Dil Zenginliği ve Önemi

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Mustafa Kemal Atatürk

http://img.blogcu.com/uploads/mutluhayat_caliskan_olmak.jpg

Dil Sevgisi

Atatürk’ün Dil Sevgisi İle İlgili Sözleri

Türk demek dil demektir. Millet olmanın en önemli
özelliklerinden birisi de dildir. Türk Milleti’ndenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk Kültüründen ve Türk Toplumundan olduğunu ileri sürerse buna inanmak doğru olmaz.”
” Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî duygunun gelişmesinde başlıca etkendir. Türk Dili dillerin en zenginlerindendir… Yeter ki bu dil, bilinçle işlensin.”
” Türk Dilinin kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine
kavuşması için bütün devlet kuruluşlarımızın özenle ilgili olmasını isteriz.”
” Türkiye Cumhuriyeti’nin Resmî Dili Türkçe’dir. Resmî işlerde Türk Dilinin kullanılması gerektiğini herkes bilmelidir.”
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Deyimler ve Atasözleri

  • Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.
  • Bilğisiz insan meyvesiz ağaca benzer.
  • Bilinmedik iş ya karın ağrıtır ya baş.
  • Bilmediği beş vakit namaz, bilirde yanına varmaz.
  • Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır.
  • Bin bilsen de bir bilene danış.
  • Bin ölçüp bir biçmeli.
  • Binde bir gelinen yere gül döşerler, her gün gelinen yere kül döşerler.
  • Bir adamın adı çıkacağına, canı çıksın.
  • Bir ağaçta gül de biter, diken de.
  • Bir ağaçtan, oklukta çıkar boklukta.
  • Bir ağızdan çıkan, bin ağza yayılır.
  • Bir bulutla kış gelmez.
  • Bir dalın gölgesinde bin koyun eğlenir.
  • Bir dirhem et, bin ayıp örter.
  • Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
  • Bir elin verdiğini, öbür elin duymasın.
  • Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
  • Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır.
  • Bir koyun başı pişinceye kadar, kırk kuzu başı pişer.
  • Bir koyundan iki post olmaz.
  • Bir musibet bin nasihatten iyidir.
  • Bir nalına vurur, bir mıhına.
  • Bir yerim diyenden birde yemem diyenden kork.
  • Bir yiğit kırk yılda meydana gelir.
  • Biri eşikte, biri beşikte.
  • Birlikten kuvet doğar.
  • Bitli baklanın kör alıcısı olur.
  • Bize gelince yiyip içelim, size gelince gülüp gecelim.
  • Boğulursan büyük suda (denizde) boğul.
  • Borç yiğidin kamçısıdır.
  • Borcun iyisi vermek, derdin iyisi ölmektir.
  • Boş duranı Allah’da sevmez kuluda.
  • Boşboğazı cehenneme atmışlar, ‘odun yaş’ diye bağırmış.
  • Boşboğazın sigarası yanmaz.
  • Bugün bana ise yarın sana.
  • Bugünkü işini yarına bırakma.
  • Bugünkü tavuk, yârinki kazdan iyidir.
  • Bülbülü altın kafese koymuşlar “vatanım” demiş.
  • Bülbülün çektiği; dili belasıdır.
  • Büyük ekmek, büyük bezeden olur.
  • Büyük lokma ye, büyük söz söyleme.
  • Büyük zekalar birlikte düşünürler.
  • çağırılan yere erinme, çağırılmadığın yere görünme.
  • çağrılmadık yere, çörekçi ile börekçi gider.
  • Cahile söz anlatmaktansa, deveye hendek atlatmak iyidir.
  • Cahilin dostluğundan, alimin düşmanlığı iyidir.
  • Cahille arkadaş olma küstürün, cam kırığıyla kıçını silme kestirirsin.
  • çalışan demir pas tutmaz.
  • Cami ne kadar büyük olsa da imam bildiğini okur.
  • çamura taş atma üstüne sıçrar.
  • Can boğazdan gelir.
  • Can çıkar huy çıkmaz.
  • Can çıkmadan ümit kesilmez.
  • Canı kaymak, isteyen mandayı yanında taşır.
  • Canı yanan eşek atı geçer.
  • çatal kazık yere batmaz.
  • çiftçilik, eşeğin kuyruğuna benzer, ne uzar ne kısalır.
  • çingene ciğer pişirir, yemeden karnını şişirir.
  • çingenenin ipini, kendisine çektirirler.
  • çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış.
  • çıngıraklı deve kaybolmaz.
  • çıracı olsam ay akşamdan doğar.
  • çocuğu işe gönder, peşinden sen git.
  • çok söyleme arsız edersin, aç bırakma hırsız edersin.
  • çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.
  • çok yaşayan bilmez çok gezen bilir.
  • çubuk iken çıtlamayan, hezen iken kütlemez.
  • çürük iple kuyuya inilmez.
  • çürük tahtaya çivi çakılmaz.
  • Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur.
  • Damlaya damlaya göl olur.
  • Danışan dağlar aşar, danışmayan yolda şaşar.
  • Davetsiz gelen döşeksiz oturur.
  • Davulun sesi uzaktan güzel gelir.
  • Deme dostuna, der dostuna. Bir gün olur tuz basarlar postuna.
  • Demir nemden insan gamdan çürür.
  • Demir tavında dövülür.
  • Deniz sevilirde, densiz sevilmez.
  • Denize düşen yılana sarılır.
  • Derdini söylemeyen derman bulamaz.
  • Dereyi görmeden paçayı sıvama.
  • Deveyi yardan atlatan, bir tutam ottur.
  • Dibi görünmeyen sudan geçme.
  • Dinsizin hakkından imansız gelir.
  • Dinsizin ipi ile Kuyuya inilmez.
  • Doğru söyleyeni Dokuz köyde kovarlar.
  • Doğru söyleyenin bir ayağı üzenğide gerek.
  • Döğüşerek pazarlık et , güle güle ayrıl.
  • Domuzdan post gavurdan dost olmaz.
  • Dost acı söyler.
  • Dost başa düşman ayağa bakar.
  • Dost kara günde belli olur.
  • Dost yüzünden, düşman gözünden belli olur.
  • Düşenin dostu olmaz.
  • Düşman ayağa dost basa bakar.
  • Düşmanın karıncaysada kork.
  • Dut kurusuyla yar sevilmez.
  • Eceli gelen köpek cami duvarına işer.
  • Eğri oturalım doğru konusalım.