • İnsan haklarına saygı göstermeyen kişi ve milletler asla barışı sağlayamazlar
  • İnsan hakları yeryüzünün en barışçıl silahıdır; bizi korur Kurallar gibidir; nasıl davranacağımızı bize söyler Yargıçlar gibidir; ona başvurabiliriz Duygular gibi soyuttur ama duygular gibi herkese aittir Ve her ne olursa olsun hep vardır
  • Tıpkı doğa gibidir; ortadan kaldırılamaz Tıpkı ruh gibidir; yok edilemez Zamana benzer; zengin ve fakir, yaşlı ve genç, siyah ve beyaz, uzun ve kısa hepimize aynı biçimde davranır
  • Bize saygı sunar ve bize de başkasına saygı duyma sorumluluğunu yükler
  • İnsan hakları, insan olmanın kazandırdığı haklardır; başkası tarafından verilen bir söze yada teminata bağlı olarak ya da satın alarak elde ettiğimiz haklar değillerdirİnsan hakları, insan olmamızın ve insan onurumuzun doğal bir sonucudur
  • Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz
  • “Biz kimsenin düşmanı değiliz Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız”

Atatürk, devrim, inkılap, türk

Atatürkün Hürriyet İle İlgili Sözleri

Korku üzerine hâkimiyet bina edilemez. Toplara istinad eden hâkimiyet pâyidar olmaz. Böyle bir hâkimiyet ve diktatörlük ancak ihtilâl zuhurunda muvakkat bir zaman için lâzım olur.

Mart 1930

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasî bir fikre malik olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz.
1930

Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabiî haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır.
1930

Hürriyet, insanın, düşündüğünü ve dilediğini mutlak olarak yapabilmesidir.
1930

Bu tarif, hürriyet kelimesinin en geniş mânasıdır. İnsanlar, bu mânada hürriyete, hiçbir zaman sahip olamamışlardır ve olamazlar. Çünkü malûmdur ki insan, tabiatın mahlûkudur. Tabiatın kendisi dahi, mutlak hür değildir; kâinatın kanunlarına tabidir. Bu sebeple, insan ilk önce, tabiat içinde, tabiatın kanunlarına, şartlarına, sebeplerine, âmillerine bağlıdır. Meselâ, dünyaya gelmek veya gelmemek insanın elinde olmamıştır ve değildir. İnsan, dünyaya geldikten sonra da, daha ilk anda, tabiatın ve birçok mahlûkların zebunudur. Himaye edilmeye, beslenmeye, bakılmaya, büyütülmeye muhtaçtır.
1930

Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir.
1906

Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir.
1906

Hürriyetten doğan buhranlar ne kadar büyük olursa olsun, hiçbir zaman fazla tazyikin temin ettiği sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir.
1930

Hürriyet, Türk’ün hayatıdır.

1930

Asrî demokraside ferdî hürriyetler, hususî bir kıymet ve ehemmiyet almıştır; artık ferdî hürriyetlere devletin ve hiç kimsenin müdahalesi söz konusu değildir. Ancak, bu kadar yüksek ve kıymetli olan ferdî hürriyetin, medeni ve demokrat bir millette, neyi ifade ettiği, hürriyet kelimesinin mutlak surette, düşünülebilen mânasiyle anlaşılmaz. Söz konusu olan hürriyet toplumsal ve medeni insan hürriyetidir. Bu sebeple ferdî hürriyeti düşünürken, her ferdin ve nihayet bütün milletin müşterek menfaati ve devlet mevcudiyeti gözönünde bulundurulmak lâzımdır. Diğerinin hak ve hürriyeti ve milletin müşterek menfaati ferdî hürriyeti sınırlar.